AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz arasında, dış politika ve Türkiye’nin bağımsızlık anlayışı üzerinden başlayan tartışma sosyal medyaya taşındı. Taraflar, Venezuela’da yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin dış politikadaki duruşu üzerinden birbirlerini sert ifadelerle eleştirdi.
İlk açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’tan gelirken, Albayrak CHP İl Başkanı Talat Yalaz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerini eleştirdi. Albayrak, Yalaz’ın açıklamalarını “etkileşim figüranlığı” olarak nitelendirdi. Albayrak, CHP’li yerel yöneticilerin küresel siyaset tartışmaları yerine Eskişehir’deki sorunlara odaklanması gerektiğini savunarak, altyapı, yollar ve su kalitesi gibi konularda eleştirilerde bulundu.
Bunun üzerine CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak Albayrak’a yanıt verdi. Yalaz, dış politikada bağımsızlığın hamasetle değil ilke ve tutarlılıkla sağlanacağını ifade ederek, geçmişte yaşanan bazı dış politika örneklerini gündeme getirdi. Yalaz açıklamasında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin anti-emperyalist hafızasını temsil ettiğini savunarak, CHP’nin tarihsel duruşunun net ve tutarlı olduğunu vurguladı. Karşılıklı açıklamalar kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, iki parti il başkanının polemiği kamuoyunda da tartışma konusu oldu. 
“Genel Başkanı Türkiye’yi Batı’ya şikâyet etme kuyruğu”
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, açıklamasında şu ifadelere yermişti, “Genel Başkanı Türkiye’yi Batı’ya şikâyet etme kuyruğuna girmiş bir partinin yerel temsilcisi olarak bağımsızlıktan bahsetmeniz siyasi bir akıl tutulmasıdır. Küresel diplomasiyi bırakıp Eskişehir’de hangi caddeye duba dikip üç gün sonra hangisini sökeceğinizi, köstebek yuvasına dönen yolları hangi asırda yamayacağınızı düşünün. Önce yönettiğiniz şehirdeki sorunları çözün.” 
“Bir dönem “asla vermeyiz” denilen Rahip Brunson”
CHP İl Başkanı Talat Yalaz sosyal Medyada Gürhan Albayrak'a şu ifadeleri kullandı;
Dış politikada bağımsızlık nutukla, hamasetle değil; ilke ve tutarlılıkla olur.
Dün “kardeşim” denilen Maduro’ya bugün tek kelime edememek bağımsızlık değildir. Peki nedir?
Bir dönem “asla vermeyiz” denilen Rahip Brunson’un, Trump’ın tek bir mektubuyla apar topar uçağa bindirilip gönderilmesi mi bağımsızlıktır? İstanbul’da işlenen Kaşıkçı cinayetinin, önce “belgeleri vermeyiz” denilipte birden Suudi Arabistan’a devredilmesi mi anti-emperyalizmdir?
Dış politikada bir öyle bir böyle savrulanların, başkalarını “Batı’ya şikâyet etmekle” suçlaması ancak trajikomiktir. Cumhuriyet Halk Partisi kimseyi şikâyet etmez; millet adına hesap sorar.
Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin anti-emperyalist hafızasıdır. 6. Filo’yu denize döken iradedir.
“Küresel lider” masallarına ihtiyaç duymadan, işgale de darbeye de açık ve net tavır alanların partisidir.
Hamasetle yerel yönetimleri hedef alarak konuyu saptırmak, dış politikada içine düşülen çaresizliğin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir.
“Masada varız, masayı biz kurarız” diye slogan atmak kolaydır.
Zor olan, emperyal güçler karşısında dik ve tutarlı durabilmektir.
O dik duruş; Kurtuluş Savaşı’ndan 2. Dünya Savaşı’na, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan 1 Mart Tezkeresi’ne kadar CHP’nin tarihsel misyonunda açıkça ortadadır.
Emperyalizmi yedi düvele karşı diz çöktüren bir gelenek, hamasetle siyaset yapmaz.
CHP’liler slogan atmaz; bedel öder.
CHP biat etmez; boyun eğmez.
CHP korkmaz; susmaz.
Haddini bilmesi gereken;
dış politikadaki savrulmayı “bağımsızlık” diye pazarlamaya çalışanlardır."