Beni tanıyanlar bilir normal şartlarda siyasi tartışmaların içine girmem. Biz İş insanıyız ticaret yapıyoruz. Kim ne yaparsa yapsın demek isterdim, ama yanlışlıklara da bir dokunmak lazım instagramdan boş boş konuşmak istemem.

ORTADA YÖNETİM YOK, AMA GÖREVDEN ALMA VAR!

Beni tanıyanlar bilir normal şartlarda siyasi tartışmaların içine girmem. Biz İş insanıyız ticaret yapıyoruz. Kim ne yaparsa yapsın demek isterdim, ama yanlışlıklara da bir dokunmak lazım instagramdan boş boş konuşmak istemem.

Ama asıl düşüncem siyasetin içindeki hesaplaşmaların, tarafların kendi meselesi olduğunu yönündedir.

Ancak bazen öyle gelişmeler yaşanıyor ki insan ister istemez durup soruyor:

“Burada gerçekten ne oluyor?”

CHP’de “mutlak butlan” tartışması sürüyor. Basın olarak biz yetişemiyoruz bu hıza.

Kim görevde, kim yetkili, hangi karar geçerli, hangi yönetimin meşruiyeti tartışmalı…

Partinin kendi içinde bile cevabı net olmayan onlarca soru var.

Bir tarafta görevden alınan ilçe başkanları…

Bir tarafta parti üyeliği düşürülen isimler…

Bir tarafta eski yönetim, yeni yönetim, mahkeme süreci, kurultay tartışmaları…

Adeta siyasi bir düğüm.

Fakat bütün bu karmaşanın içinde birileri son derece rahat şekilde görevden alma kararı verebiliyor.

Hem de Sivrihisar Gençlik Kolları Başkanı Berkay Uzun ve yönetimi hakkında…

Basın olarak ve İmtiyaz sahibi olarak İnsan merak ediyor:

Kim görevden aldı?

Hangi yetkiyle görevden aldı?

Ortada yetkisi tartışmasız, görevi tartışmasız, meşruiyeti tartışmasız bir yönetim mi var?

CHP’nin kendi yönetim yapısı hakkında bu kadar büyük bir tartışma sürerken, gençlik kolları başkanını görevden alma konusunda gösterilen bu olağanüstü kararlılık gerçekten dikkat çekici.

Demek ki partide çözülemeyen çok mesele var ama gençlik kolları başkanının görevden alınması aciliyet sırasında ilk sıralara yerleşmiş.

Memleketin bütün siyasi sorunları çözüldü, sıra Sivrihisar Gençlik Kollarına geldi herhâlde…

İşin daha da düşündürücü tarafı, görevden alma kararının açık ve ikna edici bir gerekçesinin kamuoyuyla paylaşılmamış olması.

İddialara göre mesele, CHP Sivrihisar İlçe Sekreteri Nergiz Dökmeci’nin yaptığı bir paylaşımın gençlik kolları hesabından paylaşılması.

Paylaşımda isim yok.

Fakat sanırım üzerine alınma var olacak ki, siyasi refleksler bir anda harekete geçmiş.

Paylaşımı yapan kişiyi görevden alma yetkileri olmadığı için, paylaşımı yayımlayan gençlik kolları yönetimini görevden almışlar.

Bu, insanın aklına ister istemez şu eski yöntemi getiriyor:

Kızılan kişiye güç yetmeyince, öfkeyi yakınındakinden çıkarmak…

Siyasette buna nasıl bir isim verilir inanın bilmiyorum siyasetle de aram yok gerçekten.

Ama demokrasi denmeyeceği açık.

Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci de bu kararı kendisine yönelik bir hamle olarak değerlendirdi.

Habil Başkan’ın açıklamalarındaki samimiyete inanıyorum.

Sivrihisar’da ortaya koyduğu çalışmaları, halkla kurduğu bağı ve siyasi tartışmaların ötesinde ilçeye hizmet etme gayretini de görüyorum.

Bu nedenle yaşananları yalnızca bir parti içi görev değişikliği olarak değerlendirmek mümkün değil.

Çünkü gençlik kolları, siyasetin arka bahçesi ya da öfke boşaltma alanı değildir.

Gençlik kollarındaki insanlar partilerin geleceğidir.

Gençlere fikirlerini açıkça ifade etmeleri gerektiği söylenir.

Siyasete katılmaları istenir.

Üretmeleri, konuşmaları, sorumluluk almaları beklenir.

Ama iş eleştiriye ya da hoşlarına gitmeyen bir görüşe gelince, ilk yapılan şey görevden almak olursa gençlere verilen mesaj açıktır:

“Konuşabilirsiniz ama bizim istediğimiz şeyleri söylerseniz…”

Sonra kürsülere çıkıp demokrasi deniyor.

Adalet deniyor.

Özgürlük deniyor.

Gençlerin siyasete katılımından söz ediliyor.

Fakat bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle gençlik kolları başkanı ve yönetimi görevden alınıyorsa, söylenenlerle yapılanlar arasında ciddi bir mesafe var demektir.

Demokrasi yalnızca rakibiniz konuştuğunda savunacağınız bir kavram değildir.

Demokrasi, hoşunuza gitmeyen sözlere de tahammül edebilmektir.

Adalet yalnızca size uygulandığında hatırlayacağınız bir ilke değildir.

Adalet, yetkinizi kullanırken de ölçülü olabilmektir.

Bugün CHP’de kimin kimi görevden alma yetkisine sahip olduğu dahi tartışılırken, Sivrihisar Gençlik Kolları yönetiminin yıldırım hızıyla görevden alınması siyasi açıdan da vicdani açıdan da açıklanmaya muhtaçtır.

Belki de önce şu sorunun cevabı verilmelidir:

Ortada tartışmasız şekilde görevde olan bir yönetim yoksa, bu görevden alma kararını veren irade tam olarak kimdir?

Ve daha önemlisi…

Kendi meşruiyeti tartışmalı olanlar, başkalarının görevine hangi meşruiyetle son vermektedir?

Hepimiz hatalar yapıyoruz. Hatasız kul olmaz ve Siyasette herkes hata yapabilir.

Kararlar tartışılabilir.

İnsanlar birbirine kızabilir.

Ancak öfkeyle verilen kararlar, adalet sağlamaz.

Sadece yeni kırgınlıklar ve yeni hesaplaşmalar doğurur.

Sivrihisar’da yaşanan bu olay da CHP adına savunulacak değil, açıklanacak bir gelişmedir.

Çünkü demokrasi türküsünü söylemek kolaydır, Herkes çıkar haykırır.

Bana göre asıl mesele, sıra kendi içinizdeki farklı sese geldiğinde de o türküyü aynı makamdan söyleyebilmektir.