Türkiye’de yaşanan su sorunlarının temelinde plansız yönetim ve yeraltı sularının aşırı kullanımının bulunduğunu belirten değerlendirmelerde, su yönetiminin tek merkezden yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Üreticilerin yeraltı suyu bulmakta zorlandığını ifade eden Bingöl, Türkiye’de su meselesinin çözümü için kapsamlı bir su yönetim sistemine ihtiyaç olduğunu söyledi. Farklı kurum ve bakanlıkların aynı konuda ayrı ayrı çalışmalar yürüttüğünü belirten konuşmacı, koordinasyon eksikliğinin sorunları büyüttüğünü dile getirdi.
“Türkiye’nin Su Bakanlığına İhtiyacı Var”
Türkiye’nin üç yeni bakanlığa ihtiyaç duyduğunu savunan Bingöl, bunların Su Bakanlığı, yolsuzluklarla mücadele edecek bir bakanlık ve doğal afetlerle mücadele edecek bir bakanlık olması gerektiğini söyledi.
Su sıkıntısının temel nedenleri arasında aşırı su çekimi, kuraklık ve betonlaşmayı gösteren Bingöl, doğal yenilenme hızının çok altında kalan su kaynaklarının bugün yaşanan krizin temel sebebi olduğunu ifade etti.
Tarım sektöründe suyun bilinçsiz kullanıldığına dikkat çeken Bingöl, tüketilen suyun yüzde 67’sinin tarımda, yüzde 16’sının sanayide ve yüzde 11’inin konutlarda kullanıldığını belirtti. Su tasarrufu ve bilinçli kullanımın zorunlu hale geldiğini söyledi.
“Yeraltı Suları Tehlikeli Seviyede”
Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin hissedildiğini ancak en büyük sorunun yeraltı sularının aşırı tüketimi olduğunu kaydeden Bingöl, Afyonkarahisar’da sıcak su kaynaklarından 250-300 metre derinlikten su çekildiğini, Eskişehir’de de sondaj çalışmalarında 150 ila 250 metre derinliğe kadar inildiğini söyledi.
Bu durumun doğal dengeyi bozduğunu belirten Bingöl, bilinçli su tüketimiyle sorunların önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.
“DSİ’nin Çalışmaları Yetersiz”
Devlet Su İşleri’nin Eskişehir’de yürüttüğü çalışmaları yetersiz bulduğunu dile getiren Bingöl, Çifteler’de yapılan su çalışmalarında suyun biriktiğini ancak daha sonra yeniden çekildiğini söyledi.
Bölgede tarımsal ürün deseninin değiştirilmesi gerektiğini savunan Bingöl, yüksek miktarda su tüketen sebze üretiminin su kaynaklarının daha bol olduğu bölgelerde yapılmasının daha doğru olacağını ifade etti.
Türkiye’de tarım politikalarının çöktüğünü öne süren Bingöl, bölgesel tarım planlamasının yapılamamasının su sorunlarını derinleştirdiğini belirtti.
“Eskişehir İçin 2030 Uyarısı”
Eskişehir’in ayrı bir su sorunu bulunduğunu vurgulayan Bingöl, 2030 yılında kent nüfusunun 1 milyon 200 bine ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Mevcut su kapasitesinin bu nüfusu karşılamaya yetmeyeceğini belirten Bingöl, 2030 yılına kadar mutlaka yeni su kaynaklarının bulunması gerektiğini ifade etti.
Çifteler’den Eskişehir’e su getirilmesi projesinin yaklaşık 6 yıldır tamamlanamadığını söyleyen Bingöl, sorunun siyasi nedenlerden kaynaklandığını düşündüğünü belirtti. 2004 yılında Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu dönemde de bu konuyu gündeme getirdiğini hatırlatan konuşmacı, söz konusu suyun mutlaka Eskişehir’e getirilmesi gerektiğini savundu.
“Seyitgazi Ovası Alternatif Olabilir”
Çifteler bölgesinde tarımla uğraşan vatandaşların mağdur edilmemesi gerektiğini belirten Bingöl, Seyitgazi Ovası’nın altında ciddi miktarda su bulunduğunu, mevcut rezervlerin yalnızca yüzde 15’inin kullanıldığını, yüzde 85’inin ise atıl durumda olduğunu söyledi.
Sakaryabaşı’ndan alınacak su kadar suyun ters sistemle Seyitgazi Ovası’ndan yeniden Sakarya’ya aktarılabileceğini ifade eden Bingöl, böylece sorunun ortak bir çözümle giderilebileceğini dile getirdi.
DSİ’nin Eskişehir’de görevini yeterince yerine getiremediğini savunan Bingöl, kentte muhalefet belediyelerinin görev yapmasının da bu süreçte etkili olduğunu düşündüğünü söyledi.
Su yönetiminin tek elde toplanması gerektiğini belirten Bingöl, kurulacak bir Su Bakanlığı’nın Türkiye’nin 81 ilinde, 950 ilçesinde ve 50 bin mahallesinde su yönetimini merkezi şekilde yürütmesi halinde mevcut sorunların büyük ölçüde çözülebileceğini ifade etti.




