23 Ekim 2026, Cuma
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Barış Günaydın: “Savunmayı şiddetle, basını tutuklamayla susturamazsınız”

Barış Günaydın: “Savunmayı şiddetle, basını tutuklamayla susturamazsınız”

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, avukatlara yönelik saldırılara, gazetecilerin tutukluluğuna ve kadın cinayetlerine tepki göstererek çağrıda bulundu.

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, avukatlara yönelik saldırılara, gazetecilerin tutukluluğuna ve kadın cinayetlerine tepki göstererek çağrıda bulundu.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Rabia Bıyık
Barış Günaydın: “Savunmayı şiddetle, basını tutuklamayla susturamazsınız”

Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, avukatlara yönelik saldırılar, gazetecilerin tutukluluğu ve kadın cinayetlerine ilişkin açıklama yaptı. Savunma hakkı, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Günaydın, yaşananların hukuk devleti açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Son günlerde farklı kentlerde avukatların görevleri sırasında saldırıya uğramasına, gazetecilerin özgürlüklerinin kısıtlanmasına ve kadınların şiddet nedeniyle hayatını kaybetmesine dikkat çeken Günaydın, insanların haklarını özgürce arayabildiği, gazetecilerin gerçeği aktarabildiği ve herkesin yaşam güvenliğine sahip olduğu bir ülkenin gerekliliğini vurguladı.

“Avukatın can güvenliği, savunma hakkının güvencesidir”

Av. Barış Günaydın, 13 Ekim’de Aksaray Barosu üyesi Av. Çiğdem Akbulut Çökmez’in Aksaray Adliyesi’nde, aynı gün Afyonkarahisar Barosu üyesi Av. Fahri Fevzi Kartal’ın ise duruşma salonunda saldırıya uğradığını hatırlattı.

Günaydın, 20 Ekim’de Van Barosu üyesi Av. Turan Yazan’ın adliye içinde; 21 Ekim’de İstanbul Barosu üyeleri Av. Muhammed Baykan Karataş ve Av. Selim Durna’nın da Küçükçekmece’de yürüttükleri haciz işlemi sırasında saldırı ve tehditlere maruz kaldığını belirtti.

Farklı kentlerde ve görev alanlarında yaşanan olayların avukatların güvenliğine ilişkin kaygıları artırdığını ifade eden Günaydın, avukatların temsil ettikleri kişilerin yerine konulamayacağını ve yürüttükleri hukuki işlemler nedeniyle hedef alınmalarının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Avukatların adliyede, duruşma salonunda ve haciz mahallinde can güvenliği endişesi yaşamadan görev yapabilmesi gerektiğini belirten Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Günaydın, avukatların korunmasına yönelik etkili yasal düzenlemelerin ve somut güvenlik tedbirlerinin hayata geçirilmesini, saldırıların etkin biçimde soruşturulmasını ve failler hakkında gerekli yaptırımların uygulanmasını istedi.

Özge Penbegül’ün öldürülmesine tepki

Açıklamasında İzmir’in Menemen ilçesinde görev yapan Av. Özge Penbegül’ün öldürülmesine de değinen Günaydın, bir meslektaşlarının yaşam hakkının elinden alınmasının büyük üzüntü ve öfke yarattığını belirtti. Basına yansıyan bilgilere göre Penbegül’ün nişanlısı olan polis memuru tarafından öldürüldüğünü aktaran Günaydın, kadın cinayetlerinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin etkin biçimde uygulanması gerektiğini vurguladı.

Kadınların yaşam hakkını korumanın devletin anayasal yükümlülüğü olduğunu ifade eden Günaydın, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması, koruyucu ve önleyici tedbirlerin eksiksiz alınması ve ihmallerin yeni kayıplara yol açmasının önlenmesi çağrısında bulundu.

Eskişehir Barosu olarak Özge Penbegül’ün ailesine, yakınlarına ve meslektaşlarına başsağlığı dileyen Günaydın, olayın hukuki sürecini takip edeceklerini açıkladı.

“Gazetecilik suç değildir, gerçekler tutuklanamaz”

Barış Günaydın, gazetecilerin gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra adli kontrol kararları, erişim engelleri ve yayın yasaklarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek basın özgürlüğüne ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutuklu bulunmalarının basın özgürlüğü açısından ciddi kaygı yarattığını söyleyen Günaydın, haber kaynaklarıyla görüşmenin, iddiaları araştırmanın, kamu görevlilerine soru sormanın ve kamu yararını ilgilendiren konuları gündeme taşımanın gazetecilik faaliyetinin temel unsurları olduğunu ifade etti.

Anayasa’nın 26 ve 28’inci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Günaydın, bu özgürlüğün yalnızca çoğunluğun benimsediği görüşleri değil, sorgulayan ve eleştiren yayınları da kapsadığını belirtti.

Tutuklamanın bir cezalandırma ya da yıldırma aracına dönüşmemesi gerektiğini kaydeden Günaydın, gazetecilerin özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve haberlerin erişime engellenmesinin toplumun haber alma hakkını da etkilediğini söyledi. Günaydın, Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutukluluk hallerine son verilmesini, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlükleri kısıtlanan basın emekçilerine yönelik hukuka aykırı tedbirlerin kaldırılmasını ve sansür uygulamalarına son verilmesini istedi.

“Haklarımızı birlikte savunacağız”

Eskişehir Barosu’nun yalnızca avukatların mesleki haklarını değil, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, savunma hakkını ve temel özgürlükleri de savunmakla yükümlü olduğunu belirten Günaydın, saldırıya uğrayan meslektaşlarının yanında olmaya ve yaşanan olayların takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Avukatların güvenliğinin savunma hakkı, gazetecilerin özgürlüğünün toplumun haber alma hakkı, kadınların yaşam hakkının ise devletin temel yükümlülükleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Günaydın, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Avukatların korkmadan savunma yapabildiği, gazetecilerin korkmadan haber yaptığı, kadınların korkmadan yaşadığı, yurttaşların korkmadan hakkını aradığı bir ülke istiyoruz.

Savunmayı şiddetle, basını tutuklamayla, kadınları cezasızlıkla susturamazsınız.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız