​Takvimler 19 Haziran 1965’i gösterdiğinde, Anadolu futbolunun makus talihini kökünden değiştirecek bir dalga yükseliyordu Porsuk Çayı’nın kıyısından. Ticaret Odası’nın salonunda atılan o imzalar, sadece bir spor kulübünün doğuşu değil; İstanbul saltanatına diz çöktürecek, futbolun adaletini Anadolu’ya getirecek bir "İhtilalin" ilk kıvılcımıydı.
‎​Bugün Eskişehirspor 61 yaşında. Dile kolay, koca bir ömür… İçinde zaferler, kupalar, Avrupa destanları, binlerce kilometrelik deplasman yolları ve en çok da gözyaşı olan gurur dolu yarım asırdan fazla bir zaman.
‎​Bizimkisi Bir Kupa Değil, Memleket Meselesi
‎​Biz bu armayı sadece şampiyonluklar için sevmedik ki… Biz Eskişehirspor’u; o kapkara kömür tozunun içinden parlayan Kırmızı-Siyah renklerinde adaleti bulduğumuz için sevdik. Amigo Orhan’ın tek bir el hareketiyle yeri göğü inleten o tribün mirasını, babamızın elimizden tutup bizi ilk kez götürdüğü o ahşap turnikeli eski stadyumu sevdik.
‎​Biz; Kamuran’ı, Fethi’yi, Nihat’ı, Ender’i, o efsane kadronun sahadaki asil duruşunu sinemize çektik. Sevilla’yı dize getirirken de bu armanın peşindeydik, hakkımız yenilip kupalar elimizden alınırken de… Çünkü bizimkisi sadece yeşil saha mücadelesi değildi; bu şehir, bu renkler bizim kimliğimizdi.
‎​"Küllerimizden Doğarız" Sözü Bir Slogan Değil, Yeminimizdir
‎​Son yıllarda çok hırpalandık, çok kırıldık, çok canımız yandı. "Bitti" dediler, "Sıradan bir kulüp gibi tarihin tozlu sayfalarına gömülecekler" diye beklediler. Armayı icralarla, borçlarla, transfer yasaklarıyla boğmaya çalıştılar. Ama unuttukları bir şey vardı: Eskişehirspor bir şirket değil, bir halk hareketidir!
‎​Biz düştüğümüz o amatör lig bataklığında bile armayı yalnız bırakmadık. Türkiye’nin dört bir yanında, adı bile duyulmamış sahalarda, yağmurun, çamurun altında o asil Kırmızı-Siyah formanın arkasında inançla duran binler vardı. Trilyonluk kulüplerin bomboş tribünlere oynadığı bu ülkede, biz acıyı bal eyledik, armanın peşinden gitmekten bir an bile vazgeçmedik. Çünkü bizim sevdamız liglerin isimlerine değil, o formanın göğsündeki Es-Es amblemineydi.
‎​Sevdamızın Yaşı Yok, Pes Etmeye Niyeti Yok!
‎​Bugün 61. yılı kutlarken, gözlerimiz dolsa da başımız dik. Geçmişin o şanlı hatıraları içimizi sızlatıyor olabilir, evet. Ama o hatıralar bizim yas tutma sebebimiz değil, yeniden ayağa kalkma gücümüzdür! Bu kulübün harcında inanç var, bu kulübün genlerinde teslim olmamak var.
‎​Gözyaşlarımız çaresizlikten değil; bu renklere duyduğumuz o hesapsız, kitapsız, delicesine sevgidendir. Bu ateş sönmez. Porsuk akmaya devam ettikçe, bu şehir nefes aldıkça bu sevda bitmez.
‎​Selam olsun Eskişehirspor’u var edenlere…
‎Selam olsun bu arma uğruna ömrünü adayanlara, aramızdan ayrılıp tribünü cennete kuranlara…
‎Selam olsun "Yansın meşaleler, biz bitti demeden bitmez" diyen o büyük taraftara!
‎​yılın kutlu olsun Anadolu’nun Yıldızı! Küllerimizden doğacağımız, o eski şanlı günlere omuz omuza döneceğimiz günler yakındır.
‎​Çünkü sen Eskişehirspor’sun; sen pes etmezsin!