​12 Nisan Pazar günü Kütahya sokakları, Fenerbahçe’nin taze başkanı Sadettin Saran’ı ağırlamaya hazırlanıyor. "Kritik mücadele" diye pazarlanan bu ziyaret, aslında Anadolu futbolunun gerçek sahipleriyle, "İstanbul sermayesinin" gövde gösterisi arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor!
​Kütahya’da "Başkanlık" Rüzgarı, Eskişehir’de "Arma" Aşkı!
​Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın Kütahya’ya gelip tribünde yerini alacak olması, kuşkusuz yerel yönetimleri ve protokolü heyecanlandırmıştır. Ancak biz soruyoruz: Milyon dolarlık transfer bütçelerini yönetenlerin, Anadolu’nun tozuna toprağına karışması bir lütuf mu, yoksa bir PR çalışması mı?
​Eskişehirspor, yıllardır bu liglerin tozunu yutarken, armasını yaşatmak için dişini tırnağına takarken; İstanbul’un "seçilmiş" başkanlarının sadece "kritik" anlarda Anadolu turuna çıkması, futbolun sadece üst liglerden ibaret olmadığını sananlara bir tokat niteliğindedir.


​Karşılaştırmalı "Sıklet" Farkı:


​Kütahya, Saran’ın gelişini bir bayram havasında kutlayadursun, Eskişehirspor camiası için bu tablo sadece bir gerçekliğin altını çiziyor:
​Onlar protokolle, korumalarla ve "başkanlık" sıfatıyla gelirler.
​Biz (Eskişehirspor), deplasman otobüslerinde, binlerce taraftarın gırtlağını patlattığı bestelerle oradayız!
​Onların ziyareti "ziyaret"tir; bizim gelişimiz ise "kuşatma"!
​Eskişehirspor’a Mesaj: "Saraylılar Değil, Sahadakiler Kazanır!"
​Saran’ın Kütahya’da tribünde olması, rakibin moralini yükseltebilir ya da omuzlarındaki baskıyı artırabilir. Ancak Eskişehirspor’un ne Saran’ın karizmasına ne de Fenerbahçe’nin gölgesine ihtiyacı var. 12 Nisan günü Kütahya’da sahaya çıkacak olan ruh, paranın ve makamın satın alamayacağı o efsanevi "Es-Es" ruhudur.
​Son Söz: Sadettin Saran Kütahya’da protokolde ağırlanabilir, önünde ceketler iliklenebilir. Ama unutulmasın ki; Anadolu futbolunun kalbi, İstanbul’dan gelenlerin lütfuyla değil, Eskişehirspor gibi köklü çınarların direnişiyle atar!
​Pazar günü sahada kimin "Başkan" olduğu değil, kimin "Efsane" olduğu belli olacak!