Acıbadem Eskişehir Hastanesi Klinik Psikoloğu Beste Çokaygil, gelişen teknoloji ve küresel salgınların ardından toplumda sağlık kaygısının ciddi şekilde arttığını belirterek, “Pseudo-Corona” ve “Siberkondri” gibi psikolojik durumların yaygınlaştığına dikkat çekti.

Virüslerin yalnızca fiziksel değil psikolojik etkiler de bıraktığını ifade eden Çokaygil, modern insanın sürekli tetikte yaşadığını ve bunun kronik kaygı bozukluklarını beraberinde getirdiğini söyledi.

“En Ufak Belirti Kaygıyı Büyütüyor”

Çokaygil, özellikle “Pseudo-Corona” olarak tanımlanan durumda kişilerin en küçük boğaz ağrısı veya öksürükte ciddi bir hastalığa yakalandığını düşündüğünü ifade ederek, “Kişi fiziksel belirtileri psikolojik olarak büyüterek aslında var olmayan hastalık belirtilerini hissedebiliyor” dedi.

Belirsizliğin de toplumsal kaygıyı artırdığını belirten Çokaygil, sürekli değişen varyant haberlerinin insanların ruh sağlığını olumsuz etkilediğini kaydetti.

“Sosyal İlişkiler Zayıflıyor”

Salgın sürecinin sosyal ilişkiler üzerinde de etkili olduğunu söyleyen Çokaygil, insanların birbirini artık bir tehdit unsuru olarak görebildiğini ifade etti.

Eskişehir’de Tüp Bebekte Gebelik Oranı Yüzde 55’i Aştı
Eskişehir’de Tüp Bebekte Gebelik Oranı Yüzde 55’i Aştı
İçeriği Görüntüle

Çokaygil, “El sıkışma ve sarılma gibi temel insani temaslar yerini güvenli mesafe anlayışına bıraktı. Bu durum yalnızlık hissini artırırken, hafif grip belirtileri gösteren kişilerin dışlanmasına kadar varan damgalama sürecini de beraberinde getiriyor” diye konuştu.

“İnternetten Teşhis Koymak Panik Oluşturuyor”

Bilgi kirliliğinin kaygıyı artırdığına dikkat çeken Psikolog Beste Çokaygil, internet üzerinden kendi kendine teşhis koymanın ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceğini söyledi.

Çokaygil, “İnternetteki her bilgi doğru değil. Kişilerin kirli bilgilerle kendi kendine teşhis koyması, yani siberkondri, insanları panik sarmalına sürüklüyor” ifadelerini kullandı.

Ruh sağlığını korumak için önerilerde bulunan Çokaygil, haber takibinin sınırlandırılması, düzenli yaşam alışkanlıklarının korunması ve sosyal ilişkilerin devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: İHA