Sahte Polis Tuzağı: 5 Milyonluk Ziynet Çalındı
Sahte Polis Tuzağı: 5 Milyonluk Ziynet Çalındı
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşen OnlyFans operasyonu, 13 Şubat 2026 Cuma günü sabah saatlerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda sekiz farklı ilde eş zamanlı baskınlarla başladı ve bu kapsamda aralarında sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu yirmi beş şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı; bu isimlerden biri de Zeynep Alkan olarak kamuoyuna yansıdı, ancak bu durum kısa sürede büyük bir isim karışıklığına yol açtı çünkü ünlü yönetmen Hamdi Alkan'ın kızı olan aynı isimli genç kadın, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamalarda bunun tamamen tesadüfi bir isim benzerliğinden kaynaklandığını belirterek, soruşturmayla hiçbir alakasının olmadığını ve isteyenlerin gerekli araştırmayı yapabileceğini vurguladı, böylece dikkatler operasyondaki gerçek Zeynep Alkan'a çevrildi ki bu kişi, dijital dünyada Alya Vural ya da Zeydcarey gibi sahne adlarıyla tanınan bir sosyal medya fenomeni olarak biliniyor ve operasyonun merkezindeki iddialar doğrudan onun OnlyFans platformu üzerinden yürüttüğü faaliyetlerle ilgili. Zeynep Alkan, yani Alya Vural, 25 Ocak 2002 tarihinde İstanbul'un hareketli sokaklarında dünyaya gözlerini açmış bir genç kadın olarak, 2026 yılı itibarıyla henüz 24 yaşında olmasına rağmen sosyal medya arenasında milyonluk etkileşimler elde ederek adından söz ettirmeyi başarmış; Kova burcunun yenilikçi ve bağımsız ruhunu taşıyan bu fenomen, lüks yaşam tarzı, estetik pozlar ve cesur paylaşımlarıyla genç kitleleri peşinden sürüklerken, aynı zamanda OnlyFans gibi ücretli içerik platformlarında müstehcen videolar ve fotoğraflar sunarak hatırı sayılır bir gelir elde ettiği iddia ediliyor, bu da onu savcılığın radarına sokan temel nedenlerden biri haline getiriyor çünkü operasyonun odak noktası, Türkiye'de erişim engeli bulunan bu platform üzerinden elde edilen kazançların paravan şirketler, gayrimenkul yatırımları ve lüks araç alımları yoluyla aklandığı yönündeki suçlamalar. Gözaltı kararının çıkarıldığı bu dev operasyon kapsamında Zeynep Alkan'ın yurt dışında olduğu belirtilirken, savcılık kaynakları onun Telegram kanalları ve diğer sosyal medya hesapları aracılığıyla abonelerini OnlyFans'a yönlendirerek cinsel içerikli özel paylaşımlar yaptığını ve bu yolla yüz binlerce lira kazandığını öne sürüyor; toplamda yaklaşık 300 milyon TL değerindeki mal varlığına el konulan şüpheliler arasında yer alan Alkan'ın, bu gelirleri aklama sürecinde iki şirketin de kullanıldığı düşünülüyor ki bu şirketlere el konulması, soruşturmanın ne denli derinleştiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor, ayrıca operasyonun detaylarında şüphelilerin IP adreslerini değiştirerek yasak platformlara erişim sağladığı ve kamu ahlakına aykırı içerikler üreterek aile yapısını tehdit ettiği gerekçeleri vurgulanıyor. Zeynep Alkan'ın asıl mesleği ya da günlük işi tam olarak bilinmese de, kendisini dijital içerik üreticisi ve influencer olarak tanımladığı görülüyor; Instagram ve TikTok gibi platformlarda Zeydcarey kullanıcı adıyla paylaştığı videolarda danslar, festival anları, lüks tatiller ve vücut estetiği odaklı içerikler ön plana çıkıyor, bu da onu genç neslin gözde figürlerinden biri yapıyor ancak bu parlak imajın arkasında savcılığın iddia ettiği gibi bir suç ağı olup olmadığı, emniyetteki sorguların ardından netleşecek çünkü şu an için Alkan'ın yurt dışında olması nedeniyle doğrudan gözaltına alınamadığı ve hakkında yakalama emri çıkarıldığı ifade ediliyor, bu durum da operasyonu daha da karmaşık hale getiriyor. Tüm bu gelişmeler, Türkiye'nin dijital içerik dünyasındaki gri alanları bir kez daha tartışmaya açarken, Zeynep Alkan'ın hikayesi isim benzerliğiyle başlayan bir karışıklıktan öte, gençlerin sosyal medya üzerinden hızlı yükselişinin ve potansiyel risklerinin bir simgesi haline gelmiş durumda; savcılığın bu operasyonuyla OnlyFans gibi platformların ülkedeki etkisini kırmayı amaçladığı açıkça görülüyor, ancak Alkan gibi yurt dışındaki şüphelilerin iadesi süreci de dahil olmak üzere soruşturmanın nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor, zira bu olay sadece bir gözaltı haberi olmanın ötesinde, dijital çağın ahlaki ve yasal sınırlarını sorgulatan bir dönüm noktası olarak tarihe geçebilir.