Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, yaptığı açıklamada kamu alımları sisteminde yaşanan yapısal sorunlara dikkat çekerek, şeffaflık ve hesap verebilirliğin yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.
Ünal, yıllar içerisinde yapılan mevzuat değişiklikleri, istisna uygulamalarının genişlemesi ve pazarlık usulü ihalelerin yaygınlaşmasının kamu alımları sisteminde önemli sorunlara yol açtığını ifade etti.
"Kamu Kaynaklarının Etkin Kullanımı Zorlaşıyor"
Kamu alımlarında rekabetin azalmasının ve denetim mekanizmalarının zayıflamasının kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını zorlaştırdığını belirten Ünal, bunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yönetişim ve kamu ahlakı açısından da önemli bir mesele olduğunu vurguladı.
Ünal, "Saadet Partisi olarak kamu malını milletimizin emaneti olarak görüyoruz. Devletin harcadığı her kuruşun hesabının millete verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kamu kaynaklarının belirli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkı olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz" dedi.
"Açık İhale Usulü Esas Olmalı"
Şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkelerinin güçlü bir kamu yönetiminin temelini oluşturduğunu kaydeden Ünal, kamu alımlarında açık ihale yönteminin temel uygulama olması gerektiğini belirtti.
Ünal, "İstisnalar gerçekten istisna olarak kalmalı ve tüm süreçler etkin şekilde denetlenmelidir. Rekabetin arttığı, denetimin güçlendiği ve kamuoyunun bilgiye erişebildiği bir sistem, hem yolsuzluk risklerini azaltacak hem de kamu bütçesinde önemli tasarruflar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.

"Tasarrufu Esas Alan Bir Yönetim Anlayışına İhtiyaç Var"
Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu anlayışın kamu kaynaklarını israf eden değil, tasarrufu önceleyen ve adaleti gözeten bir yönetim anlayışı olduğunu ifade eden Ünal, Saadet Partisi olarak dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirliği kamu yönetiminde yeniden hakim kılmak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
"Kamu Malına Emanet Gözüyle Bakılmalı"
Milletin alın teriyle oluşan kaynakların korunmasının yalnızca ekonomik bir gereklilik olmadığını belirten Ünal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Milletimizin alın teriyle oluşan kaynakların korunması, israfın önlenmesi ve her kuruşun doğru yerde kullanılması yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Kamu malına emanet gözüyle bakan bir anlayışla, daha adil, daha şeffaf ve daha güçlü bir Türkiye mümkündür."




