Eskişehir’den bir devlet adamı geçti

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bazı yöneticiler vardır; geride yüksek sesler değil, düzgün bir iz bırakırlar.
Makamdan ayrıldıklarında tartışma değil, saygı konuşur.
Eskişehir Valiliği görevi süresince sergilediği duruşla bu tanımın içini dolduran isimlerden biri de vali Hüseyin Aksoy oldu. Pardon başmüfettiş….

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Başmüfettiş olarak görevlendirilmesi; sürpriz değil, aksine uzun ve istikrarlı bir devlet yolculuğunun doğal sonucudur. Çünkü Aksoy’un kariyeri, makamdan çok devlet terbiyesi, gösterişten çok vakur duruş üzerine inşa edilmiştir.

1963 yılında Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde dünyaya gelen Hüseyin Aksoy, 1984’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1985’te 73. Dönem Mülki İdare Amiri (Kaymakam Adayı) olarak mesleğe adım attı. Yani bugün geriye bakıldığında, 40 yıla yaklaşan bir devlet hizmetinden söz ediyoruz.

Kaymakam vekilliğinden kurucu kaymakamlığa; müfettişlikten valiliğe uzanan bu yol, klasik bir özgeçmişten ibaret değildir. Vakfıkebir, Alucra ve Arsin’de kaymakam vekilliği; Isparta Aksu ve Rize Hemşin’de kurucu kaymakamlık görevleriyle sahayı tanıdı. İlçe idaresinin nabzını, masa başında değil yerinde öğrendi.

1995 yılında Mülkiye Müfettişliği görevine atanması, Aksoy’un kariyerinde önemli bir eşikti. Ardından Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yaptı. Bu süreç; mevzuatı bilen, denetimi bir ceza aracı değil kurumsal iyileştirme mekanizması olarak gören bir idareci profili oluşturdu.

Valilik görevleri ise Türkiye’nin farklı sosyolojilerini aynı disiplinle yönetebildiğinin kanıtı oldu. Muğla’dan Mersin’e, Samsun’dan Diyarbakır’a; Kocaeli’nden Aydın’a uzanan geniş bir görev yelpazesi… Her biri farklı dinamikler, farklı hassasiyetler demekti. Aksoy bu illerde ortak bir dil kurdu: soğukkanlılık, kurumlar arası uyum ve devlete yakışan mesafe.

16 Ağustos 2023’te Eskişehir Valisi olarak göreve başladığında, şehrin ruhuna uygun bir yönetim tarzı benimsedi. Polemiklerden uzak durdu, krizlerde ses yükseltmedi, idareyi bir güç gösterisine dönüştürmedi. Valilik makamını bir vitrin değil, sorumluluk alanı olarak gördü. Eskişehir gibi toplumsal hassasiyeti yüksek bir kentte, dengeyi bozmadan devlet otoritesini hissettirebilmek, herkesin harcı değildir.

Belki de onu farklı kılan en temel özellik şuydu:
Adı hiçbir zaman gerilimle, tartışmayla, polemikle anılmadı.
Bu ülkede bu cümleyi kurabildiğimiz her yönetici, başlı başına bir istisnadır.

Bugün Başmüfettişlik görevine getirilmesi; devletin, sahada yetişmiş, dosyanın ruhunu bilen, mevzuatı kişisel yoruma kurban etmeyen bir bürokrata duyduğu güvenin göstergesidir. Bu, liyakatin tamamen kaybolmadığını gösteren sessiz ama güçlü bir işarettir.

Devlet bazen en çok konuşanı değil;
en düzgün duran,
en haddini bilen,
en doğru zamanda susabilen yöneticileriyle ayakta kalır.

Hüseyin Aksoy, tam da bu çizginin adıdır.

Eskişehir’in arkasından rahatlıkla söyleyebileceği bir cümle var artık:
“Bu şehirden, devlet adamı gibi bir devlet adamı geçti.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *