Pasifik Okyanusu'nda hızla gelişen ve bilim dünyasında "Süper El Niño" olarak adlandırılan iklim anomalisi, küresel sıcaklık rekorlarını altüst etmeye hazırlanıyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ve Columbia Üniversitesi (IRI) verilerine göre, Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları kritik eşikleri aşarak modern tarihin en güçlü El Niño olaylarından birine dönüşme sinyalleri veriyor.

Türkiye Pasifik'e binlerce kilometre uzaklıkta olsa da, atmosferik sirkülasyonun değişmesi nedeniyle bu devasa iklim olayının etkilerini dolaylı ama şiddetli bir şekilde hissedecek. Uzmanlar, Türkiye'yi her zamankinden daha sıcak bir yaz, uzayan orman yangını sezonları ve ani meteorolojik uç noktaların beklediği konusunda uyarıyor.
Sıcaklık Rekorları ve "Tropik Geceler"
Meteoroloji uzmanları ve iklim bilimcilere göre, Türkiye genelinde sıcaklıkların temmuz ve ağustos aylarında mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Özellikle İç Anadolu, Akdeniz kıyıları, Güneybatı Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri aşırı yaz sıcaklarından en çok etkilenecek alanlar arasında.

Ancak asıl tehlike sadece gündüz sıcaklıkları değil; büyükşehirlerde geceleri serinlemeyen hava, yani "tropik geceler" sıklığının artacak olması. Metropollerdeki asfalt yollar, beton binalar, plazalar ve devasa yapılar, gün boyu güneş ışınlarını adeta bir sünger gibi emerek depoluyor. Güneş battıktan sonra kırsal alanlar hızla soğurken; kentlerdeki beton ve asfalt yapılar depoladığı bu ısıyı yavaş yavaş atmosfere geri salıyor. Üstelik araç egzozları, klimaların dış üniteleri ve sanayi tesislerinin yaydığı yapay sıcaklık da bu sürece eklenince şehirlerin gece soğuması tamamen engelleniyor. Yüksek nemle birleşerek boğucu bir hal alan bu durum; özellikle kronik hastalar, yaşlılar ve açık havada çalışanlar için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor.
Bir Yanda Kuraklık, Diğer Yanda Ani Seller
El Niño dönemlerinde yağış rejiminin tamamen dengesizleştiğini belirten uzmanlar, Türkiye'de iki uç senaryonun aynı anda yaşanabileceğini vurguluyor:
Güney ve İç Bölgelerde Kuraklık: Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık riskinin ciddi oranda artması, tarımsal üretimi ve su kaynaklarını baskı altına alabilir. İstanbul gibi megakentlerde baraj seviyeleri ve su tüketimi yakın takibe alındı.
Kuzeyde Şiddetli Yağış ve Sel: Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, aşırı ısınan deniz suyunun atmosfere saldığı yüksek enerji nedeniyle ani, lokal ve şiddetli yaz sağanakları ile sel felaketleri tetiklenebilir.

Orman Yangını Sezonu Uzuyor
Kuvvetli sıcak hava dalgaları, düşük nem ve dönem dönem etkili olan şiddetli rüzgarlar, orman yangınları için adeta barut fıçısı ortamı yaratıyor. Akdeniz ve Ege kuşağında bu yıl yangın sezonunun normalden çok daha uzun süreceği tahmin ediliyor. Yetkililer, ormanlık alanlara giriş-çıkışlar ve yangın riskine karşı halkı azami derecede dikkatli olmaya çağırıyor.
Denizlerde "Medicane" Riski
Artan deniz yüzeyi sıcaklıkları sadece karayı değil, Türkiye'yi çevreleyen denizleri de tehdit ediyor. Uzmanlar, özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz'de deniz suyu sıcaklığındaki olağanüstü artışların, Akdeniz'e özgü kasırga benzeri şiddetli siklonların (medicane) ve fırtınaların oluşma riskini artırdığına dikkat çekiyor.




