Eskişehir Sağlık Haberleri

İl Sağlık Müdürü Uyardı: Uzun Süren Öksürüğe Dikkat!

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tüberkülozun önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen hâlen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek erken tanı ve düzenli tedavinin önemine dikkat çekti.

Abone Ol

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, tüberkülozun (verem) günümüzde hâlâ dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti.

Mycobacterium tuberculosis bakterisinin neden olduğu hastalığın özellikle ekonomik açıdan üretken yaş grubunda önemli kayıplara yol açtığını belirten Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 Küresel Tüberküloz Raporu’na göre 2024 yılında dünya genelinde 10,7 milyon kişinin tüberküloza yakalandığını, 1,23 milyon kişinin ise hayatını kaybettiğini söyledi.

Erken Tanı ve Düzenli Tedavi Hayati Önem Taşıyor

Türkiye’nin uzun yıllardır uyguladığı Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı sayesinde hastalıkla mücadelede örnek ülkeler arasında yer aldığını belirten Bildirici, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında tanı, tedavi ve takip hizmetlerinin verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz olarak sunulduğunu ifade etti.

Tüberkülozun solunum yoluyla bulaştığını hatırlatan Bildirici, özellikle tedavi almayan veya tedavisini düzensiz sürdüren hastaların öksürme ve hapşırma sırasında yaydığı damlacıklar yoluyla hastalığın bulaştığını belirtti. Kapalı ve yetersiz havalandırılan ortamlarda bulaş riskinin arttığını vurguladı.

Hastalığın en sık görülen belirtilerinin uzun süren öksürük, ateş, gece terlemesi, halsizlik ve kilo kaybı olduğunu kaydeden Bildirici, bu şikâyetlerin iki-üç haftadan uzun sürmesi halinde vatandaşların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini söyledi.

Ücretsiz Tedavi ve Dijital Takip Uygulamaları

Tüberküloz kontrolünde erken tanı, düzenli ilaç kullanımı, temaslı muayenesi ve kapalı ortamların havalandırılmasının kritik rol oynadığını belirten Bildirici, özellikle çocuklarda hastalığın ağır formlarına karşı koruma sağlayan BCG aşısının Türkiye’de bebeklere ücretsiz uygulandığını ifade etti.

Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) yöntemiyle hastaların ilaçlarını düzenli kullanmalarının sağlandığını dile getiren Bildirici, Video Gözetimli Tedavi (VGT) sistemi sayesinde hastaların elektronik ortamda takip edilerek tedaviye uyumlarının artırıldığını söyledi.

Riskli gruplara yönelik taramaların cezaevleri, okullar ve toplu yaşam alanlarında mobil tarama araçlarıyla sürdürüldüğünü belirten Bildirici, temaslı muayeneleri ve koruyucu tedavi uygulamalarıyla bulaş zincirinin kırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Dirençli tüberküloz vakaları için Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere toplam 11 referans hastanesinde ileri düzey tedavi hizmeti sunulduğunu aktaran Bildirici, ayrıca hastaların tedavi süreçlerini aksatmaması amacıyla şartlı nakdi destek sağlandığını da kaydetti.

Verem Savaşı Dispanseri hekimlerine MHRS üzerinden randevu oluşturma yetkisi verildiğini belirten Bildirici, bu uygulamanın sağlık hizmetlerine erişimi hızlandırdığını söyledi.

Toplumsal Farkındalık Çağrısı

Açıklamasının sonunda tüberkülozla mücadelenin yalnızca sağlık hizmetleriyle değil toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla mümkün olduğunu vurgulayan Bildirici, Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası kapsamında vatandaşlara çağrıda bulundu.

Bildirici, “İki-üç haftadan uzun süren öksürük, gece terlemesi, halsizlik ve kilo kaybı gibi belirtileri olan kişiler gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurmalıdır. Hastaların tedavilerini aksatmaması, temaslıların kontrollerini yaptırması ve BCG aşısının zamanında uygulanması büyük önem taşımaktadır. Toplumda farkındalığın artırılmasıyla ‘Veremsiz Bir Türkiye’ hedefine ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı.