Savaş yalnızca şehirleri yıkmaz.Zamanı, hafızayı ve en çok da çocukluğu yıpratır.
Bugün dünyanın farklı bölgelerinden gelen görüntüler, bombalanan yerleşim alanlarını, işlevsiz hâle gelen okulları ve hayatını kaybeden sivilleri gösteriyor. Ancak bu görüntülerin ardında daha az konuşulan bir gerçek var: Savaş, en derin izini çocukların ruhsal dünyasında bırakıyor.
Çocukluk, güven duygusu üzerine inşa edilir. Gelişim psikolojisine göre bir çocuğun sağlıklı büyüyebilmesi için öngörülebilir, korunmuş ve istikrarlı bir çevreye ihtiyacı vardır. Oysa savaş ortamında bu temel zemin ortadan kalkar. Günlük rutinler dağılır, eğitim kesintiye uğrar, güvenli alan algısı zedelenir. Sürekli belirsizlik ve tehdit hissi, çocuğun dünyayı algılayış biçimini değiştirir.
Bu etki yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı değildir. Dijital çağda çocuklar, televizyon yayınları ve sosyal medya aracılığıyla savaş görüntülerine anlık olarak maruz kalmaktadır. Bombardımanlar, yıkılmış okullar ve tahliye edilen hastaneler, ekranlar aracılığıyla çocukların gündelik hayatına dahil olur. Yetişkin için uzak bir coğrafyada yaşanan olay, çocuk için soyut bir haber değil; zihinsel olarak kaydedilen bir deneyimdir.
Çocuk zihni politik bağlam kurmaz; taraf analizi yapmaz. Gördüğünü güvenlik üzerinden değerlendirir. Okulun zarar gördüğü bir görüntü, “okul güvenli mi?” sorusunu doğurur. Hastanenin hedef olduğu bir kare, “hiçbir yer tamamen korunmuyor mu?” düşüncesini besleyebilir. Uzmanlar, bu tür yoğun ve tekrar eden şiddet içeriklerinin çocuklarda kaygı düzeyini artırabileceğini, uyku düzenini etkileyebileceğini ve uzun vadede güven algısını zayıflatabileceğini belirtmektedir.
Savaş sona erdiğinde fiziksel yıkım onarılabilir. Şehirler yeniden inşa edilir, kurumlar tekrar işlerlik kazanır. Ancak çocukluk döneminde zedelenen güven duygusunun onarımı daha karmaşıktır. Çünkü çocuklukta öğrenilen dünya algısı, yetişkinlikte kurulan ilişkilere, toplumsal aidiyete ve gelecek tasavvuruna eşlik eder.
Bu nedenle savaşın gerçek maliyeti yalnızca askeri ya da siyasi sonuçlarla ölçülemez. Asıl bedel, eksilen çocukluklarda ve kırılan güven duygusunda saklıdır.
Ve güveni kaybeden bir kuşağın yarınını inşa etmek, her zaman daha zordur.
Savaşın En Uzun Gölgesi
Harika Sancı
Yorumlar