Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Osman Uğur Özveren, Gazeteci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın eksik ve hukuka aykırı olduğunu açıkladı. Özveren, 10 Ekim 2025 tarihinde başlayan arayış süreci ve ardından ortaya çıkan gerçekleri kamuoyuyla paylaştı.

“Hakan Tosun’a Ne Oldu?”
Özveren, Hakan Tosun’un bilinç kaybıyla hastaneye kaldırılmasının ardından soruşturmanın başlatıldığını, fakat yalnızca bir kişinin yumruk attığı anın basına servis edildiğini belirtti. “Olayın tutanaklarda aktarıldığı gibi gerçekleşmediğini gördük. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi defalarca talep edilmesine rağmen bu talepler karşılık bulmadı” dedi.

Sistematik Şiddet ve Hukuki Tepki
Adli Tıp raporuna göre, Hakan Tosun’un ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları, kafa içi kanama ve beyin dokusu harabiyeti sonucu meydana geldiğini aktaran Özveren, sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiğini vurguladı. Fezlekede yalnızca “ağırlaşmış yaralama” suçunun yer almasının hukuka aykırı olduğunu belirtti.

“Ceza Verilmezse Sokak Çeteleri Cesaret Kazanır”
Özveren, soruşturmanın eksikliklerine dikkat çekerek, saldırganların arkasında azmettiren kişiler olup olmadığının araştırılmadığını, olayın organizasyon boyutunun incelenmediğini ifade etti. “Bu dosya yalnızca bir ceza dosyası değil, yaşam hakkının korunması açısından da hayati öneme sahiptir. Aksi takdirde cezasızlık algısı oluşacak, sokak çeteleri cesaret kazanacak” dedi.

Doğa ve Yaşam Mücadelesi
Platform, TBMM’ye sunulan Milli Parklar Kanunu değişikliğine de tepki göstererek, korunan alanların sermayeye açılmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Özveren, “Hakan Tosun’dan aldığımız güçle doğamızı ve yaşam alanlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Yasa teklifinin geri çekilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.




