Siber zorbalık, uygunsuz içerikler, dipsiz bir kuyuya dönüşen ekran bağımlılığı... Anne babaların en büyük kabusuna devlet nihayet resmi olarak neşter vuruyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarihinin en kapsamlı düzenlemesi olarak nitelendirilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'ndan başarıyla geçti. Bu hafta Genel Kurul'da oylanması beklenen tasarı, hem çalışma hayatının hem de dijital platformların ezberini bozacak.
Bakan Göktaş'ın açıklamalarına göre, sosyal ağ sağlayıcıları ve dijital oyun platformları için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İnternet kullanımının çok erken yaşlara inmesiyle birlikte ortaya çıkan psikolojik travmalar ve veri ihlallerine karşı çok net bir kural getiriliyor: 15 yaş altı çocuklara hizmet sunulması kesinlikle yasaklanıyor!
Uygulamanın nasıl denetleneceği sorusu da netlik kazandı. Platformlar, bu kuralı delmemek için 'yaş doğrulama' sistemini mecburi olarak devreye sokacak. Ebeveyn kontrol araçları zorunlu hale gelirken, günlük erişimi 100 bini aşan o popüler oyun platformları Türkiye'de resmi temsilci bulundurmak zorunda kalacak. Sanal dünyada çocukları zehirleyen, manipülatif ve aldatıcı reklamların da tamamen kökü kazınacak.
Torba yasanın sadece çocukları değil, çalışma hayatında her gün dirsek çürüten ebeveynleri de sevince boğacak bir diğer yüzü var. Yıllardır sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların dile getirdiği o kritik talep nihayet karşılık buldu.
Kamu veya özel sektör ayrımı gözetmeksizin, çalışan tüm kadınların doğuma bağlı 16 haftalık yasal izin süresi tam 24 haftaya çıkarılıyor. İşin en güzel tarafı ise kanunun geçmişe dönük kapsayıcılığı. Yasa çıktığı an 24 haftayı henüz doldurmamış olup işe dönmek zorunda kalan anneler, bu haktan anında yararlanarak izinlerini tamamlayabilecek.
Süreçte babalar da unutulmadı. Özel sektörde hep bir muamma olan babalık izni, kamu ile tam anlamıyla eşitlenerek net 10 gün olarak yasalaşıyor. Ayrıca, toplumsal dayanışmanın en güzel örneği olan koruyucu aileler de çocuğu teslim aldıkları andan itibaren 10 günlük yasal izne kavuşuyor.
Belki de yasanın en hayati, toplumun her kesiminden en çok alkış alacak maddesi bu. Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen o sert ve tavizsiz kuralla, kara sicili olanlar artık çocukların nefes aldığı hiçbir alana adım atamayacak.
Cinsel istismar, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, fuhuş, müstehcenlik veya kasten öldürme gibi ağır suçlardan hüküm giymiş kişilere kapılar tamamen kapanıyor. Bu kişiler artık okul kantini, servis aracı, kreş, öğrenci yurdu, çocuk oyun evi veya internet kafe gibi çocukların yoğun olduğu hiçbir tesisi bizzat işletemeyecek. Buralarda 'sigortasız', 'geçici' veya 'gönüllü' gibi hiçbir sıfatla fiilen çalıştırılamayacaklar.