19 Ekim 2026, Pazartesi
Eskişehir Durum | Eskişehir Gündem | Nadir Küpeli: Türkiye “Made in Europe” Dışında Kalamaz

Nadir Küpeli: Türkiye “Made in Europe” Dışında Kalamaz

Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Türkiye’nin AB’nin “Made in Europe” teşvikleri dışında bırakılması ihtimaline tepki göstererek “Made WITH Europe” çağrısı yaptı.

Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Türkiye’nin AB’nin “Made in Europe” teşvikleri dışında bırakılması ihtimaline tepki göstererek “Made WITH Europe” çağrısı yaptı.

KAYNAK: Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB)
Nadir Küpeli: Türkiye “Made in Europe” Dışında Kalamaz

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm ve sanayi teşvikleri kapsamında gündeme getirdiği “Made in Europe” kriterlerinde Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması ihtimaline tepki gösterdi. Birleşik Krallık’ın kapsama alınmasının gündeme gelmesine karşın Türkiye’nin 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığına rağmen bu mekanizmaların dışında tutulmasının çifte standart olacağını belirten Küpeli, Türk sanayisinin Avrupa için önemli bir üretim ortağı olduğunu ifade etti.

Avrupa Birliği’nin küresel sanayi rekabet gücünü artırmak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Türkiye’nin dışlanma riskiyle karşı karşıya olduğunu savunan Küpeli, Fransa ve Almanya arasında varılan uzlaşmayla Birleşik Krallık’ın “Made in Europe” kapsamına alınmasının gündeme geldiğini hatırlattı. Küpeli, Türkiye’nin “Made in Europe” ve “Made in EU” teşvik mekanizmalarının dışında bırakılması ihtimalinin Türk sanayisi ve iş dünyası açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

“AVRUPA SANAYİSİ TÜRKİYE OLMADAN DÖNÜŞEMEZ”

Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle uzun yıllara dayanan üretim ve ticaret entegrasyonuna dikkat çeken Nadir Küpeli, Türkiye’nin “Made in Europe” kapsamı dışında tutulmasının Avrupa’nın rekabet gücüne zarar vereceğini savundu.

Küpeli, açıklamasında Avrupa Birliği’nin ABD’nin korumacı politikaları ve Uzak Doğu’nun haksız rekabeti karşısında kendi sanayisini korumak isterken yanlış bir korumacılık yaklaşımına yönelme riski taşıdığını belirtti.

Türkiye’nin Avrupa Birliği için sıradan bir üçüncü ülke olmadığını ifade eden Küpeli, 1996 yılından bu yana Gümrük Birliği’nin uygulandığını, Türkiye’nin AB dış ticaret mevzuatı ve standartlarına uyum sağladığını söyledi. Küpeli, bu süreçte AB lehine 350 milyar avroyu aşan dış ticaret açığının oluştuğunu öne sürdü.

Otomotiv sektörünün Türkiye ile Avrupa arasındaki üretim entegrasyonunun önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Küpeli, Türk sanayisinin AB genelinde 250 binden fazla nitelikli istihdamı doğrudan desteklediğini ifade etti. Türkiye’de faaliyet gösteren otomotiv tesislerinin yüzde 75’inin Avrupalı büyük ortaklıkların eseri olduğunu kaydeden Küpeli, yıllık 30 milyar doları aşan otomotiv ihracatının yüzde 70’ten fazlasının AB pazarına gerçekleştirildiğini aktardı.

Küpeli, nihai montaj veya menşe kriterleri gerekçe gösterilerek Türk fabrikalarının sübvansiyonlardan ve kamu alımlarından dışlanmasının serbest pazar ve entegrasyon kurallarıyla bağdaşmadığını savundu.

“ESKİŞEHİR SANAYİSİ AVRUPA’NIN AYRILMAZ TEDARİK GÜCÜDÜR”

Eskişehir sanayisinin Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Küpeli, olası dışlanma riskinin yalnızca otomotiv sektörünü etkilemeyeceğini ifade etti.

Küpeli, raylı sistemlerden beyaz eşyaya, otomotiv yan sanayisinden makine ve havacılık imalatına kadar Avrupa standartlarında üretim yapan çok sayıda sanayicinin ve on binlerce çalışanın bu süreçten etkilenebileceğini dile getirdi.

Eskişehir OSB’nin yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Küpeli, bölgenin sıfır karbon vizyonuyla Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkeyle sınırlı bir üretim alanı oluşturarak maliyetleri kontrol altında tutabileceği ve küresel rakipleriyle tek başına mücadele edebileceği düşüncesinin yanlış olduğunu savunan Küpeli, Türk sanayisinin üretim gücünün dışlanmasının Avrupa’da daha pahalı ürünlere ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceğini öne sürdü.

“MADE WITH EUROPE” İLKESİ ESAS ALINMALI

Birleşik Krallık’ın ortak gümrük tarifesi ve pazar uyumu şartlarıyla “Made in Europe” kapsamına alınmasının gündeme gelmesine dikkat çeken Küpeli, Türkiye’nin 30 yıllık Gümrük Birliği geçmişine rağmen dışarıda bırakılması ihtimalinin açıklanamayacağını ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk iş dünyasının, Ticaret Bakanlığının liderliğinde diplomatik, hukuki ve ticari kanalları kullanarak bu duruma karşı girişimlerde bulunacağını belirten Küpeli, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’ne çağrıda bulundu.

Küpeli, Türkiye’nin eşit ve tam yetkili ortak olarak yer aldığı “Made WITH Europe” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Gerçekçi ve sürdürülebilir olan yaklaşım dışlayıcı bir ‘Made in EU’ değil; Türkiye'nin eşit ve tam yetkili ortak olarak masada yer aldığı ‘Made WITH Europe’ anlayışı olmalıdır. Bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği bir ortaklık olamaz. Ortaklıklarda kazan kazan düşüncesi esastır.”

ESKİŞEHİR OSB SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAK

Avrupalı iş ortakları aracılığıyla AB yönetiminin kararını değiştirmesine yönelik girişimlerini sürdürdüklerini belirten Küpeli, Eskişehir OSB yönetimi ve sanayicileri olarak üreticilerin emeğini ve Türkiye’nin uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığını belirttiği haklarını yok sayacak adımları doğru bulmadıklarını söyledi.

Sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurgulayan Küpeli, Avrupa Birliği yönetiminin kararını en kısa sürede gözden geçirmesini umduklarını ifade etti. Küpeli, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki tarihsel ilişkilere ve 30 yıllık Gümrük Birliği geçmişine işaret ederek AB yönetiminin sağduyulu adımlar atacağına inandığını dile getirdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız