Sessizlik Bitti, Senfoni Başlıyor
Futbol sadece 22 kişinin bir topun peşinde koşması değildir derler ya… Bu cümlenin dünyadaki en canlı, en tutkulu kanıtlarından biridir Eskişehir. Yıllardır hangi ligde, hangi şartta olursa olsun takımının peşini bir an olsun bırakmayan; tribünü bir açık hava tiyatrosuna, kenti bir beste fabrikasına dönüştüren o büyük taraftar, ne yazık ki bir süredir evinden ve canından çok sevdiği Siyah-Kırmızı renklerden uzaktı.
Tam 3 maçlık o soğuk, o ruhsuz sessizlik dönemi nihayet geride kaldı.
Boş tribünlere oynamak, bir futbol takımı için sahayı adeta ruhsuz bir bedene dönüştürür. Eskişehirspor gibi gücünü, damarlarında pompalanan kanı doğrudan taraftarından alan bir kulüp içinse bu ceza iki kat daha ağırdı. Sesin, hırsın, o unutulmaz "Bando Es-Es" ritimlerinin olmadığı stadyumda geçen maçlar bir nevi idman havasında kaldı. Ama sabrın sonu selamet; ceza bitti, vuslat vakti geldi!
Bu hafta sonu rakip Bursa Yıldırımspor. Sahada elbette taktikler konuşulacak, teknik direktörlerin hamleleri tartışılacak. Ancak bu maçın gerçek senaryosu ve kaderi tribünlerde yazılacak. Çünkü Eskişehir taraftarı sahaya sadece destek vermeye gelmez; rakibi baskı altına alan, hakeme o efsane atmosferi hissettiren ve takımını daha santrada 1-0 önde başlatan gizli bir güç olarak döner.
Şimdi sıra futbolcularda... Haftalardır o boş koltuklara bakarak ter döken Siyah-Kırmızılı oyuncular, bu hafta sonu tünelden çıktıklarında karşılarında kükreyen binlerce yürek görecek. O formanın ağırlığını, o armaya duyulan sevgiyi iliklerine kadar hissedip sahaya yürek koyma vakti geldi. Taraftar üzerine düşeni yapacak, o stadyumu yine bir bayram yerine çevirecek.
Eskişehir’de bu hafta sonu sadece bir futbol maçı oynanmayacak; kent ruhuna, kimliğine ve tutkusuna yeniden kavuşacak.
Sessizlik bitti. Şimdi söz efsane taraftarda!
Hazır mısın Eskişehir? Senfoni yeniden başlıyor!