Kütahya, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde başlatılan Yaşayan Miras Şöleni ile birlikte adeta açık hava müzesine dönüştü. Şehrin tarihi dokusunu yansıtan meydanlar, Türkiye'nin farklı noktalarından gelen zanaatkarların katılımıyla geleneksel sanatların icra edildiği canlı birer atölye haline geldi.
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Süleyman Kızıltoprak, bu etkinliğin kentin kültürel atmosferine büyük bir canlılık kattığını belirterek, asırlardır süregelen sanat mirasının halkla buluşmasının önemine dikkat çekti.
Geleneksel Sanatlar Sokaklara İndi
Çinicilikten ebruya, tezhibden hat sanatına kadar pek çok geleneksel dal, şölen kapsamında vatandaşların doğrudan gözlemleyebileceği bir formatta sunuluyor. Sanatçılar; Çiniciler Çarşısı, Yakup Bey Medresesi ve Valilik önündeki meydanlarda eserlerini sergileyerek ziyaretçilerle etkileşim kuruyor. Rektör Kızıltoprak, bu etkileşimin geçmişten gelen mirası yeni nesillere aktarmak adına kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Kortej ve Mehteranla Yükselen Coşku
Şölenin başlangıcında Laleli Camii'nden Zafer Meydanı'na kadar uzanan kortej yürüyüşü, şehirde büyük bir heyecan dalgası yarattı. Mehteran takımının gerçekleştirdiği konser, katılımcılara milli hafızayı tazeleyen anlar yaşattı. Sokaklara taşan bu coşku, sadece yetişkinlerin değil, özellikle çocukların da yoğun ilgisini çekiyor.
Kültürel Mirasın Gelecek Kuşaklara Aktarımı
Meydanlarda sergilenen orta oyunları ve Karagöz gösterileri, çocuklara geleneksel değerleri eğlendirerek öğretmeyi amaçlıyor. Etkinliklerin Kütahya için çok değerli bir kazanım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kızıltoprak, tüm vatandaşları bu kültürel şölenin bir parçası olmaya ve sanatçıların eserlerine dokunmaya davet etti. Organizasyona katkı sunan Valilik ve Kültür Bakanlığı yetkililerine teşekkürlerini ileten Kızıltoprak, bu tür etkinliklerin şehrin kültürel kimliğini pekiştirdiğini belirtti.