Eskişehir'de 12 yıl boyunca otomotiv sektöründe makine mühendisi olarak çalışan Oğuz Kaan Uğur, aile büyüklerinin vefatı ve ata topraklarının boş kalması üzerine kurumsal hayatı bırakarak köyüne döndü. 2020 yılında 100 dönümlük mısır tarlasıyla başladığı çiftçilik serüvenini bugün bin 600 dönümlük üretim alanına taşıyan Uğur, uyguladığı üretim teknikleriyle buğday verimini dekarda 400 kilogramdan 830 kilograma yükseltti.
Aile topraklarının boş kalmasına razı olmadı
Makine mühendisliği eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar otomotiv sektöründe kurumsal bir firmada çalışan Oğuz Kaan Uğur, babası ve amcasının vefatı, dedesinin ise yaşlanması nedeniyle aileye ait tarım arazilerinin işlenemez hale geldiğini söyledi. Ata topraklarının boş kalmasına gönlünün razı olmadığını ifade eden Uğur, eşi ve çocuğunun desteğini alarak 2020 yılında köyüne dönme kararı verdi.
İlk etapta 100 dönümlük mısır tarlasında üretime başladığını belirten Uğur, devlet desteklerinden de yararlanarak üretim alanını her yıl büyüttüğünü dile getirdi.
"100 dönümle başladım, şu an bin 600 dönüm alan işliyorum"
Yaşadığı süreci anlatan makine mühendisi Oğuz Kaan Uğur, "Uzun yıllar özel sektörde makine mühendisi olarak çalıştım. Bu süreç içerisinde babamı ve amcamı kaybettim, dedem de elden ayaktan düşünce tarlalar boşta kaldı. 'Kendi köyümüze dönelim, ata toprağını işleyelim' dedik. Eşimin ve çocuğumun da onayını alarak 2020 yılında bu kararı verdim ve 100 dönüm mısır tarlasıyla işe başladım. Baktığımda 100 dönüm mısır tarlasından kazandığım paranın fabrikadaki maaşıma yakın olduğunu gördüm. 2021'de 250 dönüme, 2022'de 400 dönüme çıktık. Alanı artıra artıra ata toprağının tamamını işlemeye başladım. Şu anda bin 600 dönümlük bir alanı işliyorum." dedi.
"Devletin verdiği teşviklerin yüzde 90'ını kullandım"
Genç çiftçilere sağlanan devlet desteklerinin üretim açısından önemli katkılar sunduğunu belirten Uğur, "Özellikle genç çiftçilere devletin verdiği teşvikler çok önemli ve ben bunların neredeyse yüzde 90'ını kullandım. Kazandığım paranın tamamını yine tarımda değerlendirdim. Bir ürünün çok yüksek veya düşük para etmesi önemli değil; burada önemli olan tek gerçek, verimli topraklardan kaliteli ürünler elde edebilmektir. Yaptığımız çalışmalarla 400 kilo olan buğday verimimizden şu anda 830 kilo seviyelerine kadar ulaştık." ifadelerini kullandı.
"Kurumsal hayatın stresinden uzaklaştık, gençleştik"
Köy hayatına geçtikten sonra yaşam kalitesinin arttığını ve ailesine daha fazla zaman ayırabildiğini ifade eden Uğur, "İlk olarak saat konusunu bir kenara bıraktık. Sabah çok erken kalkmak ya da kurumsal hayatın getirdiği kriterlere uymak zorunda değiliz. Bahçe kurdum, meyve ağaçları diktim. Kuzular, koyunlar ve köpekler aldım. Çocuğuma ve eşime çok fazla vakit ayırabiliyorum. Yoğun fabrika ortamından ve stresli yaşamdan buraya gelmek hem hayatımı değiştirdi hem de fiziki yapımı düzeltti, adeta gençleştik. Fabrikada kalsaydım belki bir evim, bir arabam olurdu. Ama şimdi çiftliğimiz var; evimizi, garajımızı yaptırdık, traktörlerimizi ve son teknoloji ekipmanlarımızı aldık. Hem huzurluyum hem de ekonomik olarak çok mutluyum. 'İyi ki de gelmişim, bu işi yapmışım' diyorum." şeklinde konuştu.





