Güvenlik-İş Sendikası Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir ve Kütahya Bölge Başkanı Engin Uçar, 26-30 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Uçar, özel güvenlik görevlilerinin Türkiye’nin dört bir yanında kamu düzeni ve güvenliğin sağlanmasına katkı sunduğunu belirterek, yıllardır çözülemeyen mesleki sorunların artık gündeme alınması gerektiğini ifade etti.
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un kabul ediliş yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan Uçar, özel güvenlik görevlilerinin hastanelerden okullara, havalimanlarından bankalara, kamu kurumlarından fabrikalara kadar birçok alanda kesintisiz görev yaptığını vurguladı. Uçar, özel güvenlik çalışanlarının yalnızca nöbet tutan personel olmadığını, polis, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarının en büyük yardımcı ve tamamlayıcı unsurlarından biri olduğunu belirtti.
“Özel güvenlik emekçileri hak ettiği değeri görmeli”
Özel güvenlik görevlilerinin pandemi, deprem, sel felaketleri ve toplumsal olaylarda ön saflarda görev aldığını kaydeden Uçar, buna rağmen çalışanların hak ettikleri toplumsal saygınlığı ve yasal güvenceleri tam anlamıyla elde edemediğini ifade etti.
Açıklamasında özel güvenlik çalışanlarının temel taleplerini sıralayan Uçar, görev başında hayatını kaybeden veya yaralanan personellere şehitlik ve gazilik hakkı verilmesini istedi. Riskli ve zorlu koşullarda çalışan özel güvenlik görevlilerine yıpranma payı tanınması gerektiğini savunan Uçar, çalışma şartları, ücret standartları ve iş güvencesini düzenleyecek müstakil bir Özel Güvenlik İş Kanunu talebini yineledi.
Ekonomik şartların iyileştirilmesi gerektiğini belirten Uçar, hayat pahalılığı karşısında çalışanların desteklenmesi gerektiğini ifade ederken, görev sırasında sözlü ve fiziki şiddete maruz kalan özel güvenlik görevlilerinin daha güçlü yasal düzenlemelerle korunmasını istedi.
“Taşeron sistemine son verilmeli, kadro hakkı tanınmalı”
Açıklamanın önemli başlıklarından biri de taşeron sistemine yönelik eleştiriler oldu. Engin Uçar, yıllardır mücadele ettikleri taşeron çalışma modelinin çalışma hayatındaki en büyük adaletsizliklerden biri olduğunu savundu.
Kamuda, belediyelerde ve çeşitli kurumlarda hizmet alımı yöntemiyle çalışan binlerce özel güvenlik görevlisinin iş güvencesinden yoksun olduğunu belirten Uçar, KİT’lerde ve taşeron şirketlerde çalışan özel güvenlik görevlilerine doğrudan kadro verilmesi gerektiğini ifade etti.
Taşeron sisteminin çalışanların gelecek kaygısı yaşamasına neden olduğunu kaydeden Uçar, aynı işi yapan kamu işçisi ile taşeron işçi arasındaki farkın ortadan kaldırılması gerektiğini dile getirdi.
Okullara kadrolu güvenlik görevlisi çağrısı
Son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları, uyuşturucu ve çeteleşme gibi sorunlara da dikkat çeken Uçar, okullardaki güvenlik açığının ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti.
Eğitim kurumlarının geçici projelerle korunamayacağını ifade eden Uçar, her okula kadrolu ve sürekli özel güvenlik görevlisi istihdam edilmesinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savundu. Çocukların ve öğretmenlerin güvenliğinin bütçe gerekçeleriyle geri plana atılamayacağını belirten Uçar, okul güvenliğinin milli bir mesele olduğunu ve bu görevin profesyonel özel güvenlik personeli tarafından yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda özel güvenlik görevlilerinin toplumun bir parçası olduğunu vurgulayan Uçar, tüm paydaşları sorunların çözümü için ortak akılla hareket etmeye davet etti. Görevleri sırasında hayatını kaybeden özel güvenlik görevlilerini rahmetle andıklarını ifade eden Uçar, gazilere şükranlarını sunarak tüm özel güvenlik çalışanlarının 26-30 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası’nı kutladı.






