Saadet Partisi Eskişehir İl Sorumlusu Selim Sait Terzioğlu, Taşbaşı Kırmızı Salon’da gerçekleştirilen İl Divan Toplantısı’nda Türkiye’nin gündemine, ekonomi politikalarına ve Milli Görüş hareketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terzioğlu, ülkenin temel sorunlarının farklı gündemlerle geri plana itildiğini ifade etti.
Terzioğlu, yaşanan zulümler, savaşlar, ekonomi, üretim, gençlik, ahlak, adalet, aile, esnaf, emekli, asgari ücret, barınma, kira artışları, israf, borçlar, faizler ve dış ticaret açıkları gibi konuların konuşulmasının engellendiğini öne sürdü. Gündemin hem değiştiğini hem de değiştirildiğini savunan Terzioğlu, dış güçler ve içerideki iş birlikçilerinin çeşitli medya kuruluşları ile sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyunu yönlendirdiğini söyledi.

Mevcut ekonomik düzenin vatandaşlara iki kutuplu bir tercih sunduğunu belirten Terzioğlu, iktidar ve ana muhalefetin ülkeye hizmet üretemediğini iddia ederek, Saadet Partisi’nin “üçüncü yol” olarak önce ahlak ve maneviyatı, adil paylaşımı savunduğunu dile getirdi.
Milli Görüş hükümetlerini örnek gösterdi
Milli Görüş hareketinin geçmişte dört kez iktidara geldiğini hatırlatan Terzioğlu, 37. Hükümet döneminde Kıbrıs Harekâtı’nın gerçekleştirildiğini söyledi. Daha sonraki hükümetlerde de Milli Görüş’ün etkisiyle ağır sanayi projelerinin hazırlandığını ve yüzlerce tesisin temelinin atıldığını ifade etti.
Terzioğlu, 41. Hükümet döneminde 270 tesisin hayata geçirildiğini belirterek, o yıllarda ekonominin üretimle büyüdüğünü ancak sağ-sol çatışmalarının ve ardından gelen 1980 darbesinin Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına zarar verdiğini savundu. Darbenin ülkeyi Avrupa’nın gerisine ittiğini öne sürdü.
1994 yerel seçimleri sonrasında kazanılan belediyelerde kaynakların doğru yönetildiğini ifade eden Terzioğlu, 1995 seçimlerinde Refah Partisi’nin yüzde 22 oyla birinci parti olduğunu ve kurulan 54. Hükümet döneminde ekonomik göstergelerin iyileştiğini söyledi.
“Bir lira borç almadan zamlar yapıldı”
54.Hükümet dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Terzioğlu, yeni borç alınmadan ve vergi artırılmadan işçilere, memurlara ve emeklilere önemli oranlarda zam yapıldığını ifade etti. Çiftçinin ürün fiyatlarında da yüksek oranlı artışlar sağlandığını belirten Terzioğlu, bunun vatandaşın alım gücünü artırdığını ve ekonomide canlanma oluşturduğunu dile getirdi.
Esnafın üreticiden peşin ürün talep ettiğini, üreticinin kapasitesini artırdığını ve işsizliğin azaldığını söyleyen Terzioğlu, internet üzerinden incelenebilecek ekonomik verilerde en yüksek reel büyümenin yüzde 8,5 ile 54. Hükümet döneminde gerçekleştiğini savundu.
Terzioğlu, 1999 yılında katıldığı bir iş insanları toplantısında ekonomist Deniz Gökçe’nin ekonomik verileri değerlendirdiğini ve büyüme performansının 54. Hükümet döneminde gerçekleştiğini ortaya koyduğunu ancak bunun Necmettin Erbakan hükümeti olduğunu açıkça ifade etmediğini öne sürdü.
Borç ve faiz eleştirisi
28 Şubat sürecinin ardından hükümetin dağıldığını belirten Terzioğlu, 1997 yılında yaklaşık 70 milyar dolar seviyesine indirildiğini ifade ettiği kamu borcunun, sonraki koalisyon hükümetleri döneminde 132 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
2002 yılında AK Parti’nin tek başına iktidara geldiğini hatırlatan Terzioğlu, bugün Türkiye’nin toplam borcunun 600 milyar dolara yaklaştığını iddia etti. 2026 yılında ödenecek faiz tutarının 2 trilyon 742 milyar lira seviyesinde olduğunu belirten Terzioğlu, bunun yaklaşık 61 milyar dolara karşılık geldiğini kaydetti.
Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlar ve ağır sanayi hamlelerine rağmen devletin üretici varlıklarının özelleştirilmesinden yaklaşık 65 milyar dolar gelir elde edildiğini söyleyen Terzioğlu, yalnızca bir yılda ödenecek faiz miktarının bu rakama yaklaştığını ifade ederek mevcut ekonomik yapının sürdürülemez olduğunu savundu.
Toplantının sonunda Eskişehirlilere ve yerel basın temsilcilerine seslenen Terzioğlu, önce ahlakı, adaleti, üretimi ve adil paylaşımı savunan Milli Görüş kadrolarına destek verilmesi çağrısında bulundu. Terzioğlu, “Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi, yeni ve adil bir dünyayı birlikte kuralım” ifadelerini kullandı.





