Kadın sağlığını tehdit eden en yaygın hastalıkların başında gelen meme kanseri, doğru zamanda atılan adımlarla kontrol altına alınabiliyor. Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olması vesilesiyle uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Opr.
Dr. Yunus Öztürk, erken teşhisin tedavi sürecindeki başarı oranını yüzde 90 ile 95 arasında bir seviyeye taşıdığını belirtti.
Kadınlarda görülen kanser vakalarının yaklaşık dörtte birini oluşturan bu hastalık, her 7-8 kadından birinin hayatının bir döneminde karşı karşıya kalabileceği bir risk olarak öne çıkıyor.
Kendi kendine muayene ve düzenli kontrolün önemi
Hastalığın yaygınlığı nedeniyle farkındalık çalışmalarının hayati bir değer taşıdığını ifade eden Opr. Dr. Öztürk, kadınların kendi kendilerini muayene etmelerinin ve rutin doktor kontrollerini aksatmamalarının kritik bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Meme kanserinin en belirgin işaretlerinden birinin memede hissedilen ağrısız şişlik veya sertlik olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu tür bir bulguyla karşılaşıldığında vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Yaş gruplarına göre tarama takvimi
Erken teşhisin tedavi sürecinde sağladığı avantajlardan yararlanmak için yaşa bağlı tarama takvimine uyulması büyük önem taşıyor. Opr. Dr. Öztürk, 20-40 yaş aralığındaki kadınların iki yılda bir, 40 yaşından sonraki kadınların ise her yıl düzenli doktor kontrolünden geçmesini öneriyor. Aile geçmişinde meme kanseri öyküsü bulunan bireylerin ise bu kontrolleri daha sık aralıklarla yaptırması, risk yönetimi açısından tavsiye ediliyor.
İleri tetkik yöntemleri ile tanı süreci
Şüpheli durumlarda modern tıbbın sunduğu imkanlarla kesin tanıya ulaşmak mümkün oluyor. Uzmanlar, klinik muayene sonrasında gerekli görülen vakalarda meme ultrasonu, meme MR'ı ve biyopsi gibi ileri tetkik yöntemlerinin uygulanabildiğini belirtiyor. Erken evrede yakalanan vakalarda uygulanan tedavi yöntemleri, hastaların yaşam kalitesini korumada ve yüksek başarı oranlarına ulaşmada belirleyici rol oynuyor.