CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi’nin bulunduğu ve imar planlarında “sağlık alanı” olarak yer alan taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan’ın, Sağlık Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı’na verdiği iki ayrı soru önergesiyle, uzun süredir “yeni hastane yapılacak” denilen bir alanın satış listesine alınmasına ilişkin açıklama talep ettiği belirtildi.
“Söz başka, karar başka”
Söz konusu alan için daha önce “750 yataklı hastane yapılacak”, “yatırım programına alındı” ve “ihale aşamasına gelindi” yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Arslan, bu durumun çelişki yarattığını ifade etti. Arslan, hastane yapılacağı ifade edilen bir alanın bugün özelleştirme kapsamına alınmasının, verilen sözlerle alınan kararlar arasında açık bir uyumsuzluk oluşturduğunu dile getirdi.
“Hazır sağlık alanı neden değerlendirilmiyor?”
Arslan, imar planında sağlık alanı olarak görülen ve kent merkezinde bulunan bu büyüklükte bir taşınmazın kamu tarafından kullanılmamasını planlama açısından sorguladı. Açıklamasında, yeni hastane ihtiyacının ortada olduğunu vurgulayan Arslan, bu ihtiyacı karşılayabilecek nitelikteki bir alanın satışa çıkarılmasının hangi planlamaya dayandığını sordu.
“Yeni hastane için arsa gerekmiyor mu?”
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi’nin fiziki durumu ve depreme dayanıklılığına ilişkin tartışmalara da değinen Arslan, yeni hastane ihtiyacına dikkat çekti. Arslan, yeni bir hastane yapılacaksa arsa gerekip gerekmediğini sorarak, mevcut merkezi konumdaki alanın neden değerlendirilmediğini gündeme getirdi. Ayrıca söz konusu alanın satılması halinde yeni hastane için yeniden arsa aranıp aranmayacağını ve bunun maliyetinin ne olacağını da sorguladı.
“Bu sadece bir arsa değil, bir tercih”
Arslan, hazır bir sağlık alanının elden çıkarılıp ardından yeni hastane için arsa aramanın kamu kaynaklarının etkin kullanımıyla bağdaşmadığını ifade etti. Konunun yalnızca Eskişehir’e özgü olmadığını belirten Arslan, 2026 bütçesinde öngörülen yüksek özelleştirme geliri hedefi doğrultusunda kamu varlıklarının satışa çıkarıldığını ileri sürdü.
“Ekonomik krizin bedelinin kamu varlıklarıyla karşılanmaya çalışıldığını” ifade eden Arslan, bu yaklaşımın kamunun yatırım yapma iradesinden uzaklaştığını gösterdiğini savundu.
Açıklamasının sonunda Arslan, sorunun yalnızca bir arsa meselesi olmadığını belirterek, mevcut anlayışın yeni yatırımlar yerine mevcut varlıkların satışını tercih ettiğini dile getirdi. Bu yaklaşımın, Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile güvence altına alınan sağlık hakkının zamanla özel sağlık kurumlarına devredilmesi anlamına geldiğini ifade etti.






