Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) nafaka düzenlemesine ilişkin kararının ardından gözler Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanacak yeni düzenlemeye çevrildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Funda Güney, kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak bilinen uygulamanın hukuki karşılığının bulunmadığını belirtti.
Güney, mevcut kanunda nafakanın belirli şartlar altında kaldırılabildiğini ifade ederek şunları söyledi: "Süresiz nafaka diye bir şey yok aslında. Biz bunu defalarca dile getirdik. Kanunumuzda hiçbir şarta bağlı olmaksızın süresiz bir nafaka düzenlemesi bulunmuyor. Nafakanın kaldırılmasına ilişkin açık hükümler var. Yoksulluk ortadan kalkarsa, kişi evlenirse ya da evli gibi yaşarsa nafakanın kaldırılması talep edilebiliyor. Tarafların mali durumlarında değişiklik olması halinde de nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için yeniden dava açılabiliyor."
Türkiye’de nafaka miktarlarına ilişkin yanlış bir algı oluşturulduğunu savunan Güney, nafaka ortalamalarının sanıldığı kadar yüksek olmadığını belirterek "2024 yılında yapılan araştırmalara göre Türkiye’de nafaka ortalaması yaklaşık bin 100 lira seviyesindeydi. Bu da dönemin asgari ücretinin yaklaşık yüzde 7’sine denk geliyor. Eskişehir’de aile mahkemelerinin hükmettiği nafaka oranları da yüzde 8 ile 10 arasında değişiyor. Ayrıca hükmedilen nafakaların yalnızca yüzde 20’si düzenli olarak ödeniyor" dedi.

“Kadınları Doğrudan Etkileyecek”
Anayasa Mahkemesi kararının ardından gündeme gelen yeni düzenleme çalışmalarına da değinen Güney, nafakanın belirli sürelerle sınırlandırılmasının planlandığını belirterek bunun kadınlar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyleyerek "Şu an konuşulan şey, nafakanın koşullar oluşmadığı sürece devam etmesi ilkesinin kaldırılarak belli sürelerle sınırlandırılması. Bunun çok hakkaniyetli bir düzenleme olduğu söyleniyor ancak biz böyle düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı.
Kadınların iş hayatındaki konumuna dikkat çeken Güney, şöyle devam etti: "Ekonomik eşitsizlik nedeniyle kadınlar iş hayatında erkeklere göre çok daha dezavantajlı durumda. Çocuk ve bakım yükü büyük ölçüde kadınların üzerinde olduğu için uzun yıllar çalışamayan çok sayıda kadın var. Bu kadınlar boşandıktan sonra da kolay kolay iş bulamıyor. Böyle bir düzenleme doğrudan onları etkileyecek ve bazı kadınların şiddet gördükleri evliliklerden çıkmasını daha da zorlaştıracaktır."
Nafakanın toplumsal eşitsizliklerin ortaya çıkardığı mağduriyetleri telafi etmeye yönelik bir mekanizma olduğunu savunan Güney, kadınların kazanılmış haklarının korunması gerektiğini vurgulayarak "Nafaka düzenlemesi toplumsal eşitsizliklerin yarattığı sonuçları telafi eden bir uygulamadır. Bunun bu şekilde değiştirilmesini doğru bulmuyoruz. Kadınların yıllar süren mücadeleleriyle elde ettiği nafaka hakkından vazgeçmeyeceğiz" dedi.




