LGS tercih dönemi hem öğrenciler hem de veliler için heyecanlı olduğu kadar dikkat gerektiren bir süreç olarak öne çıkıyor. Rehber öğretmen Nida Gömceli, tercih döneminde yapılan bazı kritik hataların öğrencilerin açıkta kalmasına ya da istemedikleri okullara yerleşmesine neden olabileceğini belirtti.
Puan yerine yüzdelik dilime dikkat

Gömceli, tercih döneminde en sık yapılan hatalardan birinin yalnızca puana göre tercih yapmak olduğunu söyledi. Sınavın zorluk derecesine göre puanların her yıl değişebildiğini ifade eden Gömceli, aynı puanın farklı yıllarda farklı yüzdelik dilimlere karşılık gelebileceğini belirtti. Bu nedenle tercihlerin puana değil, yüzdelik dilime göre yapılmasının önem taşıdığını vurguladı.
Okul seçimi öğrenciye uygun olmalı
Rehber öğretmen Nida Gömceli, okul tercihi yapılırken yalnızca okulun popülerliğine ya da ismine odaklanılmasının doğru olmadığını ifade etti. Okulun öğrencinin ilgi alanlarına, kişisel özelliklerine ve akademik durumuna uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gömceli, aksi durumda öğrencilerin ilerleyen yıllarda mutsuz olabileceğini dile getirdi.

Dengeli tercih listesi hazırlanmalı
Gömceli, LGS tercih sisteminde 5 yerel ve 10 merkezi tercih hakkı bulunduğunu hatırlatarak bazı ailelerin tercih listesini yalnızca yüksek puanlı okullarla doldurduğunu söyledi. Öğrencinin yüzdelik diliminin üzerinde kalan okullardan oluşan dengesiz tercih listelerinin açıkta kalma riskini artırdığını ifade etti.
“Uzman desteği almak riskleri azaltır”
Tercih sürecinde uzman desteğinin önemine değinen Gömceli, her yıl öğrenci sayıları, kontenjanlar ve okulların durumlarının değişebildiğini söyledi. Eskişehir genelindeki öğrenci sayıları, kontenjanı azalan okullar ve Borsa İstanbul Eskişehir Anadolu Lisesi gibi okulların durumunun uzman gözüyle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gömceli, profesyonel destek alınmasının sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayacağını ifade etti.

“Hayallerinizi çocuğunuza yüklemeyin”
Velilere de tavsiyelerde bulunan Gömceli, anne ve babaların kendi geçmişte ulaşamadıkları hedefleri çocuklarına yüklememesi gerektiğini söyledi. Tercih sürecinde her öğrencinin kişisel özellikleri, yetenekleri ve yaşam yolculuğunun farklı olduğuna dikkat çeken Gömceli, tercihlerin öğrencinin bireysel özellikleri gözetilerek yapılmasının uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını kaydetti.





