Diyarbakır'da yaşayan 39 yaşındaki Hanifi Caner, uzun yıllar süren diyaliz bağımlılığından ikinci kez gerçekleştirilen kadavradan böbrek nakliyle kurtuldu. İlk nakil deneyimini 2012 yılında yaşayan ancak vücudunun organı reddetmesi sonucu 2015 yılından itibaren yeniden diyaliz sürecine giren dört çocuk babası Caner, 2026 yılında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı operasyonla hayata tutundu.
Kadavradan nakillerde artış umut veriyor
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Cerrahi Sorumlusu Dr. Nurettin Ay, son iki hafta içerisinde üç hastanın kadavradan nakil ile diyalizden kurtulduğunu belirtti.
Dr. Ay, beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarına seslenerek, tıbben geri dönüşü olmayan bu süreçte organ bağışının hayati bir önem taşıdığını vurguladı.
Toprak olacak organların başka bir bedende yaşam bulabileceğine dikkat çeken uzmanlar, bağış oranlarının artmasının nakil bekleyen binlerce hasta için tek çıkış yolu olduğunu ifade etti.
İlaç takibi nakil başarısının anahtarı
Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, nakil sürecinin sadece cerrahi müdahale ile sınırlı olmadığını, operasyon sonrası dönemin en az ameliyat kadar kritik olduğunu belirtti. Hastaların ilaçlarını düzenli kullanmasının organ reddini önlemek adına hayati önem taşıdığını hatırlatan Oruç, ikinci kez nakil şansının mümkün olduğunu ve hastaların bu konuda çekinmeden organ nakli koordinatörlüklerine başvurmaları gerektiğini vurguladı.
Organ bağışı çağrısı: Bir cana vesile olun
Yeniden sağlığına kavuşan Hanifi Caner, diyaliz sürecinin zorluklarını geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyor. Özellikle diyaliz hastalarının yaşadığı kısıtlamalara dikkat çeken Caner, organ bağışının bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miras olduğunu belirtti. Caner, organların toprakta yok olması yerine bir başka insanın yaşamına vesile olması için tüm ailelere bağış çağrısında bulundu.
