Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Avukat Ayten Balaban, suça sürüklenen çocuklara ilişkin yaptığı açıklamada, çocukların suçla ilişkisinin yalnızca bireysel iradeyle açıklanamayacağını vurguladı. Balaban, bu çocukların çeşitli faktörler nedeniyle suça itildiğini ifade etti.
“Çocuklar suça itilmiş oluyor”
Balaban, suça sürüklenen çocuk kavramının, çocuğun kendi iradesi dışında gelişen koşullar nedeniyle suça yönelmesini ifade ettiğini belirtti.
Doğrudan açıklamasında, “Suça sürüklenen çocuklar 18 yaşından küçük olduğu için tamamen sürükleniyorlar” diyen Balaban, dışarıdan bakıldığında çocukların suçu kendi iradeleriyle işlemiş gibi görünebileceğini ancak arka plandaki nedenlerin mutlaka incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Ailevi, sosyal ve ekonomik faktörlerin belirleyici olduğuna dikkat çeken Balaban, bu unsurlar göz ardı edilerek çocuklara şüpheli ya da sanık gibi yaklaşılmasının büyük bir hata olacağını ifade etti.

Eskişehir’de tablo faktörlere göre değişiyor
Balaban, Eskişehir özelinde durumun genel tablodan farklı olmadığını belirterek, suçun ortaya çıkmasına neden olan şartların bulunduğu her yerde benzer sonuçların görülebileceğini söyledi.
Ekonomik sıkıntıların yoğun olduğu bölgelerde hırsızlık ve gasp gibi suçların öne çıktığını ifade eden Balaban, ekonomik durumu iyi ancak aile denetiminin zayıf olduğu ortamlarda ise özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi suçların görülebildiğini aktardı.
Bu çerçevede her çocuğun suça sürüklenme riski taşıdığını vurgulayan Balaban, en sık karşılaşılan vakaların ekonomik suçlar ve uyarıcı maddeyle bağlantılı olaylar olduğunu dile getirdi.

“Cezaları artırmak çözüm değil”
Balaban, toplumda yaygın olan “çocuklar daha ağır cezalar almalı” görüşüne de karşı çıktı. Sorunun yalnızca ceza üzerinden çözülmeye çalışılmasının yanlış olduğunu ifade etti.
Doğrudan ifadelerinde, cezaların artırılmasının yetişkinlerde bile caydırıcı olmadığını belirten Balaban, çocuklar için de aynı yaklaşımın sonuç vermeyeceğini söyledi.
Balaban, asıl sorumluluğun yalnızca adalet sistemiyle sınırlı olmadığını, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın önleyici çalışmalar yürütmesi gerektiğini vurguladı.
Önleyici tedbir çağrısı
Sorunun çözümü için önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Balaban, sosyal ve ekonomik koşullar düzeltilmeden suçun engellenemeyeceğini ifade etti.
Örnek olarak çok sayıda suça karışmış çocuklara dikkat çeken Balaban, bu çocukların yalnızca cezalandırılmasının sorunu ortadan kaldırmayacağını dile getirdi.
Balaban, kapsamlı bir yol haritası çizilmesi, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve uzun vadeli çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.




