Küresel finans piyasalarında "yeni ekonomi" verileri dengeleri değiştirmeye başladı. Haziran ayında 57 bin kişilik sınırlı artışla piyasa beklentilerinin oldukça altında kalan ABD tarım dışı istihdam verisi, Fed’in faiz patikasında daha esnek bir duruş sergileyeceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, doların küresel piyasalardaki baskınlığını azaltırken, güvenli liman arayışındaki yatırımcıyı yeniden altına yönlendirdi.
Yılın ilk yarısında jeopolitik endişeler ve "şahin" Fed politikaları nedeniyle yüzde 7,1 değer kaybı yaşayan altın, Temmuz ayı itibarıyla ibreyi yukarı çevirdi. İstihdam verilerinin yanı sıra teknoloji hisselerindeki değer kayıpları ve petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere gerilemesi, yatırımcıyı riskli varlıklardan uzaklaştırarak değerli metallere olan ilgiyi artırdı.
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, piyasalardaki iyileşmenin temelini istihdam verisindeki zayıflığa bağlıyor. Waterer, 100 bin artış beklentisinin altında gelen verilerin Fed üzerindeki baskıyı azalttığını ve altının getirisi açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade ediyor.
Waterer, yükseliş trendinin kalıcı hale gelmesi için şu kritik noktaya dikkat çekiyor: "Altının yükseliş ivmesini daha da artırabilmesi için doların daha da değer kaybetmesi gerekecektir. Mevcut durum bir toparlanma olsa da, yılın başındaki güçlü ivmenin geri kazanılması için dolar endeksindeki zayıflığın devam etmesi şart."
Altın piyasası, önümüzdeki süreçte Fed’in faiz kararları ve enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin bir nebze hafiflemesi enflasyonist beklentileri dizginlese de, yatırımcılar riskli varlıklardaki dalgalanmaları yakından takip ediyor. Doların seyri, önümüzdeki haftalarda değerli metallerin yön tayininde başrolde olmaya devam edecek.