AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, II. Yaşlılık Şurası’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin hızla değişen nüfus yapısına dikkat çekerek yaşlanma konusunun artık ertelenemez bir mesele haline geldiğini söyledi. Gürcan, yaşlanmanın sosyal politikanın merkezinde yer alan güçlü bir gerçeklik olduğunu ifade etti.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine değinen Gürcan, 2025 yılı itibarıyla 65 yaş ve üzeri nüfus oranının yüzde 11,1 seviyesine ulaştığını belirterek Türkiye’nin “çok yaşlı toplum” kategorisine girdiğini söyledi. Gürcan, doğurganlık hızındaki düşüş, ortanca yaştaki yükseliş ve çalışma çağındaki nüfustaki dönüşümün yeni planlama ihtiyacını ortaya çıkardığını kaydetti.

Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sistemine Etkisi
Yaşlanan nüfus yapısının sosyal güvenlik sisteminden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini belirten Gürcan, uzun dönem bakım modellerinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu maliyesinde daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Gürcan, bakıma muhtaç yaşlı nüfustaki artışın üretim ve tüketim dengesini de etkilediğini ifade etti.
Aktif nüfus üzerindeki yükün giderek arttığını belirten Gürcan, sürecin doğru yönetilmesinin ekonomik sürdürülebilirlik açısından hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Güçlü Aile Yapısı Vurgusu
Konuşmasında aile kurumunun stratejik önemine dikkat çeken Gürcan, güçlü aile yapısının güçlü toplum anlamına geldiğini söyledi. Aile yapısının zayıflaması halinde demografik dengenin kırılgan hale geleceğini belirten Gürcan, kuşaklar arası dayanışmanın toplumsal hafızanın ve sosyal bağların en önemli taşıyıcısı olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı kararıyla 2025 yılının “Aile Yılı”, 2026-2035 döneminin ise “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edilmesini önemli bir vizyon adımı olarak değerlendiren Gürcan, bu yaklaşımın nüfus politikalarını stratejik çerçeveye taşıdığını ifade etti.

Şura Sonuçları Yol Haritası Olacak
II. Yaşlılık Şurası’nın geniş katılımla hazırlandığını belirten Gürcan, 81 ilde çalıştaylar yapıldığını ve sorun alanlarının somut şekilde tespit edildiğini söyledi. Şurada nüfus ve aile politikaları, aktif ve sağlıklı yaşlanma, dijitalleşme, yaşlı dostu şehirler ve afet yönetimi gibi başlıkların ele alınacağını aktardı.
Şuraların ortak akıl mekanizması olduğuna dikkat çeken Gürcan, bu toplantıların yalnızca rapor üretmekle kalmadığını, geleceğe yön veren politika belgeleri ve stratejik yol haritalarının temelini oluşturduğunu ifade etti.
Gürcan, II. Yaşlılık Şurası’nın Türkiye’nin demografik geleceğine yön verecek kalıcı politikalara katkı sunmasını temenni etti.





