6 Şubat 2023’te meydana gelen ve tüm Türkiye’yi derinden sarsan depremlerin ardından Eskişehir’e yerleşen depremzede Gül Ay, yaşadığı büyük acıya rağmen hayatını yeniden kurmak için verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor. 54 yaşındaki Ay, 1+1 apart dairesinin küçük mutfağında hazırladığı reçelleri tezgâhında satarak hem geçimini sağlıyor hem de çocuklarının eğitimine destek oluyor.
Adıyaman’da meydana gelen yıkımın ardından Eskişehir’e taşınan Ay, yaklaşık üç yıldır burada yaşamını sürdürüyor. Kısıtlı imkânlarla başladığı reçel üretimi zamanla bir gelir kapısına dönüşürken, Ay’ın azmi birçok kişiye de ilham oluyor. Belediyenin kadın kooperatiflerine sağladığı destekle ürünlerini sergileyen Ay, bu süreçte bir kızını doktor yapmanın gururunu yaşarken şimdi ise oğlunu avukat yapmak için okutuyor.
“Canciğerlerimi kaybettim ama çocuğum için dik durdum”
Depremde birçok akrabasını ve yeğenini kaybettiğini dile getiren Gül Ay, yaşadığı acıya rağmen çocukları için güçlü durmaya çalıştığını söyledi. Ay, “Burada ürünlerimi sergiliyorum. Mutfağı çok sevdiğim için bu alanda girişim yapmaya başladım. Liseye başlayacak bir çocuğum vardı ve onun için dik durmam gerekiyordu. Yeğenlerimi, akrabalarımı kaybettim. Mal varlığı ikinci planda; benim memleketim bitti. Bir dönem antidepresan ilaçlarla ayakta duruyordum ama çocuğum için bugüne kadar gözyaşı dökmedim. Hayatta kalmak için mücadele ettim” ifadelerini kullandı.
1+1 mutfaktan doktor ve avukat yetiştiriyor
Yaptığı üretimin kendisi için adeta bir terapi olduğunu vurgulayan Ay, çocuklarının başarılarıyla gurur duyduğunu belirtti. “Bu iş hem bana iyi geliyor hem de bütçeme katkı sağlıyor” diyen Ay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç çocuğum var. Kızım buraya geldiğimizde tıp fakültesinde okuyordu, şimdi doktor oldu. Bir oğlum sağlık alanında çalışıyor, diğer oğlum da inşallah avukat olacak. Tüm bu ürünleri küçücük bir mutfakta yapıyorum. Kavanozları hazırlayıp ters çevirir, karşıdan izlerim; bugün kaç tane yaptım diye bakarım. Hem Eskişehir’i hem Eskişehirlileri çok seviyorum. Belediyemiz de kadın kooperatifleri aracılığıyla bize destek oluyor.”
Acı bir deprem hikâyesinden doğan bu azim öyküsü, Gül Ay’ın küçük mutfağında hazırladığı reçellerle yeniden hayat kurduğunu gösterirken, aynı zamanda umut ve dayanışmanın da güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor.





