23 Ekim 2026, Cuma
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Çağdaş-Sen Eskişehir’de İlk Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

Çağdaş-Sen Eskişehir’de İlk Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

Çağdaş-Sen Eskişehir Şubesi’nin ilk genel kurulunda sendikal demokrasi, işçi hakları ve kadro sorunu gündeme geldi. Deniz Kalkan şube başkanı oldu.

Çağdaş-Sen Eskişehir Şubesi’nin ilk genel kurulunda sendikal demokrasi, işçi hakları ve kadro sorunu gündeme geldi. Deniz Kalkan şube başkanı oldu.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Sarp Demirhan
Çağdaş-Sen Eskişehir’de İlk Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

Çağdaş-Sen Eskişehir Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu’na Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve sendika üyeleri katıldı. Genel kurulda Çağdaş-Sen Genel Başkanı Bayram Özkan, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Çağdaş-Sen Eskişehir Şube Başkanı Deniz Kalkan konuşma yaptı.

Konuşmalarda sendikal örgütlenme, işçi iradesi, çalışma koşulları, ekonomik sorunlar, belediye şirket işçilerinin kadro talebi ve sendikaların demokratik yapısı öne çıktı. Genel kurulda ayrıca Odunpazarı Belediyesi’nde yapılacak toplu iş sözleşmesine ilişkin beklentiler dile getirildi.

Bayram Özkan: “İşçinin iradesinin üzerinde hiçbir irade yoktur”

Çağdaş-Sen Genel Başkanı Bayram Özkan, genel kurulda yaptığı konuşmada, Eskişehir’de yalnızca bir sendika şubesi kurmadıklarını, emeğin ve alın terinin merkezde olduğu yeni bir sendikal anlayışın temelini attıklarını söyledi. Özkan, atılan adımın Türkiye’deki sendikal mücadele açısından da önemli olduğunu ifade etti.

Çağdaş-Sen’in 14 Temmuz 2026’da kurulduğunu belirten Özkan, sendikanın yeni olmasına karşın mücadelelerinin yeni olmadığını dile getirdi. Yıllardır çalışma hayatının içinde olduklarını kaydeden Özkan, işçilerin çalışma koşullarını, karşılaştıkları sorunları ve yaşadıkları baskıları bildiklerini söyledi.

Türkiye’de sendikacılığın geldiği noktadan rahatsız olduklarını belirten Özkan, işçinin alın teri üzerinden büyüyen ancak zamanla işçiden uzaklaşan sendikal anlayışları kabul etmediklerini ifade etti. İşçilerin fikirlerini sormadan onlar adına karar veren ve iradelerini yok sayan yaklaşımlara karşı olduklarını vurguladı.

Çağdaş-Sen 81 ilde örgütlenmeyi hedefliyor

Türkiye’nin 81 ilinde örgütlenmek istediklerini açıklayan Özkan, belediyelerde, belediye şirketlerinde ve genel hizmetler işkolunda çalışan yüz binlerce emekçiye ulaşmayı amaçladıklarını belirtti. Ancak hedeflerinin yalnızca üye sayısını artırmak olmadığını söyleyen Özkan, hesap verebilir, şeffaf, demokratik ve katılımcı bir işçi örgütü oluşturmak istediklerini kaydetti.

Sendika yöneticilerinin işçilerin üzerinde değil, hizmetinde olması gerektiğini ifade eden Özkan, genel başkandan şube başkanına, temsilcilerden yönetim kuruluna kadar bütün görevlerin işçiye hizmet amacı taşıdığını söyledi.

Sendikanın birkaç kişinin makamı veya kişisel çıkar alanı haline getirilmesine karşı olduklarını belirten Özkan, sendikanın gerçek sahibinin işçi olduğunu vurguladı. Bu anlayış doğrultusunda genel başkanlık görevini iki dönemle sınırlandırdıklarını açıklayan Özkan, hiçbir yöneticinin sendikada ömür boyu koltuk sahibi olamayacağını dile getirdi.

Siyasi partilere eşit mesafe mesajı

Çağdaş-Sen’i herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi olmak veya bir siyasi anlayışın emrinde bulunmak amacıyla kurmadıklarını belirten Özkan, sendikanın temel bağlılığının emeğe, alın terine, hukuka, demokrasiye ve işçi haklarına dayandığını söyledi.

Bütün siyasi partilere eşit mesafede duracaklarını ifade eden Özkan, işçinin hakkını savunanlarla görüşeceklerini, işçinin hakkına zarar verenlerin karşısında duracaklarını kaydetti. İşçilerin siyasi görüşlerinden ziyade ekmeğinin, alın terinin, onurunun ve geleceğinin önemli olduğunu vurguladı.

Özkan, ortak değerlerinin emek, ortak paydalarının alın teri ve ortak mücadelelerinin insanca yaşam mücadelesi olduğunu belirtti. Temel bağlılıklarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleri olduğunu dile getirdi.

“Sendika, işçinin hayat mücadelesinin her alanında yanında olmalı”

Türkiye’de milyonlarca emekçinin ağır ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Özkan, ev kiralarının, market fiyatlarının ve temel ihtiyaçların maliyetinin yükseldiğine dikkat çekti. İşçilerin daha fazla çalışmasına rağmen ücretleriyle daha azını satın alabildiğini belirten Özkan, ailelerin eğitim, kira, fatura ve mutfak giderlerini karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Sendikaların görevinin yalnızca toplu iş sözleşmesi masasına oturmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Özkan, işçilerin işyerindeki sorunlarına, ekonomik sıkıntılarına, sosyal haklarına, iş güvencelerine ve onurlarına sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

Çağdaş-Sen olarak bu anlayışla hareket edeceklerini belirten Özkan, işçilerin yalnızca ekonomik taleplerini değil, adalet, özgürlük, demokrasi, eşitlik ve insanca yaşam taleplerini de savunacaklarını dile getirdi.

Belediye şirket işçilerinin kadro sorununa dikkat çekti

Belediye şirketlerinde çalışan yüz binlerce işçinin yıllardır devam eden kadro sorununu bildiklerini ifade eden Özkan, aynı işi yapan çalışanların farklı statülerde çalıştırılmasını adaletli bulmadıklarını söyledi.

Belediye şirket işçilerinin kadro, iş güvencesi, eşit haklar ve insanca yaşam istediğini belirten Özkan, toplu iş sözleşmelerinde ekonomik ve sosyal hakları geliştirmek için mücadele edeceklerini kaydetti. Ücret artışından ikramiyeye, sosyal yardımlardan iş güvencesine kadar her alanda işçilerin yanında olacaklarını ifade etti.

Sendikal mücadelenin yalnızca para ve ücret konularından ibaret olmadığını belirten Özkan, işçilerin onurunun, adalet talebinin, özgürlük ve demokrasi isteğinin de mücadelelerinin merkezinde yer aldığını vurguladı.

Eskişehir örgütlenmesinde katılımcılık vurgusu

Eskişehir’in Çağdaş-Sen için önemli olduğunu belirten Özkan, sendikanın kuruluşundan itibaren kendilerine güvenen ve örgütlenmeye katkı sunanlara teşekkür etti. Eskişehir şubesinin güçlü, demokratik, katılımcı ve şeffaf bir yapıya sahip olmasının önemine değindi.

İşyeri temsilcilerinin yalnızca üyelerin sorunlarını yönetime ileten kişiler olmaması gerektiğini söyleyen Özkan, temsilcilerin işçilerin yanında bulunmasını, onları dinlemesini ve haklarını savunmasını istedi.

İşyerlerindeki komiteleri güçlendireceklerini ve çalışanların karar süreçlerine katılımını sağlayacaklarını belirten Özkan, işçinin iradesini sendikanın merkezine koyacaklarını ifade etti.

Eskişehirli emekçilere birlikte örgütlenme çağrısında bulunan Özkan, sendikayı birkaç kişinin değil, herkesin sendikası haline getirmek istediklerini söyledi. Mücadelelerinin bir koltuk mücadelesi olmadığını vurgulayan Özkan, işçinin ekmeği, onuru, özgürlüğü ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek konuşmasını “Yaşasın Çağdaş-Sen” sözleriyle tamamladı.

Talat Yalaz: “En kıymetlisi emekçilerin örgütlenmesidir”

Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, konuşmasında emeğin en yüce değer olduğunu, emeğin örgütlenmesinin ise en büyük örgütlenme olduğunu söyledi. Bu örgütlenmenin adının sendika olduğunu belirten Yalaz, sendikal faaliyetlerin öneminin özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarda açıkça görüldüğünü ifade etti.

Türkiye’nin emeğe değer vermeyen, mücadele edenleri yargıyı kullanarak hapsetmekten çekinmeyen ve basın emekçilerinin ortaya koyduğu söylemleri dahi tutuklama gerekçesi olarak gören bir yapıyla yönetildiğini savunan Yalaz, bu nedenle her alanda, özellikle de emekçilerin örgütlenmesine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un 15 yaşından itibaren sol mücadelenin içinde olduğunu söylediğini hatırlatan Yalaz, Kurt’un işçiye ve emekçiye verdiği değeri yalnızca söylemleriyle değil, görevinde yaptığı hizmetlerle de gösterdiğini belirtti.

Genel Başkan Bayram Özkan’ın işçilerin taleplerinin yalnızca ekonomiyle sınırlı olmadığı yönündeki değerlendirmesine de değinen Yalaz, emekçilerin insani değerler, demokrasi, özgürlük, adalet ve insanca yaşama hakkı talep ettiğini söyledi. Sendikal mücadelenin öneminin bu noktada da ortaya çıktığını ifade etti.

Emek mücadelesini Deniz Kalkan ile uzun yıllardır sürdürdüklerini belirten Yalaz, üstlenilen her görevin büyük bir sorumluluk taşıdığını ve bu görevlerin adeta ateşten gömlek giymek anlamına geldiğini dile getirdi. Yalaz, Deniz Kalkan’ı üstlendiği görev için kutlayarak işçilerin ve emekçilerin yanında olacaklarını söyledi. Genel kurulun Odunpazarı emek camiasına, Eskişehir’e ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Kazım Kurt: “Türkiye’de 15 milyon işçi örgütsüz”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Çağdaş-Sen’in yeni bir sendikacılık anlayışıyla ortaya çıktığını belirterek Eskişehir Şubesi’nin birinci olağan genel kurulunun gerçekleştirildiğini söyledi. Genel Başkan Bayram Özkan’ın konuşmasını manifesto niteliğinde değerlendiren Kurt, açıklamaları samimi bir deklarasyon olarak gördüğünü ifade etti.

Türk sendikacılığının ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Kurt, babadan oğula ve dededen toruna geçen sendikacılık anlayışının sona ermesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de 30-40 yıl sendikacılık yapılmasına rağmen işçilerin sömürülmeye devam ettiğini, emekçilerin yoksullukla mücadele ettiğini ve milyonlarca çalışanın asgari ücrete mahkum kaldığını dile getirdi.

Türkiye’de 15 milyon işçinin örgütsüz olduğunu, sendikalı işçi sayısının ise 2,5 milyon olduğunu belirten Kurt, sendikaların ve konfederasyonların varlığına rağmen çalışanların büyük bölümünün sendikasız olduğunu ifade etti. Sendikal mücadelenin önemli bir bölümünün bu 2,5 milyon işçi içinde yürütüldüğünü kaydeden Kurt, sendikalı işçilerin yaklaşık yüzde 70’inin kamu çalışanlarından oluştuğunu düşündüğünü söyledi.

Özel sektörde emeğinin karşılığını almak için mücadele ederek sendikacılık yapanların yok denecek kadar az olduğunu savunan Kurt, sendikacıların konforlu alanlarını terk ederek çalışanlarla birlikte mücadele etmesi gerektiğini belirtti.

“Sendikacılık bir meslek haline gelmemeli”

Çağdaş-Sen’i alışılmışın dışında bir sendika tüzüğüyle ortaya çıktığı için kutlayan Kurt, yöneticilerin görevlerini iki dönemle sınırlandırmasının önemli olduğunu söyledi. Bu uygulamanın sendikacılığın bir meslek haline gelmesini engelleyen ve işçi sınıfı mücadelesine bağlılığı gösteren bir işaret olduğunu ifade etti.

Kurt, ilerleyen süreçte tüzüğün değiştirilerek görev süresinin üç veya beş döneme çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’de geçmişte görev sürelerine ilişkin sınırlamaların sonradan değiştirildiğini hatırlatan Kurt, bu konuda işçilerin ve sendika üyelerinin takipçi olması gerektiğini dile getirdi.

Sendikacılık anlayışının değişmesi gerektiğini savunan Kurt, Türkiye’de 20 milyon çalışan bulunduğu varsayımından hareketle 15 milyonunun örgütsüz olduğunu söyledi. Sendikaların topladığı aidatların ne işe yaradığını sorgulayan Kurt, sendikacıların zenginleşmesi ve özel yaşamlarını konforlu hale getirmesi için yapılan sendikacılığın işçiler tarafından reddedilmesi gerektiğini ifade etti.

Solcu bir belediye başkanı ve politikacı olarak 15 yaşından beri işçi sınıfının mücadelesine katkı sunduğunu belirten Kurt, temel amaçlarının birlikte yönetmek olduğunu söyledi.

Odunpazarı Belediyesi’nde ortak yönetim çağrısı

İşçinin aldığı ücretin artmasının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Kurt, çalışanların görev yaptıkları kurumların yönetimine de katılması gerektiğini ifade etti.

Odunpazarı Belediyesi’nde 2 bin çalışanın bulunduğunu söyleyen Kurt, belediyeyi bu çalışanlarla birlikte yönetmek istediklerini dile getirdi. Çalışanların yönetime katkı sunması ve karar süreçlerine katılması gerektiğini belirten Kurt, bugüne kadar sendikayla bu anlayışı hayata geçiremediklerini söyledi.

Çağdaş-Sen ile birlikte Odunpazarı Belediyesi’nde yönetim anlayışlarına destek veren ve katkı sunan bir sendikal yapı oluşturmayı umduğunu belirten Kurt, işyeri temsilcileriyle her ay bir araya gelerek sorunları tartışmak ve ortak kararlar almak istediğini ifade etti.

Temizlik işlerinin nasıl daha iyi yönetilebileceği ve fen işlerinde asfalt çalışmalarının nasıl daha iyi yapılabileceği gibi konularda çalışanların görüşlerinin alınmasını isteyen Kurt, sendikacıların yalnızca mesai ve izin konularını gündeme getiren bir anlayışla değil, yönetim süreçlerine katkı sunma amacıyla hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın Türkiye’ye örnek olması gerektiğini vurguladı.

Kurt’tan Türkiye’nin yönetimine ilişkin eleştiri

Türkiye’nin kötü yönetildiğini savunan Kurt, ülkenin yönetimine karşı sendikaların yeterince itiraz etmediğini ileri sürdü. İşçilerin refah seviyesinin düşmesinin en büyük nedeninin Türkiye’nin kötü yönetilmesi olduğunu belirten Kurt, sendikaların bu konuda konuşmaya cesaret edemediğini söyledi.

Bunun nedenini baskı ve yaptırım endişesiyle açıklayan Kurt, belediye başkanlarının da yönetime itiraz ettiklerinde baskılarla karşılaştığını savundu. Bu kapsamda Çağdaş-Sen’den farklı bir sendikal yapı ve siyasi anlayış beklediğini ifade etti.

İşçilerin tamamının aynı siyasi görüşte olmasının beklenemeyeceğini belirten Kurt, farklı düşüncelerin bulunmasının demokrasinin gereği olduğunu söyledi. Herkesin düşüncesini açıklayıp bu doğrultuda mücadele edebileceğini ifade eden Kurt, ortak hedefin işçinin refah seviyesini ve yaşam standardını yükseltmek olması gerektiğini kaydetti.

Yaşam standardının yükselmesinin yalnızca maaş artışı anlamına gelmediğini dile getiren Kurt, Odunpazarı Belediyesi’nde 2014 yılında asgari ücret alan bir işçinin zor geçindiğini, bugün asgari ücretin iki katını almasına rağmen yine geçim sıkıntısı yaşadığını söyledi. Bu durumun değişmesi gerektiğini belirten Kurt, Türkiye’nin refahının ve paranın alım gücünün artırılması için doğru politikalar uygulanması gerektiğini ifade etti.

Çağdaş-Sen’in Eskişehir’in sokaklarında ve alanlarında bulunması gerektiğini düşündüğünü söyleyen Kurt, seçilecek yöneticilere başarılar diledi.

Deniz Kalkan: “Hiçbir işçinin iradesine ipotek konulamaz”

Çağdaş-Sen Eskişehir Şube Başkanı Deniz Kalkan, genel kurulda yaptığı konuşmada sendika seçmenin, örgütlenmenin ve yöneticileri özgür iradeyle belirlemenin her emekçinin temel hakkı olduğunu söyledi.

“Hiçbir işçinin iradesine ipotek konulamaz. Hiçbir emekçi, tercihinden dolayı baskı altında bırakılamaz” diyen Kalkan, genel kurulda emeğin, özgürlüğün, demokrasinin ve dayanışmanın geleceğini birlikte şekillendirdiklerini ifade etti.

Sendikacılığı yalnızca toplu sözleşme imzalamaktan ibaret görmediklerini belirten Kalkan, işçinin alın terine sahip çıkmanın, hakkını savunmanın, işyerinde adaleti sağlamanın ve emekçinin geleceği için mücadele etmenin sendikal faaliyetlerin temelini oluşturduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini, hayat pahalılığının arttığını ve ücretlerin eridiğini söyleyen Kalkan, emekçilerin geçim mücadelesi verdiğini belirtti. Ekonomik krizin faturasının alın teriyle çalışan insanlara kesilmesine karşı çıktıklarını ifade eden Kalkan, demokrasi, özgürlük, hak, hukuk ve adalet istediklerini söyledi.

Mücadelelerinin yalnızca ücret artışından ibaret olmadığını vurgulayan Kalkan, insan onuruna yakışır bir yaşam için mücadele ettiklerini kaydetti.

Odunpazarı Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi beklentisi

Odunpazarı Belediyesi’nde gerçekleştirilecek toplu iş sözleşmesine ilişkin hedeflerini de açıklayan Kalkan, işçiden ve emekçiden yana bir anlayışla çalışanların haklarını koruyan, yaşam koşullarını iyileştiren ve alın terinin karşılığını veren bir sözleşme için mücadele edeceklerini söyledi.

Belediye Başkanı Kazım Kurt’un emekten yana yaklaşımına güvendiklerini belirten Kalkan, Odunpazarı Belediyesi çalışanlarının beklentilerini karşılayacak güçlü bir toplu iş sözleşmesine ulaşacaklarına yürekten inandığını dile getirdi.

Deniz Kalkan’dan hukuk ve adalet vurgusu

Demokrasi ve hukuk mücadelesinin sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Kalkan, belediye başkanlarına ve kamu görevlilerine yönelik yargı süreçlerinde hukukun evrensel ilkelerinin, masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının titizlikle korunmasını istedi.

Yolsuzluk yapan ve kamu kaynaklarını kötüye kullanan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyleyen Kalkan, hiç kimsenin makamından dolayı ayrıcalıklı olmaması gerektiğini ifade etti. Bununla birlikte, suçluluğu kesinleşmeden hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Hukukun kişilere ve siyasi görüşlere göre değişmesini kabul etmediklerini belirten Kalkan, hukukun herkes için eşit olması ve adaletin herkes için güvence altında bulunması gerektiğini söyledi.

Baskı yerine özgürlüğe, ayrımcılık yerine eşitliğe ve adaletsizlik yerine hukukun üstünlüğüne inandıklarını ifade eden Kalkan, güçlerinin makamlardan değil işçinin iradesinden geldiğini dile getirdi.

Mücadelelerinin tek bir kişiye değil, bütün emekçilere ait olduğunu belirten Kalkan, örgütlü emeğin yenilmeyeceğini söyledi. Konuşmasının sonunda genel kurulun Odunpazarı Belediyesi çalışanları başta olmak üzere tüm Eskişehirli emekçilere, sendikaya ve çalışma hayatına hayırlı olmasını dileyen Kalkan, emeği geçenlere teşekkür etti. Kalkan, emekçileri omuz omuza vermeye, birliklerini büyütmeye ve dayanışmayı güçlendirmeye çağırarak Eskişehir’den Türkiye’ye emeğin ve özgürlüğün sesini birlikte yükseltmek istediklerini ifade etti.

Çağdaş-Sen Eskişehir Şube yönetiminde Deniz Kalkan yer aldı

Genel kurul kapsamında zorunlu organlara adaylık oy pusulasında yer alan bilgilere göre, Çağdaş-Sen Eskişehir Şube Başkanlığına Deniz Kalkan aday gösterildi. Yönetim Kurulu asıl üyeliği listesinde şube başkan yardımcılığı için Muharrem Ceylan, şube mali sekreterliği için Çiğdem Çelik, kurul üyelikleri için ise Nihat Koca ve Murat Çetinkaya yer aldı.

Yönetim kurulu yedek üyeliği listesinde Derya Doğuş, Yiğit Madankaya, Burcu Ural, Özgür Özel ve Mine Köymen bulunuyor.

Denetleme ve disiplin kurulları

Denetleme Kurulu asıl üyeliği için Mustafa İmamoğlu, Zafer Bulut ve Arzu Sezen’in isimleri yer aldı. Disiplin Kurulu asıl üyeliği listesinde ise Erenay Özgür Aydemir, Çağdaş Özyazıcı ve Güneş Sara Kula bulunuyor.

Genel merkez üst kurul delegeliği için hazırlanan listede 45 isim yer aldı. Listede Deniz Kalkan, Güney Demirdaş, Arzu Sezen, Onur Ahmet Turan, Ali Rıza Güneş, Mert Eser, Nihat Hatipoğlu, Mustafa İmamoğlu, Tanju Kalkan, Oğulcan Karausta, Serkan Kasap, Nihat Koca, Mine Köymen, İdris Erkan, Yiğit Madankaya, Çağdaş Orak, Özgür Özel, Sedat Yıldırım, Aslı Kıran, Erkan Sucu, Burcu Ural, Pelin Aydın, Eray Özgür Aydemir, Ozan Çelik, Gülseren Al, Seydi Ateş, Gürkan Çelik, Aykut Odabaşı, Muharrem Ceylan, Özgül Özbil, Ömer Tosun, Ayşe Öz, Derya Doğuş, Mehmet Koktay, Akın Kırmızı, Kübra Yaman, Zeliha Tiryaki, Beste Demirkan, Cengiz Ozat, Mahir Ozan Gündüz, Şafak Ok, Osman Saygı, Murat Çetinkaya, Sefa Çiloğlu ve Özgür Gitmez’in isimleri yer aldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız