Emekli Öğretmenler Derneği, Eğitimciler Derneği ve Eğitim Sen adına düzenlenen ortak basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Hukuk Sekreteri Tuncer Çor, 16 Mart Öğretmen Okullarının kuruluş yıl dönümü nedeniyle bir araya geldiklerini belirtti. Çor, aydınlanmacı, bilimsel, laik ve kamusal eğitim mücadelesine gönül veren tüm eğitimcileri selamladıklarını ifade etti.

Çor, öğretmen okullarının Türkiye eğitim tarihinde yalnızca birer eğitim kurumu olmadığını, aynı zamanda laik, bilimsel ve demokratik eğitimin temelini oluşturan önemli kurumlar arasında yer aldığını söyledi.

Üç Kurumdan Eğitim Politikalarına Açık Eleştiri (4)

Eğitim Mücadelesi Geleneğine Vurgu

Ortak açıklamada, TÖS’ten TÖB-DER’den Eğitim Sen’e uzanan eğitim mücadelesi geleneğinin, ülkenin aydınlanma birikiminin önemli bir parçası olduğu vurgulandı. Tuncer Çor, Fakir Baykurt başta olmak üzere Cemil Çakır, Gültekin Gazioğlu, Ali Bozkurt ile laik, çağdaş ve demokratik eğitim mücadelesi veren tüm eğitim emekçilerinin saygı ve minnetle anıldığını dile getirdi.

Bu kurumların yönetici ve üyelerinin yıllar boyunca laik, çağdaş ve bilimsel eğitim için büyük özveriyle mücadele ettiğini kaydeden Çor, eğitim sistemine önemli katkılar sunduklarını ve sunmayı sürdürdüklerini belirtti.

Üç Kurumdan Eğitim Politikalarına Açık Eleştiri (2)

“Laik, Bilimsel ve Kamusal Eğitim Aşındırılıyor”

Açıklamada, bugün gelinen noktada laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışının ciddi biçimde aşındırıldığı ifade edildi. Eğitim politikalarının giderek bilimsel temellerden uzaklaştırıldığı, pedagojik ilkeler yerine ideolojik yaklaşımların öne çıkarıldığı savunuldu.

Tuncer Çor, dünyanın hiçbir yerinde en donanımlı okul binalarının nitelikli öğretmenin yerini tutamayacağını belirterek, eğitim sisteminin başarısının öğretmenlerin niteliği, özgürlüğü ve güvencesiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

Öğretmenlerin Statülerine ve MEB Akademi Planına Eleştiri

Ortak açıklamada öğretmenlerin başöğretmen, uzman öğretmen, kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli gibi farklı statülere ayrılmasının eğitim emekçileri arasında eşitsizlik yarattığı ve eğitim sisteminin bütünlüğüne zarar verdiği ifade edildi. Açıklamada, eğitimin özgür, eleştirel düşünen ve sorgulayan bireyler yetiştirmeyi amaçlaması gerektiği, bunun da ancak güvenceli ve özgür öğretmenlerle mümkün olacağı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca öğretmen yetiştirme sisteminin köklü biçimde değiştirilmek istendiği belirtildi. Eğitim fakültelerinden mezun olan öğretmen adaylarının, üniversitelerde pedagojik ve mesleki eğitim almalarına rağmen MEB Akademi adı altında yeniden bir eğitim sürecine tabi tutulmasının planlandığı aktarıldı. Bu uygulamanın, öğretmen yetiştirme sürecini bilimsel zeminden uzaklaştırma, öğretmenliği merkezi idarenin denetimine daha fazla bağlama ve öğretmenleri siyasi kadrolaşmanın bir parçası haline getirme riski taşıdığı savunuldu.

Üç Kurumdan Eğitim Politikalarına Açık Eleştiri (3)

“Kamusal Yarar Temel Alınmalı”

Eğitim sisteminde yapılacak değişikliklerin temelinde bilimsel pedagojik ilkeler, toplumsal ihtiyaçlar ve kamusal yararın bulunması gerektiği belirtilen açıklamada, teknolojiyi etkin kullanan, üretime katkı sağlayan ve ülkenin kalkınmasında rol alan öğretmenlerin yetiştirilmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Açıklamada, dünyada eğitim sistemi zayıf olup da gelişmiş bir ülke bulunmadığına dikkat çekilerek, eğitim sistemi güçlü olan toplumların ekonomik, sosyal ve demokratik açıdan da güçlü olduğu görüşü paylaşıldı. Bu nedenle Türkiye’de bilimsel, laik, demokratik ve kamusal bir eğitim reformunun ertelenemez bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

Maarif Modeli ve ÇEDES Uygulamalarına Tepki

Son yıllarda eğitim sisteminde uygulamaya konulan bazı projelerin de eleştirildiği açıklamada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı altında okullara sokulmak istenen dinsel temalar ve uygulamaların, okulların pedagojik ve bilimsel yapısını zedelediği öne sürüldü.

ÇEDES uygulaması kapsamında pedagojik formasyonu olmayan kişilerin okullarda görevlendirilmesinin eğitim bilimine aykırı olduğu ve kabul edilemeyeceği belirtilen açıklamada, çocukların gelişim özellikleri ile pedagojik ilkelerin göz ardı edilerek yürütülen bu tür uygulamaların eğitim sistemine zarar verdiği ifade edildi.

Üç Kurumdan Eğitim Politikalarına Açık Eleştiri (5)

Keskin Barajı’nda Su Seviyesi Endişe Verici Şekilde Düştü
Keskin Barajı’nda Su Seviyesi Endişe Verici Şekilde Düştü
İçeriği Görüntüle

Topluma Ortak Mücadele Çağrısı

Eğit Der, Eğitim Sen ve Teo Der adına yapılan açıklamada, laik, bilimsel ve demokratik eğitim anlayışının savunulmasının yalnızca eğitim emekçilerinin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğuna inanıldığı kaydedildi.

Bu nedenle tüm demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve toplumun tüm kesimleri laik, bilimsel ve kamusal eğitim için ortak mücadeleye çağrıldı. Açıklama, “Başka bir eğitim mümkündür” ve “Eşit, özgür, bilimsel ve laik bir eğitim sistemi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” mesajlarıyla sona erdi.

Öğretmen okullarının kuruluş yıl dönümünün saygıyla anıldığı açıklamada, eğitim mücadelesine emek vermiş tüm öğretmenlere de saygı ve minnet sunuldu.

Kaynak: Eskişehir Durum Haber Merkezi