Hukukun üstünlüğü, bağımsız savunma ve adaletin tecellisi için ter döken avukatlar, bugün 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle bir kez daha haklı bir gururla gündemde. Ancak bu yıl kutlamalara, meslekteki kontrolsüz büyüme ve adliye koridorlarında yaşam savaşı veren genç hukukçuların krizleri damga vuruyor. Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) açıkladığı güncel rakamlar, aslında sessiz sedasız büyüyen devasa bir istihdam tablosunu işaret ediyor. 2020 yılının son günlerinde 143 bin 330 olan kayıtlı avukat sayısı, geride bıraktığımız 2025 yılı sonu itibarıyla tam 63 bin 348 kişi artarak 206 bin 678'e fırlamış durumda.
Cinsiyet dağılımında ise ibre oldukça dengeli ve umut verici; zorlu mesleğin yüzde 51,6'sını erkekler, yüzde 48,4'ünü ise kadınlar omuzluyor.
Anadolu'nun dört bir yanında yüzlerce adliye varken, avukatların büyük bir çoğunluğu büyük metropollere yığılmış durumda. Verilere göre kayıtlı avukatların neredeyse yüzde 50'si mesleğini sadece İstanbul ve Ankara'daki barolarda icra ediyor.
İstanbul'da toplam 71 bin 442 avukat adliye koridorlarını aşındırıyor (İstanbul Barosu: 67 bin 463, İstanbul 2 No’lu Barosu: 3 bin 979). Başkent Ankara'da ise bu devasa rakam 29 bin 284 seviyesinde (Ankara Barosu: 26 bin 206, Ankara 2 No’lu Barosu: 3 bin 78). İzmir 14 bin 300, Antalya 8 bin 38 ve Bursa 6 bin 544 avukatla bu iki dev şehri uzaktan takip ediyor.
Peki, sayısı 200 bini aşan bu devasa meslek grubunda her şey yolunda mı? Elbette hayır. Özellikle stajyer avukatların ne öğrenci ne de tam bir avukat sayılamadıkları o araftaki halleri, mesleğin en kanayan yaralarından biri.
Ankara 2 No'lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, 5 Nisan vesilesiyle yaptığı açıklamalarda tam da bu yaraya parmak bastı. Stajyerlerin ve genç meslektaşlarının yaşadığı ağır ekonomik darboğazı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile doğrudan masaya yatırdıklarını belirten Ağdemir, gençlerin ofis ve maaş krizine merhem olacak o projeyi duyurdu: Devletin maaşın yarısını karşılayacağı yepyeni bir destek paketi!
Ağdemir ayrıca, ceza infaz kurumlarına entegre edilen Akıllı Teknolojilerin Entegrasyonu Projesi (ACEP) sayesinde, avukatların artık cezaevlerine gitmeden tutuklu ve hükümlülerle görüntülü görüşme yapabildiğini hatırlatarak, dijitalleşmedeki bu dev adımın meslektaşlarına büyük bir zaman kazandırdığını vurguladı.