Masada 10 milyar dolarlık ihale var

Merkez Bankası’nın açtığı ihaleler toplamda 10 milyar doları buluyor. Vadeleri bir hafta ile bir ay arasında değişen üç ayrı ihale ile bankalardan dolar borçlanılması planlanıyor. Bu sistemde Merkez Bankası, bankalara Türk Lirası vererek karşılığında döviz alıyor.
Ekonomi çevrelerinde bu hamlenin, piyasaya doğrudan bir rahatlama sağlayıp sağlamayacağı tartışılıyor ama kısa vadede nefes aldırabileceği konuşuluyor.

Likidite sıkışıklığı gündemdeydi

Son dönemde bankacılık sektöründe en çok konuşulan konulardan biri TL likiditeydi. Mart ayında piyasadan yaklaşık 2 trilyon liranın çekilmesi, sistemde belirgin bir sıkışıklık yaratmıştı. Bu nedenle swap adımı, biraz da bu baskıyı azaltmak için atılmış gibi duruyor.
Ancak bazı uzmanlar, tek başına bu adımın yeterli olmayabileceğini dile getiriyor.

Karahan’dan “sorun yok” mesajı

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, swap işlemlerinin yeniden başlamasını piyasadaki sağlıklı işleyişin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Döviz likiditesi konusunda bir problem olmadığını vurgulayan Karahan, mevcut kur rejiminin de sorunsuz çalıştığını ifade etti.
Karahan ayrıca enflasyonla mücadelede sıkı politikanın devam edeceğini söyledi. Bu mesaj, piyasaya verilen önemli bir sinyal olarak yorumlandı.



Rezervlerde dikkat çeken erime

Haberde öne çıkan en çarpıcı detay ise rezervler oldu. Orta Doğu’daki savaşın ardından gelişmekte olan piyasalardan ciddi bir para çıkışı yaşandığı belirtiliyor. Bu süreçte Türk Lirası diğer para birimlerine kıyasla daha sınırlı değer kaybı yaşadı.
Ancak bu direncin bir maliyeti olduğu görülüyor. Merkez Bankası’nın, lira’yı korumak için rezervlerden 30 milyar dolardan fazla harcadığı ifade ediliyor. Bu rakam, ekonomi yönetiminin ne kadar yoğun bir savunma yaptığına işaret ediyor.

Akçay’dan temkinli değerlendirme

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay da konuya ilişkin değerlendirmesinde, atılan adımların tek başına değil bir bütün olarak anlam taşıdığını söyledi.
Swap işlemlerinin yeniden başlamasının önemli olduğunu belirten Akçay, bunun farklı politika araçlarıyla birlikte etkili olabileceğini ifade etti. “Her şeye bakılıyor, gece gündüz inceleniyor” sözleri ise sürecin yakından takip edildiğini ortaya koydu.

Yorumlar
Editör Hakkında