‎​Eskişehirspor için Ayvalıkgücü maçıyla play-off’lara veda etmek ve üstüne gelen 3 maçlık saha kapatma cezası hepimizin canını sıktı, yalan yok. Akın Akman gibi tecrübeli isimlerin vedasıyla da bir devir kapandı. Ancak Eskişehirspor ne cezalara boyun eğer ne de düştüğü yerde kalır. Şimdi yas tutma değil; eldeki krizi avantaja çevirme, "gelenekten geleceğe" uzanan o köprüyü kurma zamanıdır.

​Altyapıdaki Cevherler: Türkiye 3.'sü Gençler Göreve!
‎​A takım sahada elenmiş olabilir ama altyapımız geleceğin müjdesini çoktan verdi. U19 takımımızın Türkiye üçüncüsü olarak göğsümüzü kabartması, tesadüf değil bir vizyonun parçasıdır. Giden tecrübeli isimlerin yeri milyarlık, ruhsuz transferlerle değil; bu şehrin havasını solumuş, Eskişehirspor arması için sahada canını dişine takacak kendi çocuklarımızla dolmalıdır. TFF'nin eylül başında başlayacak yeni sezon için açıkladığı sert statü ortada: Artık gruplarını lider bitirenler direkt çıkacak, play-off'lar ise tek maçlık bir kumar olacak. Bu kumarı oynamamak için, kendi öz kaynaklarımıza sarılarak taş gibi, dinamik bir kadro kurmak zorundayız.

​Cezalar Bizi Durduramaz, Sadece Kamçılar!
‎​PFDK'nın verdiği 3 maçlık saha kapatma cezası, taraftarı tribünden uzak tutabilir ama armaya olan bağlılığı asla yok edemez. Eskişehirspor taraftarı stadın dışında da olsa o coşkuyu eylül ayında sahaya yansıtmayı bilir. Bu ceza dönemi, yönetim ve camia için bir motivasyon kaynağı olmalıdır. Kendi evimizde taraftarsız oynayacağımız ilk maçlarda, sahada formanın ağırlığını bilen gençlerin arkasında tüm şehir olarak tek yürek durmalıyız.

​Eti'nin Desteği ve Yönetimin Önündeki Tarihi Fırsat
‎​Şehrimizin en büyük markası olan Eti'nin şampiyonluk yolunda verdiği o dev bonus sözü ve maddi destek taahhüdü hala masada. Sezon bitti diye rehavete kapılma lüksümüz yok. Yönetim, Eti’nin ve şehir dinamiklerinin kurumsal gücünü arkasına alarak, nokta atışı bir planlama yapmalıdır.

Yeni sezonda hedef play-off değil, doğrudan liderlik ve 2. Lig olmalıdır.
‎​Netice olarak; önümüzde Eylül ayına kadar kısa ama altın değerinde bir süre var.
‎Altyapının enerjisini, kurumsal desteklerin gücüyle birleştirip, cezalara inat şampiyonluk ruhunu bugünden diri tutarsak, bu karanlık günlerin sonu aydınlık olacak. Şimşek, küllerinden daha güçlü doğacak!