Çarşı pazardaki etiketler neredeyse her gün değişirken, sabit gelirlinin tek umudu olan temmuz zammı için kum saati hızla akıyor. Yılın ilk çeyreğini acı bir tabloyla geride bıraktık. Ocak ayındaki yüzde 4.84 ve şubattaki yüzde 2.96'lık sarsıntının ardından, mart ayında fiyatlar genel düzeyi aylık bazda yüzde 1.94 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 30.87 seviyesine oturdu. Masadaki bu son net veri, mutfaktaki yangını söndürmeye yetmese de hesap makinelerini yeniden çalıştırdı.
Maaş belirleme sistemi oldukça acımasız ama net işliyor. İlk üç ayın kümülatif toplamına baktığımızda, SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 10.04'lük zammı şimdiden hak etmiş ve cebine koymuş durumda. Nisan, mayıs ve haziran aylarında enflasyon mucizevi bir şekilde sıfır dahi çıksa bu rakam garanti.
Memur ve memur emeklileri cephesinde ise durum biraz daha karmaşık ve gergin. Onların üç aylık enflasyon farkı an itibarıyla yüzde 6.07 olarak hesaplandı. Toplu sözleşme masasında yılın ikinci yarısı için yüzde 7'lik sabit bir zamma imza atılan memur kesimi, ekstra enflasyon farkı alabilmek için o meşhur yüzde 11 barajının aşılmasını bekleyecek. Baraj geçildiği an, üstündeki her rakam memurun bordrosuna fark olarak yansıyacak.
Peki, bahar ayları cüzdanlara nasıl yansıyacak? Finans dünyasının nabzını tutan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi, ufuktaki temmuz tablosunu şimdiden çiziyor.
Ekonomistlerin sahadaki öngörülerine göre nisan ayı için yüzde 2.11, mayıs için ise yüzde 1.50'lik bir enflasyon dalgası bekleniyor. Geride bıraktığımız üç ayın rakamlarına bu beklentiler kümülatif olarak eklendiğinde, beş aylık toplam enflasyon yüzde 14.04 seviyesine dayanıyor. Yani haziran ayının o sıcak günlerine girmeden, memur ve emeklinin temmuz zammının omurgası bu yüzde 14 bandı etrafında şekillenecek.
Rakamlar kağıt üzerinde büyüse de, sokağın ve mutfağın gerçeği o istatistiklere hiç uymuyor. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın enflasyon verilerinin ardından yaptığı o sert çıkış, Ankara kulislerini bir anda hareketlendirdi.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun verdiği yüzde 11'lik artışın daha ilk üç aydan enflasyon canavarı tarafından acımasızca yutulduğunu belirten Yalçın, isyan bayrağını çekti: "Hakem'in zammı eridi, memur ve emekli acilen seyyanen zam bekliyor!" Açıklanan resmi oranlarla, hane halkının temel ihtiyaçlarını kapsayan zorunlu harcama sepetindeki o devasa uçuruma dikkat çeken bu çıkış, önümüzdeki üç ay boyunca memurun alım gücünün reel olarak erimeye devam edeceğinin en net kanıtı.
Kök Maaş Kabusu: 20 Bin Lira Sınırı Aşılacak mı?
Gelelim milyonların uykusunu kaçıran o en kritik detaya... Ocak ayında yapılan düzenlemeyle zar zor 20.000 TL'ye sabitlenen en düşük (taban) emekli maaşının, temmuz ayındaki enflasyon güncellemeleri ışığında 22.800 TL ile 23.500 TL bandına tırmanması öngörülüyor.
Ancak burada çok sinsi ve tehlikeli bir yasal pürüz var. Eğer bir emeklinin 'kök maaşı' 17.000 TL ve altındaysa, kağıt üzerinde yapılan o yüzde 10-15'lik zamlar doğrudan kök maaşa yansıyacağı için, vatandaşın eline geçen parada tek kuruşluk bir artış bile olmayabilir! Bu yasal tuzağın aşılması ve o artışın cüzdana girmesi, mutlak suretle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) geçecek yeni bir 'taban aylık düzenlemesine' bağlı.