Sinema dünyasının genç yetenekleri için en prestijli duraklardan biri olan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl akademik bir başarıya sahne oldu.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Orhan Kerem Kartal, mezuniyet projesi kapsamında çektiği Dostlar Sağolsun adlı kısa filmiyle Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması'nda En İyi Film ödülüne layık görüldü. Türkiye genelinde 48 üniversiteden 70 farklı başvurunun yapıldığı zorlu maratonu zirvede tamamlayan Kartal, öğrencilik yıllarında geliştirdiği sinema dilini ülkenin en köklü festivalinde tescillemiş oldu.
Bakanlık desteğiyle gelen sinematik başarı
Henüz yapım aşamasındayken T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından 2026 yılı destek programı kapsamında 255 bin TL ile fonlanan Dostlar Sağolsun, akademik bir çalışmanın profesyonel bir yapıma nasıl dönüştüğünün somut bir örneğini oluşturdu. Desteklenmeye değer bulunan 15 proje arasında yer alan film, çekim sürecinin ardından Altın Portakal'da finalist olarak yer alarak başarısını ödülle taçlandırdı.
Bireysel yasın toplumsal yansımaları
Sakarya'nın Karasu ilçesinde geçen hikâye, dedesinin cenazesini bekleyen 15-16 yaşlarındaki Kasım karakterinin içsel dünyasına odaklanıyor. Genç bir bireyin kendi yasını tutmaya çalışırken yetişkinlerin beklentileri ve geleneksel sorumluluklar arasında sıkışıp kalmasını işleyen film, minimalist anlatımıyla dikkat çekiyor. Aile, mahalle kültürü ve yalnızlık temalarını gündelik hayatın içinden detaylarla beyaz perdeye taşıyan yapım, genç bir karakterin sessiz direnişini sinematik bir dille anlatıyor.
Genç sinemacılar için yeni bir motivasyon kaynağı
Öğrencisinin başarısını değerlendiren Doç. Dr.
Emre Doğan, Altın Portakal'ın Türk sinemasındaki belirleyici konumuna vurgu yaparak bu ödülün tüm sinema öğrencileri için ilham verici olduğunu belirtti. Ödülün sahibi Orhan Kerem Kartal ise başarının sadece bir kürsüye çıkmaktan ibaret olmadığını, asıl kazanımın üretmeye devam etmek için gereken cesareti bulmak olduğunu ifade etti.
Kartal, bu tür platformların genç sinemacıların kendilerini keşfetmeleri ve sinemayla kurdukları bağı güçlendirmeleri adına hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
