Eskişehir’de emek ve demokrasi örgütleri ile vatandaşlar, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırgan politikalarını protesto etmek amacıyla Köprübaşı’nda bir araya geldi. Kalabalık, sloganlar eşliğinde Doktorlar Caddesi’ne yürüdü. Yürüyüşün ardından grup adına basın açıklamasını Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına Ceren Kökoğlu okudu.
Açıklamada, ABD’nin “uyuşturucu ile mücadele” bahanesiyle Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi baskı uyguladığı ileri sürülerek, asıl hedefin ülkenin petrolü ve doğal kaynakları olduğu savunuldu. ABD’nin Venezuela’ya yönelik tutumunun, Latin Amerika’yı yeniden “arka bahçe” haline getirme politikasının bir parçası olduğu ifade edildi.
“Asıl hedef, Venezuela halkının emeğiyle var ettiği yeraltı ve yerüstü zenginlikleridir”
Kökoğlu, Çin’in küresel etkisinin kırılmak istendiğini belirterek, "ABD emperyalizmi yılın ilk günlerinde saldırgan politikalarını tırmandırarak Venezuela’ya yönelik açık bir saldırı gerçekleştirmiştir. Uzun süredir sözde “uyuşturucu ile mücadele” bahanesiyle Karayipler’e donanma yığan, Venezuela’ya ait ticaret gemilerini batıran bu saldırgan gücün gerçek amacı açıktır: Venezuela’nın petrolüne ve doğal kaynaklarına el koymak.
Uyuşturucu ticareti bahanesi emperyalist bir yalandır. Asıl hedef, Venezuela halkının emeğiyle var ettiği yeraltı ve yerüstü zenginlikleridir. ABD, bir kez daha dünyanın gözleri önünde bir ülkeyi diz çöktürmeye, bir halkı açlıkla ve şiddetle terbiye etmeye çalışmaktadır.
Bugün Venezuela’ya yönelen saldırı, ABD emperyalizminin Amerika kıtasını yeniden kendi arka bahçesi haline getirme planının parçasıdır. Panama Kanalı üzerindeki nüfuz arayışı, Grönland’ın yeraltı zenginliklerine el koyma girişimi, Kanada’ya yönelen tehditler bu saldırgan hattın sürekliliğini göstermektedir. ABD için sınır yoktur, hukuk yoktur, halkların iradesi yoktur.
Çin’i baş düşman ilan eden ABD emperyalizmi, Latin Amerika’daki Çin etkisini kırmak için Venezuela’yı hedef tahtasına koymuştur. Venezuela’ya yapılan bu saldırı aynı zamanda küresel güç dengeleri üzerinden yürütülen emperyalist hesaplaşmanın ilk hamlelerinden biridir. ABD, henüz doğrudan cephe savaşı göze alamadığı güçlere karşı dolaylı saldırılarla ilerlemektedir.
Ortadoğu’da, Asya’da, Afrika’da ve bugün Latin Amerika’da tetiklenen savaşlar, çatışmalar ve darbeler aynı amaca hizmet etmektedir: Dünyanın yeniden sömürgeleştirilmesi. Bu kirli planın bedelini ise her yerde işçiler, emekçiler ve yoksul halklar ödemektedir.
Venezuela haritada uzak bir ülke gibi görünebilir. Oysa bu saldırının sarsıntıları yakındır, somuttur ve evrenseldir. Bugün Venezuela’ya yönelen ateş, yarın başka bir ülkeye çevrilecektir. Emperyalizmin hedefinde olmayan hiçbir halk yoktur.
Geçmiş, bu saldırgan gücün yenilmez olmadığını göstermiştir. Vietnam halkının direnişi, dünya emekçilerinin dayanışması emperyalizmi geri püskürtmüştür. Bugün de aynı görev önümüzde durmaktadır. Venezuela’ya yapılan saldırı,
Türkiye işçi sınıfına ve emekçilerine de yapılmıştır. ABD’ye verilen her türlü lojistik, siyasal ve söylemsel destek bu saldırının suç ortaklığıdır.
Ortadoğu’da ve ülkemizde Amerikan emperyalizmi için elinden geleni ardına koymayan Saray rejimi bu açık işgal girişimine karşı itidal çağrısından başka bir açıklama yapamayacak kadar emperyalist bataklığa saplanmış durumdadır. Erdoğan ise bu durumu ağzına dahi alamamıştır. Venezuela halkına ve emperyalistlerin bütün halklara karşı işlediği suçlara karşı en büyük dayanışma bu toprakların anti-emperyalist devrimci mücadelesinde saklıdır. 6. Filo’yu denize döken, ODTÜ’de Komer’in arabasını yakarak ülkeden kaçmaya zorlayan anti-emperyalistlerin dayanışması bugün de devam etmektedir.
Ülkemizi yöneten AKP iktidarı dün yaptığı açıklamada Venezuela devlet başkanı ve eşinin kaçırılmasına dahi söz söylemekten acizdir. Açıkça söylüyoruz kahrolsun ABD emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçileri. Venezuela’nın halkının bağımsızlığı için tüm dayanışma duygularımızla yanlarındayız ve egemenliğine dair yapılan açık saldırının karşısındayız.
Türkiye işçi sınıfının ve emekçilerinin görevi, kendi hükümetlerinin bu saldırganlığa destek vermesini engellemektir. Yurt savunması, ABD emperyalizminin ülkedeki nüfuzunun kırılmasından geçer. Türkiye’deki ABD üsleri kapatılmalı, NATO’dan çıkılmalı, ülkemizin bir savaş rampası ve saldırı üssü olarak kullanılmasına izin verilmemelidir.
Başta Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halkları olmak üzere, tüm dünyada sömürülenleri ve baskı altında tutulanları ABD barbarlığına karşı birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz" dedi.
Basın açıklamasında ayrıca Türkiye’deki ABD üslerinin kapatılması, NATO’dan çıkılması ve ülkenin bir savaş üssü olarak kullanılmasına izin verilmemesi çağrısı yapıldı. Açıklama, “Barbarlık yenilecek, emperyalizm yenilecek, ezilen halklar kazanacak” sloganlarıyla sona erdi.