İstanbul'un ev sahipliğinde gerçekleşen Avrupa Büyükşehirler Ağı (EMA) Forumu, Avrupa genelindeki dev metropollerin yöneticilerini ve stratejik danışmanlarını bir araya getirerek şehirlerin geleceğine dair kritik bir tartışma zeminine dönüştü. Türkiye Belediyeler Birliği ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, forumda yaptığı konuşmada metropoliten alanların artık sadece merkezi politikaları uygulayan veya fonlardan yararlanan pasif yapılar olmaktan çıkması gerektiğini savundu. Akın, kentlerin karşı karşıya kaldığı küresel krizlerin çözümünde metropollerin, politikaların tasarımından izlenmesine kadar her aşamada stratejik birer aktör olarak konumlanması gerektiğinin altını çizdi.
İklim krizine karşı bütüncül yönetim zorunluluğu
Akın, forumun ana gündem maddelerinden olan iklim kaynaklı su risklerine dikkat çekerek, su havzalarının ve altyapı ağlarının idari sınırları tanımadığını belirtti. Bir bölgede alınan mekansal planlama kararının, başka bir yerdeki tarımsal üretimi veya taşkın riskini doğrudan etkileyebildiğini ifade eden Akın, parçalı çözümlerin artık yetersiz kaldığını vurguladı. Metropoliten ölçeğin; su yönetimi, iklim uyumu ve sosyal politikaları ortak bir stratejik çerçevede ele alabilmek için en güçlü imkan olduğunu belirten Akın, çözümün ancak sınırların ötesinde, ortak bir anlayışla geliştirilebileceğini ifade etti.
Türkiye'nin büyükşehir modeli bir laboratuvar niteliğinde
Türkiye'nin büyükşehir yönetimi konusundaki deneyimlerini paylaşan Ahmet Akın, 2004 yılındaki reformlarla olgunlaşan iki kademeli yerel yönetim sisteminin, koordinasyon ihtiyacına yönelik önemli bir model sunduğunu belirtti. Özellikle Marmara Bölgesi'ni, 26 milyonu aşan nüfusu ve yoğun sanayi yapısıyla metropoliten yönetişimin canlı bir laboratuvarı olarak tanımlayan Akın, bölgedeki kentlerin birbirine bağımlı olduğunu hatırlattı. Belediyeler Birliği'nin bu noktada farklı ölçeklerdeki belediyeleri bir araya getirerek bölgesel iş birliği için güçlü bir zemin oluşturduğunu dile getirdi.
Balıkesir örneği üzerinden sürdürülebilir kalkınma
Balıkesir'in hem Marmara hem de Ege Denizi'ne kıyısı olan stratejik konumuyla bütüncül metropolleşmenin önemli bir örneği olduğunu belirten Akın, şehirde yürüttükleri su yönetimi çalışmalarını sadece içme suyu ihtiyacıyla sınırlı tutmadıklarını açıkladı. Tarımsal sulamadan ekosistemlerin korunmasına kadar geniş bir perspektifle hareket ettiklerini söyleyen Akın, Balıkesir'de edindikleri tecrübelerin, Avrupa'daki diğer metropollerle paylaşılmasının ve ortak bir birikime dönüştürülmesinin kentlerin geleceği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.