Reformer pilates eğitmeni Büşra Şenşafak Taşar, reformer pilatesin ne olduğu, kimler için uygun olduğu ve neden son dönemde bu kadar popüler hale geldiği sorularını yanıtladı.
Taşar, reformer pilatesi; yaylı ve özel bir sistem üzerinde yapılan, hareketlerin kontrollü ve doğru açıda uygulanmasını sağlayan bir egzersiz metodu olarak tanımladı. Amaçlarının kasları kısaltarak şişirmek değil, uzatarak güçlendirmek olduğunu belirten Taşar, merkez bölgenin aktif şekilde çalıştırılmasıyla vücudun dengeli biçimde hedeflendiğini ifade etti.

Reformer’ı diğer spor türlerinden ayıran en önemli farkın “hareketin kalitesi” olduğunu vurgulayan Taşar, hız ya da tekrar sayısından çok doğru kasın doğru şekilde çalıştırılmasının esas alındığını söyledi. Aletin altındaki yay sisteminin direnç sağladığını ve aynı anda esneme imkânı sunduğunu belirten Taşar, bu sayede eklemlere binen yükün azaldığını dile getirdi.
İlk kez başlayanların en çok zorlandığı konunun ise yavaşlamak olduğunu aktaran Taşar, birçok kişinin spor yaparken yüksek tekrar sayısına ve hızlı tempoya alışkın olduğunu, reformer pilateste ise az ama kontrollü ve doğru çalışmanın benimsendiğini kaydetti.

Reformer pilatesin her yaş grubuna hitap ettiğini belirten Taşar, özellikle masa başı çalışanlar ve duruş bozukluğu yaşayanlar için uygun olduğunu söyledi. Ancak hamileler, ameliyat geçmişi bulunanlar ile ciddi bel, boyun ve sırt problemi yaşayanların öncelikle doktor onayı alması gerektiğini vurguladı. Bu onay sonrasında eğitmenlerin kişiye özel program hazırlayarak ilerlediğini ifade etti.
Düzenli uygulandığında en net gözlemlenen değişimin duruşta olduğunu belirten Taşar, üyelerde daha dik, güçlü ve toparlanmış bir görünüm oluştuğunu söyledi. Kasların belirginleştiğini, esnekliğin arttığını ve yaşam kalitesinin yükseldiğini dile getirdi.

Zayıflama konusuna da değinen Taşar, hiçbir egzersiz metodunun tek başına zayıflatmaya yardımcı olmayacağını belirterek, reformer egzersiziyle birlikte beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.
Reformer pilatesin yeni bir yöntem olmadığını söyleyen Taşar, metodun Birinci Dünya Savaşı döneminde yaralı askerlerin tedavisi amacıyla ortaya çıktığını aktardı. Günümüzde yeniden popüler hale gelmesini ise farklı ekipmanların kullanılması ve derslere katılan üyelerin paylaştığı video ile fotoğrafların merak uyandırmasına bağladı. İlk etapta görsel içeriklerle ilgi duyan kişilerin, derslere katıldıktan sonra faydalarını görerek pilatese devam ettiğini sözlerine ekledi.





