CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’in Alpu ilçesine bağlı Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerini kapsayan bölgede yeniden başlatılan altın ve gümüş madeni projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Arslan, projenin çevresel etkilerinin yanı sıra tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki olası sonuçlarının açıklığa kavuşturulması amacıyla üç ayrı bakanlığa yazılı soru önergeleri sundu.

Arslan’ın soru önergeleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına iletilirken, kamuoyunda tartışma yaratan projenin tüm yönleriyle aydınlatılması talep edildi.

“Söz konusu olan yalnızca bir maden projesi değildir”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, Alpu’da yeniden gündeme getirilen altın-gümüş madeni projesinin yalnızca belirli mahalleleri değil, Eskişehir’in tamamının geleceğini ilgilendirdiğini ifade etti. Arslan, doğrudan ifadelerinde, “Söz konusu olan yalnızca bir maden projesi değildir. Söz konusu olan verimli tarım arazileridir, su kaynaklarıdır, meralardır ve doğal yaşamdır. Bugün alınacak yanlış kararların bedelini yarın bütün Eskişehir ödeyecektir” sözleriyle projenin kapsamına dikkat çekti.

Bakanlıklara kritik sorular yöneltildi

Arslan’ın sunduğu yazılı soru önergelerinde, yeniden başlatılan ÇED sürecinin gerekçesinden proje alanının büyüklüğüne kadar birçok başlıkta detaylı bilgi talep edildi. Ayrıca planlanan kazı miktarı, tarım arazileri ve mera alanlarına olası etkiler, yeraltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki riskler ile maden ruhsatının kapsamı ve rezerv miktarı gibi kritik unsurların açıklığa kavuşturulması istendi.

Saadet Partisi’nden Kamu Alımlarında Şeffaflık Çağrısı
Saadet Partisi’nden Kamu Alımlarında Şeffaflık Çağrısı
İçeriği Görüntüle

Bununla birlikte üretim ve işleme süreçlerine ilişkin planlamaların da kamuoyuyla paylaşılması gerektiği vurgulanırken, özellikle Alpu Ovası’nın tarımsal üretim kapasitesi ile bölgedeki su kaynaklarının ve doğal yaşamın nasıl etkileneceğinin tüm yönleriyle ortaya konulması gerektiği belirtildi.

“Dün termik santral, bugün altın madeni”

Eskişehir’in daha önce Alpu Ovası’nda planlanan kömürlü termik santral projesine karşı ortak bir duruş sergilediğini hatırlatan Arslan, bugün benzer bir sürecin altın ve gümüş madenciliği üzerinden yeniden gündeme geldiğini ifade etti. Arslan, doğrudan ifadelerinde, “Dün Alpu Ovası’nı kömürlü termik santrale teslim etmek istediler, Eskişehir hep birlikte karşı çıktı. Bugün aynı bölgeyi altın ve gümüş madenciliği faaliyetleriyle gündeme getiriyorlar. Eskişehir’i yalnızca maden sahası ve rant alanı olarak gören anlayışı kabul etmiyoruz” dedi.

“Bir avuç şirket mi, Eskişehir’in geleceği mi?”

Projenin milyonlarca tonluk kazıyı ve geniş bir alanda madencilik faaliyetini içerdiğine dikkat çeken Arslan, kamuoyunun yanıt beklediği temel soruya işaret etti. Arslan, doğrudan ifadelerinde, “Alpu Ovası’nın verimli toprakları, su kaynakları ve doğal yaşamı risk altındayken kimin çıkarı korunmaktadır? Bir avuç şirketin çıkarı uğruna Eskişehir’in geleceğinin riske atılmasına izin vermeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“Eskişehir sahipsiz değildir”

Açıklamasının sonunda sürecin hem Meclis’te hem sahada takipçisi olacaklarını belirten Arslan, Eskişehir’in doğal kaynaklarının ekonomik çıkarlar uğruna feda edilmesine karşı olduklarını vurguladı. Arslan, doğrudan ifadelerinde, “Eskişehir’in toprağı da suyu da havası da geleceği de şirket bilançolarından ve rant hesaplarından daha değerlidir. Eskişehir sahipsiz değildir. Çekin ellerinizi Eskişehir’in toprağından, suyundan ve geleceğinden. Bu sürecin hem Meclis’te hem sahada sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

Kaynak: Eskişehir Durum Haber Merkezi