Eskişehir’de 1927 yılından bu yana, aynı lezzet ve gelenekte üretim yapan muhallebici hem varlığını koruyor hem de tarihini gün yüzüne çıkartıyor.
“Seneye 100.Yılımızı Kutlayacağız”
Muhallebicinin üçüncü kuşağında işletmecilik yapan Fazlı Yağız Oktaş, yaklaşık bir asırlık sürecin ne zaman ve nasıl başladığı şöyle aktardı: “Burası Üsküplü bir ailenin üç oğlu tarafından 1927 yılında faaliyete geçti. Seneye 100’üncü yılımızı kutlayacağız. Ailecek 100 yıldır bu işi sürdürüyoruz.”
Dükkânlarında her çeşit muhallebinin üretildiğine değinen Oktaş, “Burada klasik muhallebi çeşitlerinden; işte keşkül, tavukgöğsü, kazandibi, su muhallebisi ve sütlaç üretiyoruz. Onun dışında sakızlı muhallebi, supangle, incirli muhallebi, diğer hamur işi tatlılarımızdan trileçe, ekmek kadayıfı, sütlü kadayıf bulunmakta” dedi.

“Her Şey Daha Da Kolaylaştı”
İlk kurulduğu zamandan bugüne kadar geçen sürede her şeyin daha da kolaylaştığına vurgu yapan Oktaş, “İlk kurulduğu zamandan bu yana kere işler çok kolaylaştı. O zamanlarda odun ateşinde saatlerce pişirilen tatlıları ve yapılan dondurmaları düşününce, biz şu an her şeyi çok daha kolay yapabiliyoruz. O zamandan bu zamana işlerin kolaylaştığını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Eskiden çiftlerin ilk buluşma yerinin muhallebiciler olduğuna değinen Oktaş, bu geleneği şöyle aktardı: “ Eskisi kadar olmasa da şu anda da bu gelenek devam ediyor. Nesilden de muhallebicide buluşan çiftlerimiz var ama daha güzeli, eskiden burada buluşup hâlâ burada tatlı yemeye gelen çiftlerimiz var. Onlar bu nostaljiyi yaşatıyorlar.”
“Biz Her Gün Çalışmaya Devam Edeceğiz”
Oktaş, “100 yıllık işletmeyi sürdüreceklerine değinerek, “Biz her gün çalışmaya devam ediyoruz. Gücümüz yettiğince devam edeceğiz diyebiliriz. İlgi olduğunu söyleyemem; ben kendimi bildim bileli bu işi yapıyorum ve çok da severek yapıyorum ama benim dışımda şu an çok ilgi gösteren olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu işin mutfağına girmeden zaten bu işi öğrenmeniz pek mümkün değil” dedi.





