Bir zamanlar insanlar kapı önlerinde otururdu. Mahalle birbirini tanırdı. Çocuklar başka evlerde büyür, anneler birbirine tabak uzatır, babalar aynı kahvede aynı dertleri konuşurdu. Bir evde kavga olsa bütün apartman duyardı ama aynı apartman o evin hastasını da cenazesini de yalnız bırakmazdı.

Şimdi ise herkes kendi küçük kalesine çekilmiş durumda. Aynı apartmanda yıllardır oturan insanlar birbirinin adını bilmiyor. Asansörde göz göze gelmemek için telefona bakıyoruz. Komşunun kapısı üç gündür açılmasa merak etmiyoruz ama sosyal medyada hiç tanımadığımız insanların hayatını saatlerce izliyoruz.

Eskiden insanlar “Akşam bize gel” derdi. Şimdi kimse kimseyi çağırmıyor. Çünkü ev dağınık olabilir, insanın üstünde başında hâli olmayabilir, canı konuşmak istemeyebilir. Herkes yorgun, herkes kırgın, herkes biraz içine kapanmış durumda.

Kimisi sadece ailesine güveniyor. Kimisi üç kişilik çevresinin dışına çıkmıyor. Kimisi “Ben kimseye karışmam” diyerek kendini koruyor. Çünkü insanlar artık kırılmaktan yoruldu. Güvenmekten yoruldu. Birine içini açmanın, sonra yanlış anlaşılmanın, küçümsenmenin ya da yarı yolda bırakılmanın ağırlığını taşıyor.

Bugün Türkiye’de insanlar artık birbirine yaklaşmıyor, birbirini tartıyor. Bir ortamda önce şunu anlamaya çalışıyoruz: “Acaba benim gibi mi düşünüyor?” Çünkü insanlar artık fikir ayrılığından değil, dışlanmaktan korkuyor. Yanlış anlaşılmaktan, linç edilmekten, yalnız bırakılmaktan korkuyor.

Bir anne çocuğunu parka gönderirken eskisi kadar rahat olamıyor. Yaşlı insanlar apartmanda düşse kapısını çalacak kimse olmayacağından korkuyor. Gençler kalabalıkların içinde bile yalnız hissediyor. Herkesin telefonu dolu ama zor zamanında arayabileceği insan sayısı çok az.

Evler büyüdü ama sofralar küçüldü. Takipçi sayıları arttı ama dost sayıları azaldı. Kalabalıkların içindeyiz ama kimse kimsenin gerçekten nasıl olduğunu bilmiyor. Oysa insan sadece güvende olduğu yerde değil, anlaşıldığı yerde de nefes alır. Ve galiba bu ülkenin bugün en büyük ihtiyacı ekonomi kadar, siyaset kadar, teknoloji kadar basit ama çok zor bir şey:Birbirine yeniden güvenebilmek.