21 Ekim 2026, Çarşamba
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | BES Eskişehir’den Bütçe Tepkisi: Emekçiler Ne İstiyor?

BES Eskişehir’den Bütçe Tepkisi: Emekçiler Ne İstiyor?

BES Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Akçin, 2027 bütçesini eleştirerek ek zam, adil vergi sistemi, ücretsiz kamu hizmetleri ve grevli toplu sözleşme talep etti.

BES Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Akçin, 2027 bütçesini eleştirerek ek zam, adil vergi sistemi, ücretsiz kamu hizmetleri ve grevli toplu sözleşme talep etti.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)
MUHABİR: Sarp Demirhan
BES Eskişehir’den Bütçe Tepkisi: Emekçiler Ne İstiyor?

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Akçin, 2027 yılı bütçesi ve sonraki iki yılın tahmini bütçelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İktidarın emekçilere ve yoksullara yeniden sabretmelerini söylediğini belirten Akçin, bütçenin emekçiler yerine sermaye ve servet sahiplerine kaynak aktardığını savundu. Akçin, bütçenin demokratik bir süreçle hazırlanmasını isteyerek kamu emekçileri ve emeklilerinin hak kayıplarının giderilmesi çağrısında bulundu.

“BU BÜTÇE BİR REFAH BÜTÇESİ DEĞİL”

İsmail Hakkı Akçin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 2027 yılı bütçesini “dayanıklılık, refah ve dönüşüm” bütçesi olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Bütçenin toplam büyüklüğünün 27 trilyon 276 milyar TL olarak açıklandığını belirten Akçin, faiz giderleri için yaklaşık 3,98 trilyon TL ayrıldığını, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar içinse bunun çok daha gerisinde kaynak öngörüldüğünü ifade etti.

Akçin, bütçenin diğer kalemlerine bakılmadan dahi bir refah bütçesi olmadığının görüldüğünü savunarak şu ifadeleri kullandı:

“2027 yılı bütçesinin bir refah bütçesi değil, alt sınıflardan üst sınıflara tarihi bir servet transferi belgesi olduğu görülmektedir.”

Hazırlanan bütçenin başta kamu emekçileri olmak üzere dar ve sabit gelirli kesimler için sıkı para politikasının devam edeceği anlamına geldiğini öne süren Akçin, sermaye ve servet sahiplerine bütçe kaynaklarının aktarılacağını iddia etti.

VERGİ YÜKÜNÜN YÜZDE 73’ÜNE DİKKAT ÇEKTİ

İktidarın eylül ayında açıkladığı Orta Vadeli Program ile 2027 yılı bütçe verilerini birlikte değerlendiren Akçin, bütçenin emekçilere yeniden kemer sıkma politikaları dayattığını savundu.

Bütçenin yüzde 85 oranında vergi gelirlerine dayandığını belirten Akçin, 2027 yılı için 19,9 trilyon TL vergi geliri hedeflendiğini aktardı. Akçin, dolaylı vergiler olan KDV ve ÖTV ile ücretlilerin maaşlarından kesilen gelir vergisinin toplamının, hedeflenen vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 73'ünü oluşturduğunu ifade etti.

Toplanması hedeflenen 5,5 trilyon TL gelir vergisinin yüzde 93'ünün, yaklaşık 5,2 trilyon TL'sinin işçi, memur ve ücretli çalışanların maaşlarından doğrudan kesileceğini belirten Akçin, vergilerin maaşlar çalışanların eline geçmeden alındığını söyledi.

Akçin, zorunlu tüketim vergilerindeki artışlarla birlikte ortalama bir hanenin aylık vergi yükünün 60 bin TL ile 76 bin TL arasına ulaştığını öne sürdü.

FAİZ ÖDEMELERİ VE SERMAYE TEŞVİKLERİNİ ELEŞTİRDİ

Merkezi yönetimin 3 trilyon 868 milyar TL'lik bütçe açığını kapatmak için yurttaşların ve emekçilerin gelirlerine yöneldiğini savunan Akçin, üretimden uzak politikalarla sermaye sahiplerine kaynak aktarıldığını iddia etti.

Akçin'in açıklamasına göre sosyal yardım ve destekler için 1,34 trilyon TL ayrılırken faiz ödemeleri için 3,98 trilyon TL kaynak öngörülüyor. Sermayeye “Vazgeçilen Vergi / Sermaye İndirimi” adı altında 4,87 trilyon TL, patronlara doğrudan destek olarak 1,009 trilyon TL ayrıldığını belirten Akçin, Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) garanti ödemelerinin de yüzde 40 artışla 306 milyar TL'ye ulaştığını ifade etti.

Bu kaynak dağılımını eleştiren Akçin, bütçenin emekçilerin ihtiyaçlarını karşılamak yerine sermayeye avantaj sağladığını savundu.

“18 MİLYAR DOLARLIK FON VURGUNUNUN FATURASI HALKA YIKILMAK İSTENİYOR”

Bütçeden sermayeye vergi ve sigorta teşvikleri sağlanmasının yanı sıra halkın ve küçük yatırımcıların kaynaklarının da zarar gördüğünü ileri süren Akçin, vergilerle oluşturulan fonların sermaye gruplarına aktarıldığını iddia etti.

Akçin, söz konusu fonlarla ilgili 18 milyar dolarlık bir vurgun yaşandığını öne sürerek bunun sorumlusunun siyasi iktidar olduğunu savundu. Açıklamasında, 18 milyar doların yaklaşık 888 milyar 120 milyon TL'ye karşılık geldiğini belirten Akçin, bu tutarın 1 milyon memurun bir yıllık maaşına ve 2 milyon 555 bin kamu emekçisinin beş aylık maaşının tamamına eşit olduğunu ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı'nın konunun “kontrol altında” olduğunu söylediğini aktaran Akçin, fonlarla ilgili faturanın bütçe üzerinden halka ve emekçilere yüklenmek istendiğini savundu.

Akçin, sermayeye vergi afları, teşvikler ve garantili ödemeler sağlanırken kamu emekçilerine tasarruf tedbirleri, düşük ücretler ve vergi dilimi uygulamalarının dayatıldığını ileri sürdü. Fonlarla ilgili iddiaların sorumlularının derhal istifa etmesi gerektiğini söyledi.

KAMU HİZMETLERİNE AYRILAN PAYIN AZALDIĞINI SAVUNDU

Bütçe kaynaklarının sermaye teşvikleri ve faiz ödemelerine ayrılması nedeniyle kamu hizmetlerine ayrılan payın gerilediğini öne süren Akçin, genel kamu hizmetlerinin bütçedeki payının 2002 yılında yüzde 42 seviyesindeyken yüzde 31,2'ye düştüğünü belirtti.

Kamu borcunun son sekiz yılda 13,4 kat arttığını ifade eden Akçin, borcun 1 trilyon 180 milyar TL'den 15 trilyon 893 milyar TL'ye yükseldiğini söyledi.

Akçin, bütçeyi aynı zamanda bir savaş bütçesi olarak nitelendirdi. Kamu yatırımlarında halka ayrılan payın azaldığını savunan Akçin, savunma ve güvenlik harcamalarının 3,45 trilyon TL seviyesine çıkarıldığını belirterek bütçenin güvenlikçi politikalara yöneldiğini öne sürdü.

KAMU EMEKÇİLERİNİN ÜCRET KAYIPLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Kamu emekçileri ve kamu emeklilerinin gelir kayıplarına da değinen Akçin, 2026 yılı toplu sözleşme zammı ve hükümetin hedef enflasyon değişikliği nedeniyle kamu emekçilerinin yalnızca hükümetin kendi toplu sözleşme zam kriterine göre kaybının yüzde 13,11'e ulaştığını ifade etti.

Akçin, hükümetin 2027 yılı için tahmini enflasyon oranını yüzde 21 olarak güncellediğini, 2027 toplu sözleşme zammının ise yüzde 5 ve yüzde 4 olmak üzere kümülatif yüzde 9,2 olarak öngörüldüğünü söyledi.

Toplu sözleşme farklarının ek zamla telafi edilmemesi durumunda kamu emekçileri ve emeklilerinin 2027 yılındaki kaybının yüzde 11,8 olacağını savunan Akçin, reel alım gücünün düşeceğini dile getirdi.

Hükümetin tahmini enflasyon oranlarını düşük açıklayıp daha sonra gerçekleşen enflasyon nedeniyle çalışanların gelir kaybına uğradığını öne süren Akçin, toplu sözleşme masalarında yetkili sendikalar olarak yer alan Memur-Sen ve Kamu-Sen'i de eleştirdi. Akçin, kamu emekçilerinin yaşadığı kayıplarda bu sendikaların da sorumluluğu bulunduğunu savundu.

SENDİKA BARAJI TARTIŞMALARINA TEPKİ GÖSTERDİ

Kamu emekçilerinin ücret kayıplarına karşı mücadele etmek yerine sendikaların kendi konumlarını korumaya odaklandığını ileri süren Akçin, sendikal örgütlenmenin önüne yüksek barajlar getirilmesine yönelik çalışmaları eleştirdi.

Kamu emekçilerinin mücadeleyle kazandıkları sendika kurma ve örgütlenme haklarının barajlarla engellenmeye çalışıldığını savunan Akçin, sendikalara çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Gerçekten yapabiliyorsanız 8 toplu sözleşmedir yaşattığınız bu kayıpların hesabını verin, o sendika gökdelenlerinden çıkıp emekçilerin gerçek sorunları için mücadele edin.”

“BÜTÇEYİ TOPLUMUN TÜM TARAFLARINA AÇIN”

Açıklamasının devamında iktidara çağrıda bulunan Akçin, emekçileri, emeklileri ve yoksulları yok sayan, vergileri sermaye ve rant sahiplerine aktaran bütçe anlayışından vazgeçilmesini istedi.

Hazırlanacak bütçenin başta emek örgütleri olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin katılımına açılması gerektiğini belirten Akçin, demokratik bir sürecin işletilmesi çağrısında bulundu.

Akçin, emekçilerin katılımı olmadan hazırlanacak bir bütçeyi kabul etmeyeceklerini ifade ederek bütçeyle dayatıldığını savunduğu yoksulluğa karşı mücadelenin iş yerlerinden başlayarak hayatın bütün alanlarında sürdürüleceğini söyledi.

BES Eskişehir'in 10 maddelik talebi

BES Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Akçin, açıklamasında kamu emekçileri ve emeklilerinin haklarının iyileştirilmesi için 10 maddelik talep listesini de paylaştı.

1. Hedef enflasyon kayıplarının karşılanması: Hedef enflasyon ile toplu iş sözleşmesi (TİS) artışı arasındaki 13,11 puanlık farkın derhal ödenmesi ve acil ek zam yapılması.

2. İnsanca yaşanacak temel ücret: En düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve bu ücretin tam sigortalı olması.

3. Seyyanen zammın emekliliğe yansıtılması: İlave ödemeler dâhil tüm gelirlerin taban aylığa eklenmesi, 3600 ek gösterge sözünün tutulması ve tüm memurlar için adil bir ek gösterge sistemi oluşturulması.

4. 5510 sayılı yasanın değiştirilmesi: Ekim 2008 sonrasında işe giren kamu emekçilerinin hak kayıplarının giderilmesi.

5. Adil vergi sistemi: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması; gelir vergisinin birinci diliminin yüzde 10'da sabitlenmesi ve temel ihtiyaçlarla asgari ücret tutarının vergiden muaf tutulması.

6. Kamusal hizmetlerin ücretsiz olması: Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm temel kamu hizmetlerinin nitelikli ve ücretsiz sunulması.

7. Zorunlu giderlerin karşılanması: Ulaşım, servis, sağlıklı yemek ve temiz içme suyunun tüm kamu emekçilerine ücretsiz sağlanması.

8. Lojman ve kira yardımı: Başta genç kamu emekçileri olmak üzere her ilde kamu lojmanlarının yeniden açılması ve özellikle büyükşehirlerde acil kira tazminatı ödenmesi.

9. Her iş yerine nitelikli kreş: Tüm kamu kurumlarında 24 saat hizmet veren ücretsiz kreşlerin ve bebek bakım odalarının açılması.

10. Sendika barajı yerine grevli toplu sözleşme: Sendikal örgütlenmeyi ve sendika özgürlüklerini engelleyen barajların kaldırılması, grevli toplu sözleşme hakkının yasalaşması.

Açıklamasının sonunda yoksulluk ve yolsuzluk bütçesi olarak nitelendirdiği bütçe anlayışına karşı olduklarını belirten Akçin, vergilerin sermayeye aktarılmasını kabul etmediklerini söyledi.

Tüm emekçileri ve sendikaları bütçe hakkı için mücadeleye çağıran Akçin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“İnsanca yaşam, güvenceli iş ve demokratik bütçe için tüm emekçileri, sendikaları bütçe hakkımız için mücadeleye çağırıyoruz.


 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız