Eskişehir'in Çifteler ilçesinde, 'hayvanlarına büyü yaptığı' iddiasıyla Yalçın Namal tarafından önce otomobille çarpılan, ardından demir çubukla başına vurularak ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Ahmet Çalık'ın ardından geride kalan ailesi yaşam mücadelesini sürdürüyor. Eşi Fatma Çalık, hem hayvancılığı tek başına yürütmeye hem de lise öğrenimi gören 17 yaşındaki ikiz oğullarını okutmaya çalıştığını belirterek, sanığın en ağır cezayı almasını istedi.

Karpuz Alırken Bu Detaylara Dikkat Edin
Karpuz Alırken Bu Detaylara Dikkat Edin
İçeriği Görüntüle

Çifteler ilçesine bağlı kırsal Ortaköy Mahallesi'nde 10 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda, iddiaya göre Yalçın Namal, babasına ait otomobille Ahmet Çalık'a çarptı. Ardından araçtan inen Namal'ın elindeki demir çubukla Ahmet Çalık'ın başına vurduğu öne sürüldü. Ağır yaralanan Ahmet Çalık, kaldırıldığı Eskişehir Şehir Hastanesi'nde doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

Olayın ardından kaçan şüphelinin kullandığı otomobil Sivrihisar ilçesi yakınlarında takla atmış halde bulunurken, Yalçın Namal Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesindeki bir aşevinde yakalanarak gözaltına alındı. Tutuklanan sanık hakkında Eskişehir 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

"Ahmet'in büyü yaptığını düşünüyordum" savunması

Eskişehir Adliyesi'nde 5 Haziran 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada tutuklu sanık Yalçın Namal, Ahmet Çalık'ın kendisine büyü yaptığına inandığını ileri sürdü.

Sanık mahkemedeki ifadesinde, "Ahmet'in büyü yaptığını düşünüyordum. Koyunların gözleri şişiyor, köpekler birbirine saldırıyordu. Olay günü babama ait araçla gezmeye çıktım. Tarlaya giderken yolda Ahmet'e denk geldim. Arabayı üstüne sürerken bana yaptığını düşündüğüm büyünün bozulması için dua ettim. Arabanın sol kısmıyla çarptım. Ahmet ön kaputa düştü, yaklaşık 30-40 metre bu şekilde seyrettim. Yattığı yerden bana küfür etti, ben de bunun üzerine yumruk attım. Araca döndüm ve bagaj kısmında bulunan demir boruyu aldım ve ölmediğini görünce öldürmek için kafasına vurdum. Bana cinleri musallat ettiği için yanından geçerken ürperiyordum. Daha önce 1 ya da 2 kez kendisini uyarmıştım. Onun haricinde maktul ile tartışma, kavga ya da küfürleşme söz konusu olmamıştı" dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın cezai ehliyetinin değerlendirilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Eskişehir'de Büyü Iddiasıyla Öldürülen Çobanın Eşi 2 Oğlunu Çobanlık Yaparak Okutuyor (1)

"Senin bugün burada ölmen lazım demiş"

Eşinin ölümünün ardından yaşadığı acının ilk günkü gibi sürdüğünü söyleyen Fatma Çalık, olay günü yaşananları çevrede bulunanların ve oğlunun anlattıklarıyla öğrendiğini ifade etti.

Fatma Çalık, bir kişinin kendisine Ahmet Çalık'ın hayvanlarının başında olmadığını söylediğini belirterek olay yerine gitmek istediğini ancak yakınlarının kendisini engellediğini dile getirdi.

Çalık, eşinin olay sırasında saldırgana "Sen ne yapıyorsun?" diye seslendiğini, saldırganın ise "Senin bugün burada ölmen lazım" dediğini öne sürdü. Daha sonra aracından aldığı demir levye ya da boru anahtarıyla eşinin başına vurduğunu ve olay yerinden kaçtığını iddia etti.

"Hem iki çocuk okutuyorum hem çobanlık yapıyorum"

Mahkemedeki "büyü" iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Fatma Çalık, sanığın ifadelerinin gerçeğe aykırı olduğunu belirtti.

Çalık, sanığın mahkemede eşinin iri yapılı olması nedeniyle kendisine güvenemediğini ve bu yüzden otomobille çarptığını söylediğini aktararak, "Mahkemede güya eşim Ahmet Çalık'ın ona büyü yaptığını, koyunların gözünün pörtlediğini, köpeklerin boğuştuğunu söylüyor. Bunları söyledi, tamamen deli saçması, işi deliliğe vuruyor. Hâkime verdiği ifadesinde de söylemiş; eşim Ahmet iri cüsseli olduğu için kendine güvenememiş ve arabaya güvenerek çarpmış. Öyle söylüyor" ifadelerini kullandı.

Hayat mücadelesinin her geçen gün daha da ağırlaştığını dile getiren Fatma Çalık, "Ben artık hem erkek hem kadın olarak işlere yetişemiyorum. Okuttuğum 2 küçük çocuğum var, bir de yaşlı kayınvalidem var. Nasıl anlatsam bilmiyorum, gerçekten çok zor. Erkek işi sonuçta; mesela eşim hayatta olsaydı şu anda bu durumda olmazdık. Onların hayatı gayet normal ve güzel gidiyor. Bizim evimize ise ateşi atıp gitti. Onlara hiçbir şey olmuyor, hayatları çok güzel devam ediyor ama ben artık gerçekten çok zorlanıyorum. Hem anneme bakıyorum hem iki çocuk okutuyorum hem çobanlık yapıyorum hem de ev işi yapıyorum. Benim canım toprağın altına girdi, hadi gitsinler benim eşimi toprağın altından çıkarsınlar. O da girdiği o delikten çıkmasın. Gerçekten çıkmasın. Benim iki tane küçük, cahil çocuğum var; o adam hapisten çıktığı zaman bu çocuklara ne olacak?" diyerek yaşadığı zorlukları anlattı.

"Babam, 'Yalçın Namal yaptı oğlum' dedi"

17 yaşındaki Mevlüt Çalık ise olay yerine ulaştığında babasının bilincinin açık olduğunu söyledi.

Mevlüt Çalık, "Ne olduğunu anlamak için kalabalığı yarıp içine girdim. Babam koskoca meranın tam göbeğinde, uzun otların arasında yatıyordu. Babama, 'Neden yaptı, kim yaptı?' diye sordum. 'Yalçın Namal yaptı oğlum, ne olduğunu anlamadım.' dedi. Adam babama arabayla çarpıyor ve babam arabanın üstünde epeyce sürükleniyor. O anki arbedeyle camın silecek kollarını falan kırıyor. Yerde ve aracın üstünde bayağı bir sürükleniyor. Ardından babam yere düşüyor. Babamın bilinci zaten yerindeydi. T.C. kimlik numarasını da, kapı numaramızı da doğru söyledi" dedi.

Babasının ardından ailece büyük bir yükün altına girdiklerini belirten Mevlüt Çalık, harman döneminin başlamasıyla işlerin daha da zorlaştığını ifade etti.

Hayvanların bakımının, tarla işlerinin ve okul hayatının bir arada yürütülmesinin güç olduğunu anlatan Mevlüt Çalık, annesinin tüm yükü tek başına omuzladığını söyledi.

Çalık, "Hayvanlarımız var, biz zaten haftanın beş günü okuldayız, iki gün tatildeyiz. Emin olun gözümüze uyku bile girmiyor; hafta sonları da gelip sürekli çalışıyoruz. Bazen çok ağır işler oluyor; hayvanların aşı zamanı falan geldiğinde mecburen okula da gidemiyoruz, derslerden de geri kalıyoruz. Şahsı daha önce hiçbir yerde görmüyorduk. Tabii ki adalet istiyorum; başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm devlet büyüklerimizden yardım talep ediyoruz. Gelecekle alakalı nasipte varsa polis olmayı düşünüyorum. Zaten bir aile çiftliğimiz var, nasip olursa oradaki işleri de biraderimin yürüteceğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Anne Çalık: "O yaptı, Tuncay'ın oğlu yaptı dedi"

75 yaşındaki Asiye Çalık da oğlunun ambulansa bindirilene kadar konuşabildiğini belirtti.

Asiye Çalık, olay yerine ulaştığında oğlunun sırtüstü yattığını ve yüzünün kanlar içinde olduğunu anlatarak, "Yanına vardığımda Ahmet'im sırtüstü yatıyordu, eli yüzü kan içindeydi. 'Ne oldu yavrum?' dedim. 'O yaptı, Tuncay'ın oğlu yaptı.' dedi. Karakola ifadesini ve nüfus cüzdanı numarasını hep kendisi verdi. Ambulansa bindirmeye geldiklerinde hâlâ konuşuyordu. 'Ayaklarım kırık, arabayla üstümden geçti. Senin burada ölmen gerekiyor diyerek başıma demirle vurdu.' dedi. Tabii görevliler bizi de alıp kenara koydular. Öylece yanı başında oturdum, elimden hiçbir şey gelmedi yavrum. Hak var, adalet var; ne yapayım ya Rabbim, elimden bir şey gelmiyor. Beni boş yere yaktılar, inşallah onlar da benim gibi ciğerinden yansınlar" ifadelerini kullandı.

Ahmet Çalık'ın ölümünün ardından ailesi, hem geçim mücadelesi vermeye hem de devam eden yargı sürecinde sanığın en ağır cezayı almasını beklediklerini dile getirdi.

Eskişehir'de Büyü Iddiasıyla Öldürülen Çobanın Eşi 2 Oğlunu Çobanlık Yaparak Okutuyor (3)

Kaynak: İHA