10 Ekim 2026, Cumartesi

Güzel Şeyler de Oluyor

YAYINLAMA:

İNSANLIK ÖLMEMİŞ

Son günlerde televizyonu açmaya çekinir oldum.

Bir okulda bir öğrenci, başka bir öğrenciyi bıçaklayarak öldürüyor. Sekiz öğrenci yaralanıyor. Başka bir kanalda zorbalık haberleri… Bir başka ekranda şiddet görüntüleri…

Haber bültenleri sanki insanlığın iyi tarafını değil, karanlık tarafını yarıştırıyor.

Her yeni haber, “Daha kötüsü olmaz” dedirtiyor.

Sonra bir yenisi geliyor.

İnsan ister istemez soruyor:

Biz ne ara bu hâle geldik?

Çocuklarımızı hangi dünyaya hazırlıyoruz?

Merhameti, vicdanı, başkasının canına saygıyı ne zaman kaybettik?

İşte böyle düşüncelerle kafamın içi doluyken, bir gün tramvay durağında bekliyordum.

Sıradan bir gündü.

İnsanlar durağın kenarında, kimi telefonuna bakarak, kimi etrafını seyrederek tramvayın gelmesini bekliyordu.

Tramvay göründü.

Rayların üzerinde ağır ağır yaklaşıyordu.

Durağa gireceğini düşündüğümüz anda...

Birden durdu.

Öyle sıradan bir duruş değildi.

Bir şey olmuştu.

Durakta bekleyenlerin bakışları bir anda değişti. Telefonlar aşağı indi. Başlar sağa sola çevrildi.

“Ne oldu?”

Sorunun cevabını bulmak için herkes aynı anda etrafına bakmaya başladı.

Derken tramvay kaptanı yerinden kalktı.

Kabininden çıktı.

Elini kaldırdı.

Rayları işaret etti.

Hepimizin gözleri onun gösterdiği yere çevrildi.

Ve gördük.

Rayların üzerinde küçücük bir canlı duruyordu.

Ne bir insan…

Ne bir kedi…

Ne de bir köpek…

Bir güvercin.

Rayların çevresine yerleşmiş onlarca yoz güvercinden biri, dünyanın bütün telaşından habersiz, rayların üzerinde öylece duruyordu.

Karşısında ise koca bir tramvay vardı.

Kaptan kornaya bastı.

Güvercin kıpırdamadı.

Bir kez daha…

Güvercin yine oralı olmadı.

O küçücük kuşun, karşısında duran tonlarca ağırlıktaki tramvaydan haberi yok gibiydi.

İşte o anda kaptan isterse ne yapabilirdi?

Kornaya basar, biraz daha bekler, sonra devam edebilirdi.

Hatta belki “Alt tarafı bir güvercin” deyip yoluna devam etse, çoğu insan bunu birkaç saniye sonra unutacaktı.

Ama kaptan unutmadı.

Bekledi.

Tramvay bekledi.

Yolcular bekledi.

Hepimiz, bir güvercinin raylardan çıkmasını bekledik.

Bir insan hayatının kurtarılması değildi bu.

Bir kahramanlık destanı da değildi.

Gazetelerin manşetlerine taşınacak büyük bir olay hiç değildi.

Ama bence insanlığın özeti tam da buydu.

Bir canlının hayatını, birkaç saniyelik zaman kaybından daha değerli görmek…

Sonunda güvercin kanatlarını çırptı.

Rayların üzerinden ayrıldı.

Kaptan, ancak ondan sonra tramvayı hareket ettirdi.

Hepsi bir dakikadan bile kısa sürdü.

Ama o kısa süre, bana günlerdir televizyon ekranlarından alamadığım bir şeyi verdi:

Umut.

Çünkü insanlık sadece büyük iyiliklerde aranmaz.

Bazen bir insanın önündeki küçücük bir canlıyı fark etmesindedir.

Bazen elindeki gücü kullanmak yerine beklemektedir.

Bazen de “Bana ne?” demek yerine “Ya ezilirse?” diye düşünmektedir.

Son günlerde çocukların birbirine bıçak çektiği, insanların birbirini acımasızca yaraladığı haberleri izlerken insanın içi kararıyor.

Ama o gün bir tramvay kaptanı, küçücük bir güvercin için frene bastı.

Belki farkında değildi ama bize bir ders verdi.

Canlı olan her şeyin hayatı değerlidir.

Büyük olmak, güçlü olmak, hızlı olmak...

Bunların hiçbiri başkasının hayatını hiçe sayma hakkı vermez.

Belki de insanlığın yeniden öğrenmesi gereken en basit ders bu:

Gücün yetiyorsa ezme.
Gücün yetiyorsa koru.

O gün tramvay yalnızca bir güvercin için durmadı.

Bir dakikalığına hepimizi durdurdu.

Bizi telefonlarımızdan, telaşımızdan, gündelik koşuşturmamızdan çekip aldı.

Ve önümüze küçücük bir hayat koydu.

Baktık.

Bekledik.

Güvercin kurtuldu.

Tramvay yoluna devam etti.

Biz de yolumuza devam ettik.

Ama ben o gün başka bir şey düşünerek yürüdüm:

Belki bütün bu kötülüklere rağmen insanlık hâlâ bir yerlerde yaşıyor.

Belki hâlâ iyilik yapan, merhamet eden, başkasının canını kendi işinden daha önemli gören insanlar var.

Ve bazen bunu anlamak için büyük olaylara gerek yok.

Bir tramvayın fren yapması yeter.

Bir kaptanın dikkat etmesi yeter.

Bir güvercinin hayatta kalması yeter.

Çünkü bazen...

İnsanlığın ölmediğini bize bir insan değil, küçücük bir güvercin hatırlatır.

Helal olsun kaptan.

Dikkatin, sabrın ve vicdanın takdire şayan.

O gün sadece bir kuşu değil, içimizde hâlâ yaşayan insanlığı da rayların üzerinden kaldırdın.

İyi ki durdun.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız