Ocak ayında yapılan zamların enflasyon canavarı karşısında adeta buharlaşmasıyla birlikte, 16 milyonu aşkın emeklinin tek umudu temmuz ayında yapılacak güncellemeydi. Mutfaktaki yangın büyürken, "Acaba enflasyon farkının üzerine bir de seyyanen zam veya refah payı eklenir mi?" sorusu sokaktaki her emeklinin dilinde. Ancak deneyimli SGK Uzmanı Özgür Erdursun'un Sosyal Güvenlik Kurumu'nun resmi mali tablolarına dayanarak yaptığı son analiz, bu umut dolu bekleyişe adeta soğuk su döktü. Görünen o ki, emekliyi temmuzda çok zorlu bir matematik bekliyor.
Erdursun'un tespitlerine göre asıl büyük fırtına, devletin kasasında, yani SGK'nın mali dengelerinde kopuyor. 2025 yılını artıda, yani kârda kapatan kurumun, 2026'nın hemen ilk aylarında milyarlarca liralık devasa bir açığa düşmesi kafalarda büyük soru işaretleri yarattı.
Uzman isim bu yapısal kırılmanın bedelini kimin ödeyeceğini çok net açıklıyor: "2025'te SGK prim gelirlerinde ciddi bir düşüş bekleniyor. Kurum büyük bir zararın eşiğinde. Bir ay gibi kısa bir sürede fazla veren yapıdan ciddi açık veren bir yapıya geçiş yaşadık. Bu tablo ortadayken emeklilerin enflasyon farkı dışında bir güncelleme, yani seyyanen veya oransal ekstra bir artış beklemesi maalesef çok zor." Hatırlayın; bayram ikramiyelerine de bu yüzden dokunulmamıştı.
Peki, işin sadece "enflasyon farkı" kısmında durum ne? Erdursun, kendi projeksiyonlarına ve TÜİK'in nisan-mayıs beklentilerine göre, temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklisi için yüzde 15, memur ve memur emeklisi içinse yüzde 11 civarında bir fark oluşacağını öngörüyor.
Ancak uzman ismin asıl isyan ettiği nokta, bu yüzdelik oranların emeklinin cüzdanında yarattığı o komik etki. Erdursun durumu şu çarpıcı örnekle özetliyor: "Diyelim ki enflasyon yüzde 15 değil de yüzde 17 çıktı. Emekli 'Acaba 2 puan daha fazla mı alacağım?' diye seviniyor. Oransal artışların artık bir anlamı kalmadı! En düşük emekli aylığı şu an 20 bin TL. Yüzde 15 zam gelirse maaş 23 bin lira olacak. Yüzde 17 gelirse 23 bin 400 lira olacak. Yani o aradaki 2 puanlık fark, emeklinin cebine sadece 400 lira olarak yansıyor. Emekliye yüzde 15 değil 18 versek ne değişecek? Bu oranların emekli aylığında hissedilir bir değer artışı yaratması matematiksel olarak artık mümkün değil."
Piyasaların kilitlendiği enflasyon verilerinde de sürpriz beklenmiyor. Erdursun'un işaret ettiği nisan ayı beklentisi yüzde 2.93, mayıs beklentisi ise 1.82 civarında. Geçen yılki rakamlarla (nisan yüzde 3, mayıs yüzde 1.53) neredeyse birebir aynı bir tablo çiziliyor. Bu da temmuz ayında öyle sürpriz bir enflasyon sıçraması ve maaşlara devasa bir fark yansıması ihtimalini tamamen ortadan kaldırıyor.