Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketi ANSET üzerinden gerçekleştirilen ihalelere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan bin 849 sayfalık iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Aralarında görevden uzaklaştırılan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve eski Genel Sekreter Cansel Tuncer'in de bulunduğu 55 sanık, rüşvetten ihaleye fesat karıştırmaya kadar uzanan 15 farklı suçlama ile hakim karşısına çıkacak. Dosya kapsamında 15 kişi tutuklu bulunurken, sanıklar hakkında talep edilen hapis cezaları dikkat çekiyor.
Milyonluk harcamalar ve kamu zararı iddiaları
İddianamede, beş yıllık süreçte ANSET aracılığıyla düzenlenen festival, konser ve çeşitli kültürel etkinlikler için yaklaşık 360 milyon lira harcama yapıldığı belirtildi. Bu tutarın 2025 yılı enflasyon verileriyle güncellenmiş karşılığının 778,4 milyon lirayı bulduğu hesaplandı. Bilirkişi raporlarında, özellikle Time Organizasyon ile yapılan sözleşmelerde piyasa araştırmasının yetersiz olduğu ve rekabet şartlarının oluşmadığı vurgulanırken, ticari faizler dahil toplam kamu zararının 113,4 milyon lira civarında olduğu öne sürüldü.
Böcek ve Tuncer için hapis cezası talebi
Savcılık makamı, Muhittin Böcek için 25 yıldan 69 yıla, Cansel Tuncer için ise 9 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası talep etti. İddianamede Böcek'in dört kez rüşvet almakla suçlandığı, her iki isim için de zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezaların artırılmasının istendiği kaydedildi. Ayrıca, rüşvetten elde edildiği iddia edilen malvarlığı değerlerinin aklanması ve bu değerlerin müsaderesi de talep edilenler arasında yer aldı.
Sanıklardan suçlamalara ret
Mahkemeye sunulan ifadelerinde suçlamaları reddeden sanıklar, işlemlerin yasal mevzuata uygun yürütüldüğünü savundu. Muhittin Böcek, ihalelerin stratejik plan ve bütçe doğrultusunda yapıldığını, herhangi bir usulsüz talimat vermediğini ve ihalelerin denetimlerden geçtiğini belirtti. Cansel Tuncer ise ihale süreçlerinde imzasının bulunmadığını, malvarlığına ilişkin iddiaların ise miras ve mesleki kazançlardan kaynaklandığını ifade ederek, kamu zararı oluşmadığını savundu.