Damat dolgusu mu? Pes artık…

YAYINLAMA:

 

 “Damat dolgusu” diye bir şey varmış.

Evet evet… Yanlış duymadınız.

Bir diğer adıyla, penis dolgusu.

 

İnanın ben de ilk kez duydum. Hem de birkaç ay önce..

Hani biz kadınlar yüzümüze, gözümüze, dudağımıza bir şeyler yaptırıyoruz ya…

“Canım biraz tazeleyelim” diye girip, “ben bu muyum?” diye çıktığımız klinikler var ya…

Ama bu?

Bu bambaşka bir seviye.

 

Hele ki Eskişehir’de, bir firma sahibinin yaptırdığını duyunca içimden şu cümle geçti

“Bir orası kalmıştı, onu da yaptırmış adam.” 

Diyeceksiniz ki:

“Sen nereden biliyorsun Emine?”

Yahu…

Benim kulağım kesiktir.

Açıp bakmadık herhalde.

Kulaktan kulağa, şehir efsanesi gibi dolaşıyor artık. 

Neyse…

Bu noktada dürüst olayım.

Biz kadınlar da sütten çıkmış ak kaşık değiliz.

Ben hiç mi yaptırmıyorum?

Yaptırıyorum tabii.

Doktorum “30’dan sonra botoks artık bakım sayılır” dediğinden beri, düzenli aralıklarla gidiyorum.

Bir de yüzüme aşı yaptırıyorum.

Ama bakın, ufak dokunuş diyorum.

Hani yüz “dinlenmiş” görünsün diye…

“Gençleşmişsin” densin diye…

“Bu kim?” denmesin diye.

 

Ama bazı kadınlara bakıyorum…

Hepimiz tek tip olmaya başladık.

 

Dudaklar…

Affedersiniz ama maymun poposu gibi.

Elmacık kemikleri…

Hani şu Testere filminde bisikletle gelen adam var ya,

Aynı onunki gibi çıkık.

 

Bir bakıyorsun

Göğüs silikon.

Popo yapılmış.

Burun başka gezegenden.

Çene ayrı bir mimari akım.

 

Her şeyi bir yere kadar anlıyoruz da…

Popoyu neden yaptırıyoruz?

Gerçekten soruyorum bunu.

Geçenlerde Cem Yılmaz’ın son stand-up gösterisini izlerken işte dedim ya tam düşündüğüm konuya değinmiş.

Resmen bize tercüman olmuş. Hep kendi içimizde konuşup tartıştığımız şeyleri konu almış. İyi gözlemci..

Diyor ki:

“Her şeyi anlarım da popoyu neden yaptırıyorsunuz hakikaten ya?”

 

Yetmiyor, bir de ekliyor:

“Ben kendi popomu görsem tanımam.”

Ee…

Adam haklı şimdi.

 

Güzellik algımız iyice başka bir yere evrildi.

Anlıyorum, çağ böyle.

Ufak dokunuşlar güzel.

Ben de seviyorum.

 

Ama kusura bakmayın…

Size neyle dokunmuşlar, ciddi ciddi merak ediyorum.

Cem diyor ya Azrail gelse tanımaz diye, Tövbe Yarabbim çok haklı buluyorum. 

Çünkü bu “ufak bir dokunuş” olamaz.

Bu, resmen tadilat.

 

Ben söyleyeyim de…

Sonra “Emine yazmadı” demeyin. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *