Eskişehir Gündem

Öğretmenlerden Ortak Çağrı: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma Hakkı Sağlansın"

Eğitim Sen, eğitim yılının sonunda yaptıkları açıklamada öğretmenlerin hak taleplerini ve eğitim sistemindeki sorunları gündeme taşıdı.

Abone Ol

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile Eğitim Sen Eskişehir Şubesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla yaptıkları ortak açıklamada, eğitim sisteminin kamusal niteliğinin zayıflatıldığını, öğretmenlerin güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm edildiğini ve özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, taban maaş hakkının geri getirilmesi, güvenceli istihdamın sağlanması ve mülakat sisteminin kaldırılması çağrısı yapıldı.

"Özel sektör öğretmenleri sömürü ve güvencesizlikle karşı karşıya"

Ortak açıklamada, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin uzun yıllardır düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşulları altında görev yaptığı ifade edildi. 2014 yılında yapılan yasal değişiklikle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkının kaldırıldığı belirtilirken, bugün birçok öğretmenin asgari ücret seviyesinde maaşlarla çalıştırıldığı kaydedildi.

Özel okul patronlarının yüksek eğitim ücretlerine rağmen öğretmenlerin düşük ücretlerle çalıştırıldığına dikkat çekilen açıklamada, öğretmenlerin önemli bir bölümünün 10 aylık sözleşmelerle istihdam edildiği ve eğitim yılı sonunda iş güvencesinden yoksun bırakıldığı vurgulandı.

Eğitim Sen'den yıl sonu eğitim raporu

Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol ise sendikanın hazırladığı "2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Eğitimin Durumu Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, eğitim sisteminin kamusal yapıdan uzaklaştırıldığı, özel okullaşmanın hızla arttığı ve kamu eğitimine ayrılan kaynakların yetersiz kaldığı ifade edildi.

Raporda ayrıca öğretmen istihdamında güvencesiz çalışma modellerinin yaygınlaştığı, ataması yapılmayan öğretmen sayısının arttığı ve Milli Eğitim Akademisi uygulamasının öğretmen adaylarını düşük ücretli ve güvencesiz çalışma koşullarına ittiği savunuldu.

"Laik ve bilimsel eğitim zayıflatılıyor"

Açıklamada, eğitim politikalarının laik ve bilimsel eğitim anlayışından uzaklaştığı ileri sürüldü. Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli vakıf ve derneklerle yaptığı protokollerin sayısının arttığı belirtilirken, ÇEDES Projesi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de eleştirildi.

Eğitim Sen, eğitimde dini referanslı uygulamaların yaygınlaştırıldığını, buna karşın okulların temizlik, personel ve temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını savundu.

Çocuk yoksulluğu ve MESEM eleştirisi

Raporda çocuk yoksulluğu ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları da gündeme getirildi. Çok sayıda çocuğun örgün eğitim dışında kaldığı belirtilirken, ekonomik nedenlerle çocukların ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığı ifade edildi. MESEM kapsamında yaşanan iş kazaları ve çocuk ölümlerine dikkat çekilen açıklamada, çocuk işçiliğine son verilmesi çağrısında bulunuldu.

Okullarda ücretsiz bir öğün yemek ve temiz su hizmetinin sağlanması gerektiği vurgulanan açıklamada, eğitim kurumlarında yaşanan hijyen sorunlarının da çözüme kavuşturulması istendi.

Öğretmenlerden hak talepleri

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Eğitim Sen, öğretmenlerin taleplerinin açık olduğunu belirterek taban maaş hakkının yeniden yasal güvence altına alınmasını, süresiz iş sözleşmesi uygulamasına geçilmesini, özel sektör öğretmenlerinin kamudaki meslektaşlarıyla eşit özlük haklarına sahip olmasını ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı hak kayıplarının giderilmesini istedi.

Sendikalar ayrıca eğitim sisteminin yeniden kamusal, laik, bilimsel ve demokratik esaslar doğrultusunda yapılandırılması gerektiğini savunurken, öğretmenlerin hak mücadelesini örgütlü şekilde sürdüreceklerini ifade etti.